CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Siirt Milletvekili ·
HDP
Genel Kurul, 24. Birleşim · 1. yasama yılı · 6 Ocak 2016 · 687 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Besime Konca (HDP), 6 Ocak 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 687 kelime.
Besime Konca (HDP, Siirt). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 24. Birleşim tutanağı, 6 Ocak 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/besime-konca-26-2016-01-06-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=43057
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)BESİME KONCA (Siirt)Konuşmama başlamadan önce, 7 Haziran seçiminden sonra Suruç’ta katledilen 10 kadın, Zergele’de katledilen 2 kadın, Ankara’da katledilen 28 kadın, aylardır abluka altında olan kürdistanda katledilen 37 kadın ve toplamda katledilen 77 kadını anarak başlamak istiyorum.
Yine, burada bu kürsüde bugün kaybolan çocuklar tartışıldı ama devlet güçlerinin, devlet terörünün katlettiği 64 çocuktan bahsedilmedi. Evet, kaybettiklerimizi arayarak bulabiliriz ama devletin katlettiği çocukları nasıl bulacağız? Onların hakkına, onların adaletine, devletin yaptığı bu vicdansızlıklara nasıl cevap olacağız? O çocukları da anarak başlamak istiyorum.
Evet, verdiğiniz önergeye aleyhte konuşmak için çıktım ama aleyhte konuşulacak çok şey yok fakat eleştirilecek şeyleri vardır. Romen kardeşlerimizin yaşam hakkını, özellikle özgürlüğünü talep etme, tarihini, kültürünü, kimliğini, geleneğini, geçmişini ve geleceğini nasıl özgürce yaşayacağının tartışılmasından çok ölmeden nasıl yaşayabileceğini tartışmak, bunun için çadırdan çıkarılıp nasıl bir kulübede ya da bir evde yaşar ya da yerinden edilmeden nasıl orada hayatını idame eder konusundaki önerileri eksik olarak bulduğum için aleyhte söz aldım.
Türkiye tarihinde zihniyet olarak ve bugün de bu Hükûmetin temsil ettiği faşizm, yok sayma, inkârcılık zihniyeti, beyinlerden ve yüreklerden silinmediği takdirde ne Roman halkımızın, kardeşlerimizin ne Alevi halkımızın, kardeşlerimizin ne sınıfsal olarak ezilen kimliklerin, cinslerin ne de çok tarihî bir sorun olan Kürt sorununun çözümü imkânsızdır.
Biz burada faşizmin duvarlarına konuşuyoruz ve geri gelip bize çarpıyor ya da boş kürsülere konuşuyoruz. Evet, dün söylediler, “En çok biz burada bulunuyoruz.” dediler ama bugün burada değiller. Oylama için sadece buraya geliyor iktidarı temsil edenler. Bunun dışında, önergelerimizde boş kürsülere konuşma oluyor.
Bunun dışında, en temel yapılması gereken, bu faşizmin bir an önce durdurulmasıdır.
