İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 11. BİRLEŞİM · CUMA

Diyarbakır'ın silvan ilçesinde meydana gelen terör saldırısında şehit olan 13 askerimize ilişkin

Beşir Atalay

Kırıkkale Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 11. Birleşim · 1. yasama yılı · 15 Temmuz 2011 · 1.096 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Beşir Atalay (AK Parti), 15 Temmuz 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: DİYARBAKIR'IN SİLVAN İLÇESİNDE MEYDANA GELEN TERÖR SALDIRISINDA ŞEHİT OLAN 13 ASKERİMİZE İLİŞKİN); konuşma 1.096 kelime.

Beşir Atalay (AK Parti, Kırıkkale). “Diyarbakır'ın silvan ilçesinde meydana gelen terör saldırısında şehit olan 13 askerimize ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 11. Birleşim tutanağı, 15 Temmuz 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/besir-atalay-24-2011-07-15-diyarbakir-in-silvan-ilcesinde-meydana-gelen-teror-saldirisinda-sehit-2 (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=12350

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dün Diyarbakır Silvan’da gerçekleşen hain terör saldırısı sebebiyle Hükûmetimiz adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum ve söz alan, burada düşüncelerini dile getiren değerli milletvekillerimize de teşekkür ediyorum.

Öncelikle, kutsal vatan görevini yerine getirirken şehit düşen 13 vatan evladımızı rahmetle anıyor, acılı ailelerine ve milletimize ve Meclisimize başsağlığı diliyorum. Ayrıca, çatışmada yaralanan 7 askerimize de Allah’tan acil şifalar diliyorum. Yaralılardan 1’inin durumu dün biraz ağır görünüyordu ama bugün yaralılarımızın hepsi iyi, hayati tehlikeyi atlatmış durumdalar. Bunu da bilgi olarak sunuyorum.

Berat Kandili’ni idrak ettiğimiz böyle mübarek bir günde 74 milyon insanımızı üzüntüye boğan bu hain saldırıyı nefretle telin ediyoruz. Eli kanlı terör örgütü, bugüne kadar olduğu gibi, dün de kanlı yüzünü göstermiş, insaniyetten nasibini almadığını bir kez daha ortaya koymuştur. Yaşanan çatışmada 7 terörist etkisiz hâle getirilirken bölgede yakın zamanların en kapsamlı operasyonları dün başlamış ve hâlen devam ediyor ve devam edecek.

Haber ulaştığında dün Başbakanımızın başkanlığında kapsamlı bir güvenlik toplantısı yapılmıştır. Burada Genelkurmay Başkanımız olayla, olayın meydana gelişiyle ve sonuçlarıyla ilgili bilgilendirme yapmıştır. Buradaki değerlendirmelerinden sonra gerekli talimatlar verilmiş ve çalışmalar başlatılmıştır. Olayın hemen ardından Başbakan Yardımcımız, İçişleri Bakanımız, Tarım Bakanımız, Millî Savunma Bakanımız ve komutanlar, Kara Kuvvetleri Komutanı ve Jandarma Genel Komutanımız da alana gitmişlerdir, hâlen bölgededirler. Yani bütün boyutlarıyla olayın üzerinde çalışmalar ve aynı zamanda da operasyonlar devam etmektedir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle şu hususu vurgulamak gerekir: Yaşama hakkı kutsaldır, tüm hakların temelidir. Yaşama hakkına kastetmek insanlığa kastetmek demektir. Yaşam hakkı elinden alınan insanın etnik kökeni, dini, mezhebi önemli olmadığı gibi görevi, mesleği de önemli değildir. Vatan görevini yerine getiren bu kardeşlerimizin canlarına kastedenler, sadece insaniyete, hak ve hukuka, evrensel değerlere değil, demokrasiye, millî birlik ve bütünlüğümüze de kastetmiş, silah sıkmıştır.

Terör, Türkiye’nin onlarca yıldır mustarip olduğu bir sorundur. Bu sorun, ne bugünün sorunudur ne de sadece bizim sorunumuzdur. Terörü bir yöntem olarak kullananlar, bugüne kadar amaçlarına ulaşamamışlar, döktükleri kanda kendileri boğulmuşlardır.

