İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 14. BİRLEŞİM · SALI

15 Temmuz darbe girişimin ardından gerçekleştirilen uygulamalar sebebiyle yaşandığı ileri sürülen hak ihlallerini önleyemediği iddiasıyla Adalet Bakanı Bekir Bozdağ hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergenin (11/13) ön görüşmeleri münasebetiyle

Bekir Bozdağ

Yozgat Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 14. Birleşim · 2. yasama yılı · 1 Kasım 2016 · 597 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Bekir Bozdağ (AK Parti), 1 Kasım 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 15 Temmuz darbe girişimin ardından gerçekleştirilen uygulamalar sebebiyle yaşandığı ileri sürülen hak ihlallerini önleyemediği iddiasıyla Adalet Bakanı Bekir Bozdağ hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergenin (11/13) ön görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 597 kelime.

Bekir Bozdağ (AK Parti, Yozgat). “15 Temmuz darbe girişimin ardından gerçekleştirilen uygulamalar sebebiyle yaşandığı ileri sürülen hak ihlallerini önleyemediği iddiasıyla Adalet Bakanı Bekir Bozdağ hakkında gensoru açılmasına ilişkin önergenin (11/13) ön görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 14. Birleşim tutanağı, 1 Kasım 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bekir-bozdag-26-2016-11-01-15-temmuz-darbe-girisimin-ardindan-gerceklestirilen-uygulamalar-sebebi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=53001

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ADALET BAKANI BEKİR BOZDAĞ (Yozgat)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; HDP’nin hakkımda verdiği gensoru önerisi vesilesiyle huzurlarınızdayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerimin başında özellikle ifade etmek isterim ki gensoru müessesesi Anayasa’mızda ve İç Tüzük’ümüzde belirtilen esaslar çerçevesinde kullanılmamaktadır. Bunu bugün Sayın Başbakanımız da ifade etti. Bu gensoruyu okuduğumuzda da bunu çok net bir şekilde görebiliyoruz. Afaki, soyut, genel değerlendirmeler; daha da önemlisi, ilk defa bir bakana görüşlerini açıkladı diye gensoru veriliyor. Benim bir değerlendirmem var, alınıyor, buraya konuyor ve gensoru konusu yapılıyor. Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında her düşüncenin özgürce ifade edilmesini hepimiz savunuyoruz ama bir bakıyoruz, benim kanaatimden dolayı “Bu bakan düşsün.” diye gensoru veriliyor. Meclis tarihinde “Kanaatlerinden dolayı bakanlığını sona erdirelim, bunu düşürelim.” diye gensoru verilmesi var mıdır yok mudur bilmiyorum ama varsa bu en önemlilerinden biri. Benim bildiğim ilk, sordum, böyle bir şey yok ama hayırlı olsun. Meclisimiz çok gensoru gördü, gensoru vasfı taşımadığı için… Ama, bu gensoru vesilesiyle de pek çok konuda itham yapıldığı için bazı hususları gensoru vasfını taşımasa dahi ifade etmek istiyorum.

Saygıdeğer milletvekilleri, 15 Temmuz 2016 darbe teşebbüsü Türkiye’de yaşandı mı? Yaşandı. Aradan geçen zaman içerisinde bizim 15 Temmuz yaşanmamış gibi hareket etme imkânımız var mı? Bu Meclis bombalandı, pek çok insanımız hayatını kaybetti, pek çok kişi yaralandı, bazıları elini, ayağını, gözünü kaybetti, sakat kaldı; Türkiye’nin demokrasisi, anayasal düzeni, seçilmiş organlarının tamamı yok edilmek istendi. Böylesi büyük bir tehlike ve tehdit geçirdikten sonra, Türkiye âdeta uçurumun kenarından milletimizin birlikte hareketiyle kurtulduktan sonra, Türkiye’yi buraya getiren ve bundan sonra daha büyük felaketlere götürmek isteyen Fetullahçı terör örgütü ve onunla irtibatlı, iltisaklı, üyelik irtibatı bulunanlarla ilgili çalışma yapmamamız, bu konuda herhangi bir adım atmamamız bizim bu Meclise, Anayasa’ya, vazifemize ihanet olmaz mı? Elbette olur. Onun için biz ne yapıyoruz? 15 Temmuz 2016’da ortaya çıkan bu olağanüstü durumdan Türkiye’yi çıkarmak ve olağan duruma behemehâl geçirmek için olağanüstü hâl ilan ettik. Olağanüstü hâl esasında Hükûmetin etkin, hızlı karar alması ve bu kararları netice alıcı bir şekilde süratle uygulaması için getirildi; Türkiye’yi bu tehlikeden, bu tehditten kısa sürede kurtarmak ve demokrasimizi, millî irademizi, hukuk devletimizi daha fazla tahkim ederek daha güvenli bir şekilde geleceğe taşımak için ilan edildi, yoksa bunları yok etmek isteyenlere güç ve kudret vermek için yapılmadı.

Bugüne kadar OHAL uygulamalarına baktığınızda, tamamının anayasal ilkeler çerçevesinde uygulamalar olduğunu ve OHAL’in de bir anayasal müessese olduğunu buradan bir kez daha ifade etmek isterim. Her şey şeffaf bir şekilde ve OHAL’le ilgili, Türkiye'nin karşı karşıya kaldığı tehdidi önlemeye yönelik zorunlu, acil ve orantılı tedbirler amacına dönüktür ve buna göre adımlar atılmaktadır. Bu son derece önemli ve tarihî görevi Parlamentonun verdiği yetkiyle yapıyoruz, Anayasa’mızın verdiği yetkiyle yapıyoruz, bunu yapmamız da gerekiyor. Demokrasimizi korumak istiyorsak, Parlamentonun bir daha bombalanmamasını istiyorsak, Türkiye'de başkalarının darbe rüyası kurmalarını istemiyorsak Türkiye olarak bu adımları kararlı bir şekilde atmamız gerekmektedir. Bizim yaptığımız da budur. Esasında bu yaptıklarımızdan dolayı takdir edilmemiz lazım. Gensoruya muhatap olmamızı değil, “Doğru işler yapıyorsunuz. Devleti, milleti, anayasal düzenimizi her türlü tehlike ve tehditten kurtarmak için ciddi kararlar alıyorsunuz. Bunların gereklerini yapıyorsunuz. Milletimize ve devletimize önemli görevler ifa ediyorsunuz.” diye takdir edilmeyi ben beklerdim işin doğrusu. Böyle adımlar atıyoruz. Yaptığımız düzenlemelere baktığınızda bunu net bir şekilde göreceğiz. Devletin içerisinde öbeklenmiş, devlet içerisinde bir devlet yapısı olarak ortaya çıkmış bir yapının siz farkına vardıktan sonra bununla ilgili gereğini yapmakla mükellefsiniz. Türkiye bunun farkına vardı mı? Vardı. Burada çok söylendi, başka zamanlarda da ifade ediliyor, daha önce de bunun farkına varıldı. Çok net söylüyorum: Türkiye'de Fetullahçı terör örgütü üyeleri ve bunun kurucu ve yöneticisi terörist Gülen’in bugünkü anlamda tehlike ve tehdit olduğunun farkına varan tek siyasi lider Türkiye'nin Cumhurbaşkanı -ilk önce varan diyorum- Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

52 konuşma daha · 1 Kasım 2016

52 konuşmanın tamamı →