İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 122. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türkiye insan hakları kurumu kanunu tasarısı

Beşir Atalay

Kırıkkale Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 122. Birleşim · 2. yasama yılı · 20 Haziran 2012 · 1.234 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Beşir Atalay (AK Parti), 20 Haziran 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE İNSAN HAKLARI KURUMU KANUNU TASARISI); konuşma 1.234 kelime.

Beşir Atalay (AK Parti, Kırıkkale). “Türkiye insan hakları kurumu kanunu tasarısı”. TBMM Genel Kurulu, 122. Birleşim tutanağı, 20 Haziran 2012. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/besir-atalay-24-2012-06-20-turkiye-insan-haklari-kurumu-kanunu-tasarisi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=18718

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Kırıkkale)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi en derin sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.

Bugün ülkemizde demokrasi ve insan hakları alanında önemli bir tasarıyı görüşüyoruz. İlk defa ülkemizde kanunla “İnsan Hakları Kurumu” diye bir kurum kuruluyor. Ben de bu tasarı üzerinde Hükûmetimiz adına söz almış bulunuyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii, insan hakları, çağdaş, siyasal ve toplumsal düzenlerin en ayırt edici vasfı ve meşruiyet kriteri hâline gelmiştir bugün. Uluslararası alanda da toplumları, ülkeleri, devletleri değerlendirirken en önemli kriterlerden birisidir. Demokrasi konusunda en önemli, dikkat edilecek hususlardan birisidir. Daha doğrusu, modern dünyayla konuşmanın, iş birliğinin bir anlamda yeni dili insan haklarıdır.

Biz AK PARTİ hükûmetleri olarak, parti olarak, hükûmetler olarak kurulduğumuz günden bugüne en temel hassasiyetimiz bu olmuştur. Bunu bilerek söylüyorum. Partimizin kuruluşundan ve hükûmet oluşundan beri içinde olan birisi olarak ve özellikle bu boyutunda stratejik katkıyı en fazla vermeye çalışanlardan birisi olarak bunu söylüyorum. Yani hükûmetlerimizin en önemli hassasiyetidir. Hatta bu konuda, demokratikleşme ve insan hakları konusunda ta 58’inci Hükûmet kurulduğunda -şöyle bakılırsa- hemen Avrupa Birliği sürecinin hızlı başlatılması falan… Ha, “biz demokratikleşme adımlarımızı daha hızlı atalım, Avrupa Birliği rüzgârını da arkamıza alalım” şeklindeki değerlendirmelerle de irtibatlıdır. Dolayısıyla genel manada AK PARTİ dönemi tabii, bir demokratikleşme dönemidir.

Sayın Halaçoğlu konuşmasının ilk kısmında çok güzel ifadelerde bulundu, tarihimizle ilgili değerlendirmeler… Kendisine çok teşekkür ederim. Yani aslında insan hakları bizim medeniyetimizin özüdür, kendi öz medeniyetimizdir. Burada birkaç defa da atıfta bulunuldu Şeyh Edebali’ye. Tabii, o kavramları farklı söyleyebiliriz. “Yaşat ki, yücelt ki” anlamları vardır. “İnsanı yücelt ki devlet yücelsin” falan ama özü şudur: Kendisinin hem damadı hem müridi Osman Bey’e, -Osmanlı imparatorluğunun kurucu ismi, ecdadımız- diyor ki: “Evladım, -yeni bey olmuş, yeni yönetici olmuş. İmparatorluğun ilk günleri, ilk yılları- dikkat et.” O vasiyetname muhteşem bir şeydir. “İnsana değer ver önce. İnsana değer ver, insan memnun olmazsa devlet güçlü olmaz. Önce insan memnun olacak, mutlu olacak. Onun devlete ve yönetime güveni artacak ve o zaman sen daha güçlü olursun.” Demek istediği bu. Ve bizim medeniyetimize, şöyle geçmişimize bakarsak medeniyetimizin özü bu değerli arkadaşlar.