Türkiye Cumhuriyeti, terörle, teröristle ve terörizmin arkasındaki odaklarla baş edebilecek güce ve birikime sahiptir. Özellikle AK PARTİ hükûmetlerinin terörle mücadele konusundaki azmi, kararlılığı tamdır. AK PARTİ Hükûmeti, önceki dönemlerde olmadığı kadar, terörle etkin bir mücadele yürütmekte, çok boyutlu olarak meselenin üzerine gitmektedir. Geçmiş dönemde bu mesele doğru analiz edilmemiş, yanlış teşhislerde bulunulmuş, sorun siyaset dışı kurumlara havale edilmiş, siyasetçiler meseleleri halının altına süpürmüş olabilir. AK PARTİ Hükûmeti, ilk kez ortaya kapsamlı bir çözüm iradesi koymuş, sivil bir inisiyatif başlatmış, çok boyutlu olarak meseleyi ele alarak kararlılıkla üzerine gitmiştir. Terör örgütünün hazmedemediği, rahatsızlık duyduğu, paniğe kapıldığı da Hükûmetin bu konudaki kararlılığı ve çözüm iradesidir. Terör örgütü, demokratikleşmeden, hukukun gelişmesinden, yatırım yapılmasından, adaletin sağlanmasından, yaraların sarılmasından, devlet-millet kaynaşmasının güçlenmesinden rahatsızlık duymaktadır. Türkiye ne zaman şaha kalksa, ne zaman büyüme rekorları kırsa, ne zaman millî birlik ve kardeşliğimiz güçlense terör örgütü provokatif ve haince saldırılarda bulunmaktadır. Türkiye ne zaman tarihî fırsatlar yakalasa, toplumun ümit ve beklentisi artsa, çözüm yolunda önemli imkânlar ortaya çıksa terör örgütü süreçleri sabote etmeye çalışmaktadır.

12 Haziran seçimlerinden sonra partiler yeni bir başlangıç yapmışlar, yeni sayfalar açmışlar, diyalog ve uzlaşı zeminini geliştirmeye başlamışlardır. Sayın Başbakanımız Hükûmet Programı konuşmasında 12 Haziranda seçmenin iki önemli mesaj verdiğini, bunların birinin yeni Anayasa, diğerinin ise millî birlik ve kardeşlik süreci olduğunu ifade etmiştir. Terör örgütü bu tarihî süreci sabote etmek için toplumun sinir uçlarına dokunmakta, milletimizi yılgınlığa sevk etmeye çalışmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; şunu herkes çok iyi bilmelidir: Türkiye hem terörle etkin ve çok boyutlu mücadelesini kararlılıkla sürdürecektir hem de demokratikleşmeye, millî birlik ve kardeşliğini yüceltmeye devam edecektir. Milletimizin arzu ve beklentileri doğrultusunda, demokratikleşmeden, hukuktan, kardeşliğimizden taviz vermeden süreçler devam ettirilecektir. Terör örgütünün bu kanlı saldırıları ne terörle mücadele konusundaki azmimizi kıracak ne de demokratikleşme gayretlerimizi akamete uğratacaktır. Türkiye terörün de onun gerisindeki güçlerin de üstesinden gelebilecek güce sahiptir. Ülkemizde hak ve özgürlüklerin geliştiği, barış, kardeşlik ve huzur ortamının güçlendiği böyle bir dönemde terör örgütünün vahşi yüzünü ortaya koyması, doğru yolda olduğumuzu, demokratikleşmenin terör örgütünün varlık zeminini ortadan kaldırdığını göstermektedir. Terör saldırıları demokrasiyi zehirlemekte, barış ve huzur ortamını dinamitlemekte, diyalog ve uzlaşı arayışlarını akamete uğratmakta, çözüm süreçlerini sabote etmeye çalışmaktadır. Demokrasi ve terör, aydınlık ve karanlık gibi birbirinin zıddıdır. Demokrasi geliştikçe terör örgütünün istismar zemini ortadan kalkmaktadır. Bu saldırılar terörle mücadele azmimizi ve sorunları çözme gayretimizi asla kırmayacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; NATO’nun en güçlü ordularından birine sahip olan Türkiye, terörle mücadelede dünyanın en uzmanlaşmış ülkeleri arasında yer almaktadır. Son dönemde uygulamaya geçirdiğimiz çok boyutlu terörle mücadele stratejileri terör örgütünü etkisizleştirmektedir. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz ve güvenlik güçlerimiz canı pahasına bu mücadeleyi sürdürmekte, talep ettiği her türlü imkân ve aracın Hükûmetimiz tarafından sağlanmasıyla başarılı bir mücadeleyi ortaya koymaktadır. Ülkemizin bekası ve milletimizin huzuru için canlarını vererek şehitlik mertebesine ulaşan askerlerimizin, yine bu uğurda gece gündüz mücadele veren güvenlik güçlerimizin fedakârlıkları her türlü takdirin üzerindedir.