Paris katliamı yıl dönümü vesilesiyle, Paris’te katledilen 3 Kürt siyasetçi kadını da anmak istiyorum ve yıl dönümüne denk gelen, dün gerçekleşen ve burada katliamın alkışlandığı saatlerde 3 siyasetçi kadın arkadaşımız katledildi. Seve Demir katledildi, Fatma Uyar katledildi, Pakize Nayır katledildi ve bu hangi zihniyet üzerinden katledildi, açıklayalım. Diyorsunuz ya “Hep devleti suçluyorsunuz.” Evet, devleti siz iktidar olana kadar siz de suçladınız. Nasıl kırım yaptığını, nasıl katliam yaptığını, nasıl soykırımlar, nasıl yolsuzluklar yaptığını siz de söylediniz ve iktidar oldunuz, bu Anayasa’yı, bu devlet zihniyetini, bu devlet rejimini, bu devlet kültürünü, bu devlet bakış açısını, ideolojisini değiştirmeden devraldınız ve bugün bunu derinleştirerek sürdürüyorsunuz. Ve siz nasıl ki bu katliamlarda geçmiş hükûmetleri sorumlu görerek kendinizi temize çıkardıysanız, iktidara taşıdıysanız, bugün biz de bu Hükûmeti eleştirerek, bu Hükûmetin cevap vermesi gerektiğini söyleyerek sizden cevap bekleyeceğiz. Bu cevapları vermek zorundasınız ve katliamları yapan bu Hükûmettir, sorumlusu bu Hükûmettir. Bugün kürdistanda yaşananlar… Binlerce, Türkiye’nin her yerinde görevlendirdiğiniz özel birimler kimlerdir, bunlar kime bağlı çalışıyor? Seve Demir’i katleden… DBP meclis üyesi arkadaşımızdı, Malatya’dan giden özel birimler götürmüştür Şırnak’a, oradaki hiçbir yetkili muhatap olmamıştır. Bunları kim oraya gönderiyor?
Madem bu kadar güçlü bir devletsiniz Türkiye’deki bütün güçlerinizi, askerî güçlerinizi niye bu alanlara yığıyorsunuz, niye Sur’a yığıyorsunuz, niye Cizre’ye, niye Nusaybin’e, niye Şırnak’a, niye Silopi’ye, madem bu kadar güçlüsünüz? Hendek siyasetini, çukur siyasetini yapan bu Hükûmettir, bunu bilmeniz lazım.
Evet, “Ajandamız var, biz başka ajandalara bakmayız.” diyorsunuz. Bugünkü ajandanız İsrail ajandasıdır, Sudan ajandasıdır. Bununla siyaset yapmaya çalışıyorsunuz, bununla Türkiye’yi yönetmeye çalışıyorsunuz. “Sokak sokak, mahalle mahalle, ev ev temizleyeceğiz.” dediniz.
Seve Demir arkadaşımız, Fatma Uyar arkadaşımız ve saydığım 77 kadın nasıl katledildi biliyor musunuz? Tekrar söyleyelim, bir evden, bir mahalleden bir mahalleye geçerken sokak ortasında katledildi ve sizin o talimat verdiğiniz “Ev ev, sokak sokak temizleyeceğiz.” dediğiniz mantığınızın sonucudur. Orada ne hendek var, orada ne barikat var. Arkadaşlarımız siyasi parti çalışmalarından doğru oradaki sorunlarla ilgilenmektedirler, oradaki halkımızın mağduriyetiyle ilgilenmektedirler,
Goebbels Teorisi’ni burada bize dayatmayın, Büyük Yalan Teorisi’yle bu ülkeyi yönetmeye çalışmayın. Siz Suruç’ta kamp kurdunuz, toplama kampları yaptınız Nazilerin yaptığı gibi, okulları kamp hâline getirdiniz, halkı spor salonlarına topladınız. Daha bunun aşağısında bir durum var mı, yarattığınız bir mağduriyet var mı?
İLKNUR İNCEÖZ (Aksaray)Neden, neden? Nedenini söyle.
BESİME KONCA (Devamla)Kaç mahallede hendek var? Ankara katliamı yapıldığında hendek mi vardı, Suruç katliamında bunlar mı vardı, Zergele’yi bombaladığınızda bunlar mı vardı? Bu, faşist zihniyetin anayasal olarak, ideolojik olarak Türkiye’de çözülmemesinin sonucudur.
Siz ki elini öptüğünüz, eteğini öptüğünüz, göbeğinde büyüdüğünüz cemaati bile kendi içinizde terör örgütü yaratan bir güçsünüz.
MEHMET UĞUR DİLİPAK (Kahramanmaraş)Şu anda size destek veriyorlar, şu anda.
BESİME KONCA (Devamla)Yarın bir gün birileri de çıkacak…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
53 konuşma daha · 6 Ocak 2016