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas)Söylediğinizin tam tersi bir tablo var. Yazık!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla)Ve inanın, biz kendi hükûmetlerimiz döneminde, beğenilir, beğenilmez, yetersizlikler vardır, bu bir süreçtir, insan hakları, demokratikleşme konusu bir süreçtir, daima en iyileri vardır ama hep bunun iyisinin arayışında olduk ve burada mümkün olabildiğince bunun altyapısını kurmaya, yasalarını çıkarmaya çalıştık. Ben şimdi onlara girmeyeceğim, son on yılda yapılan şeyleri burada sıralayacak değilim ama bunu pek çoğumuz zaten biliyoruz.

Bu haziran ayının, Parlamentomuzun bu yasama yılının bitmek üzere olduğu şu günlerinde de doğrusu Meclisimizde, yüce Mecliste insan haklarıyla ilgili önemli kurumların kurulması, önemli yasaların görüşülmesi çok sevindiricidir. Biz de bunu Hükûmet olarak arzu ettik. İşte, geçen hafta ombudsmanlık, kamu denetçiliği yüce Mecliste görüşüldü, kabul edildi. Hatırlanırsa, onu 2005 yılında yasalaştırmıştık ama bir önceki Cumhurbaşkanı veto etti, Anayasa Mahkemesi de “Anayasa’da Meclise böyle bir görev verilmemiştir.” diye bir gerekçeyle iptal etti. Ve dolayısıyla, 12 Eylül 2010’da Anayasa değişikliğinde ombudsmanlık anayasal kuruluş hâline getirildi ve şimdi de kanunu çıkmış oldu.

Şimdi İnsan Hakları Kurumu inşallah Meclisten bu vesileyle çıkmış olursa, yüce Meclis kabul ederse, peşinden kolluk gözetim mekanizması gelecek. O da çok önemli doğrusu, özellikle kollukla vatandaş ilişkisinde yeni bir mekanizma getiriyoruz. Ben İçişleri Bakanlığım döneminde onu hazırlatmıştım ama Meclise geldi, kadük oldu; şimdi tekrar geldi, herhâlde Kurula gelecek.

Bir de tabii, 3’üncü ve 4’üncü yargı paketlerini çok önemli görüyoruz. Yani 3’üncü yargı paketi özellikle, bir an önce tabii, Genel Kurulun gündeminde… Böylece insan haklarıyla ilgili -orada da insan haklarıyla ilgili çok boyut vardır- önemli tasarılar bugünlerde görüşülmüş oluyor.

Değerli milletvekilleri, gruplar adına konuşan arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum, şahsı adına konuşan arkadaşımıza ve Komisyon Başkanımıza, bu tasarının çok önemli boyutlarını esasen açıkladılar ama ben de birkaç hususa yine değinmek istiyorum.

Tabii, bu tasarıyı değerlendirirken insafla bakmak lazım yani burada söylenecek, bu konuda, olumlu-olumsuz pek çok şey olabilir ama iyi bir değerlendirme, dikkatli bir değerlendirme yapıldığında bu, gerçekten, ülkemizde ileri bir adımdır insan haklarıyla ilgili. Yani sadece Birleşmiş Milletlerin Paris İlkeleri’ni karşılama anlamında değil, bir kurum kuruyoruz. Yani böyle bir kurumun ismi bile bu alanda tabii, Türkiye'nin hassasiyetlerini ifade ediyor. Yani “hep ve hiç” değerlendirmesi yerine şöyle bakalım: Burada olumlu, iyi şeyler var, başka şeyler de olabilir miydi? Mesela ne olabilirdi? İşte, Meclis…

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas)Urfa Cezaevinde 13 tane insan yanmazdı mesela.

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla)Meclis işte seçsin, Meclis… Hatta bir milletvekilimiz dedi ki: “Milletvekillerimizden korkuyorsunuz, Meclise seçtirmiyorsunuz.” Değerli Milletvekilimiz Tanrıkulu’nun bu konularda çalışması var, insan haklarıyla ilgili güzel bir kitabı var, ben çok değer veririm ama bunu açıkladık komisyonda da.

Değerli arkadaşlar, Meclis bizim için önemli. Meclis, millet. Millet, burada temsil ediliyor. Yani bizim Hükûmet ve parti olarak en önemli hassasiyetimiz milletin rehberliği ve Meclisin iradesi.

AHMET TOPTAŞ (Afyonkarahisar)Yapmayın ya!

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas) –Onun için mi temel kanun olarak getiriyorsunuz?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla)Biz her konuyu Meclise getirmeye çok önem veriyoruz.