Silahlı Kuvvetlerin moralinin bozulduğu yönündeki siyasi söylemler terör örgütünün moralini güçlendirecek, terör örgütünün ekmeğine yağ sürecek sonuçlar doğurabilir. Bu süreçte herkes sorumlu ve sağduyulu davranmalı, Hükûmetimizin ve ordumuzun terörle mücadele azmini kıracak açıklamalardan kaçınmalıdır. Tabii, böyle bir ifadeyi kabul etmek mümkün değil.

Şunu da burada huzurunuzda, yüce Meclisin huzurunda ifade edeyim: AK PARTİ hükûmetleri dönemi bütün kurumlarımızla en fazla bütünleşildiği ve birlikte çalışıldığı bir dönemdir. Bütün kurumlarımızın gerekli sorumluluğu taşıdığı ve bütün bunların en fazla paylaşıldığı, her an bir araya gelinerek bütün bunların iyi koordine edildiği bir dönemi yaşıyoruz. Kurumlar arasında hiçbir kopukluk söz konusu değildir. Kurumlarımızın moralinin bozulması falan diye bir şey de söz konusu değildir. Burada, tabii Türkiye dünyanın en güçlü ordularından birine sahiptir, NATO’nun en güçlü ayaklarından biriyiz ve terörle mücadelede de bizim güvenlik görevlilerimiz gerçekten büyük tecrübe sahibi, bunu tekrar ifade etmek isterim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir başka konu, Türkiye'nin uluslararası düzeyde terörle ortak mücadele imkânlarını geliştirdiği bir dönemde ulusal düzeyde ortak bir irade ortaya konulamaması büyük bir talihsizliktir. Bu mesele partiler arası siyasi rekabet veya polemik meselesi hâline getirilmemeli, ulusal bir konu olarak sahiplenilmelidir. Toplumumuzu yılgınlığa düşürecek beyanlar, haberler, tavırlar terör örgütünün amacına hizmet edecektir.

ERKAN AKÇAY (Manisa)TRT’yi uyarın Sayın Bakanım, TRT’yi uyarın!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla)Ben bugünkü, buradaki konuşmalar için çok teşekkür ediyorum. Burada iki değerli milletvekilinin, -muhalefet partilerinden- konuşmaları için çok teşekkür ediyorum.

Terör konusu iç siyaset malzemesi asla yapılmamalı, ortak mücadele verilmesi gereken ulusal bir dava olarak görülmeli, herkes taşın altına elini koyarak gereken katkıyı vermelidir ve biz Hükûmet olarak başından beri bu konulardaki çalışmalarımızda daima şunu söyledik: Bu, millî bir meseledir, partiler üstüdür ve çözüm yeri bu yüce çatının altıdır, Meclistir.

ERKAN AKÇAY (Manisa)Hükûmet ne yapacak, Hükûmet? Bu Meclis yetkiyi Hükûmete verdi!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla)Bu konuda muhalefetle iş birliğine, burada da bugün ifade edildi, muhalefet partilerinin değerli sözcüleri ifade etti, iş birliği niyetine çok memnun olduk.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

42 konuşma daha · 15 Temmuz 2011

42 konuşmanın tamamı →