MALİK ECDER ÖZDEMİR (Sivas)Öyleyse niye kanun hükmünde kararnamelerle yönetiyorsunuz ülkeyi?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla)Şimdi, bu konuda da…

ALİ SERİNDAĞ (İstanbul)Meclis AKP’nin...

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla)…biz düşünebilirdik ve yine düşünebiliriz ama biraz önce Komisyon Başkanımız Ayhan Bey de ifade etti, ombudsmanlıkla ilgili konuyu ben tekrar hatırlatıyorum, Burhan Hocam da burada, çok iyi biliyorlar: Meclise ancak Anayasa’yla görev verebilirsiniz, kanunla görev veremezsiniz. Yani kanunla Meclis kendi kendine görev veremez. Bu konuda Anayasa’da Meclise bir görev verilmemiş. Ha, yeni anayasa yapılıyor, verelim, bu görevi de oraya verelim yeni anayasada ve seçsin.

Ben biraz önce ombudsmanlığı örnek verdim. Ombudsmanlığı 2005 yılında biz kanunlaştırdık, bu Meclisten çıktı, gitti. O zamanki Cumhurbaşkanı “Bu Anayasa’da ombudsman atamak gibi, seçmek gibi bir görev verilmemiş Meclise.” dedi ve Anayasa Mahkemesine gönderdi, Anayasa Mahkemesi de iptal etti. Ondan sonra işte anayasal kurum hâline getirdik.

Dolayısıyla, biz, inanın samimiyetle bunu ifade ederiz daima Hükûmet olarak, parti olarak, bu konuların hepsinin esas çözüm yeri Meclis olsun, karar yeri Meclis. Çünkü demokrasinin özü bu. Buna açığız, buradan da ifade ediyorum, bütün partilerimiz bilsin, biz de o konuda rahatça şey yaparız. Yani bu kurumla ilgili istenirse Anayasa Uzlaşma Komisyonunda gündeme getirilebilir ve bu Meclise seçimi verilebilir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu kurum bağımsız, özerk, özel bütçeli bir kurum. Bu kavramlar “özel bütçeli” falan, Meclisimiz biliyor; bütçe hakkı olan Meclisimiz, bütçeyi yapan Meclisimiz, yani özel bütçeli… Tabii idari sistemde çok özel ifadelerdir bunlar. Doğrusu, bu konuda idarenin içinde olup, genel bütçeden kaynak alıp yine de en bağımsız bir kurum nasıl olursa onu gerçekleştirmeye çalıştık. Bu, tabii, 2010’da Meclise gelmişti, sonra kadük oldu, yeniden getirdik. Yeniden aynen getirmemizin sebebi, belki üzerinde biraz çalışılabilirdi ama gecikiyordu, alt komisyonda biz de Hükûmet olarak katkı verdik, bu çok değiştirildi zaten, yani bizim 2010’da Meclise gelen tasarıdan epey değiştirildi.

ALİ SERİNDAĞ (Gaziantep)Siz bağımsız kurumları bile bağımlı hâle getirdiniz!

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla)Şimdi, değerli milletvekilleri, bakın, bunun da yürürlük tarihini 23 Eylül olarak koyuyoruz, sebebi de şu: 23 Eylül, Türkiye’de bir anlamda insan haklarıyla ilgili yeni bir tarihin de başlangıcı. Yani Anayasa Mahkememiz ilk bireysel başvuruları 23 Eylülden itibaren almaya başlayacak. Biliyorsunuz, 12 Eylül 2010’daki Anayasa değişikliğiyle bizim artık bir insan hakları mahkememiz var…

MAHMUT TANAL (İstanbul)Başvuru ücretli mi Sayın Bakan?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla)…yani Anayasa Mahkemesi, insan hakları mahkemesi hâline geldi ve iki yıl süre almıştı…

MAHMUT TANAL (İstanbul)Başvuru kaç para?

BAŞBAKAN YARDIMCISI BEŞİR ATALAY (Devamla)…şimdi o iki yıllık süre bitiyor ve Anayasa Mahkemesi eylül ayında bireysel başvuruları almaya başlayacak.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

90 konuşma daha · 20 Haziran 2012

90 konuşmanın tamamı →