İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 6. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından kurulan Bakanlar Kurulu Programı'nın görüşülmesi münasebetiyle

Bülent Kuşoğlu

Ankara Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 6. Birleşim · 1. yasama yılı · 28 Kasım 2015 · 577 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Bülent Kuşoğlu (CHP), 28 Kasım 2015 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından kurulan Bakanlar Kurulu Programı'nın görüşülmesi münasebetiyle); konuşma 577 kelime.

Bülent Kuşoğlu (CHP, Ankara). “Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından kurulan Bakanlar Kurulu Programı'nın görüşülmesi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 6. Birleşim tutanağı, 28 Kasım 2015. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/bulent-kusoglu-26-2015-11-28-basbakan-ahmet-davutoglu-tarafindan-kurulan-bakanlar-kurulu-programi-n (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=41848

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

BÜLENT KUŞOĞLU (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

64’üncü Hükûmet Programı üzerinde şahsım adına söz aldım. Dediğim gibi, bu vesileyle herkesi saygıyla selamlıyorum.

Bu arada, bugün kaybettiğimiz ve büyük üzüntü duyduğum Değerli Tahir Elçi ve 2 polis memurumuzun şehadeti dolayısıyla da başsağlığı diliyorum, Allah’tan rahmet diliyorum.

Değerli arkadaşlarım, 64’üncü Hükûmet Programı Sayın Başbakan tarafından açıklandı. Biz de bugün güzel eleştirilerde bulunduk, seviyeli eleştiriler yapıldı. Eleştiri yapmak hepimizin hakkıdır. Çok az kimse, iktidar milletvekilleri dâhil olmak üzere, politikalar konusunda, uygulanacak politikalar konusunda ve uygulama konusunda, yetki sahibi çok az kişi olabiliyor. Ama hepimizin -iktidar da dâhil olmak üzere hepimizin- eleştirmeye, değerlendirmeye hakkı vardır, bu hakkı sonuna kadar kullanmalıyız. Bu, demokrasinin bir gereğidir; önce bunu hatırlatmak istiyorum.

Sonra, 64’üncü Hükûmet Programı’nda çok önemli bir eksik gördüğümü belirtmek istiyorum. Nedir bu eksik?

Değerli arkadaşlarım, siyaset ne için yapılır? Toplum için yapılır, halk için yapılır, millet için yapılır. Devlet ne için vardır, hükûmet ne için vardır? Halk için vardır, toplum için vardır, millet için vardır. Peki, hiç düşündünüz mü bizim milletimiz ne durumda? Demin Sayın Bostancı dedi ki: “Yirmi yıl önceki millet değil.” Değil tabii, keşke olabilseydi. Millet, toplum ne durumda hiç düşünüyor musunuz? Hükûmet, bu 64’üncü Hükûmet Programı’nı hazırlarken toplumun nasıl bir vaziyette olduğunu hakkıyla bir değerlendirdi mi acaba? Ne vaziyette bu toplum, bir millet olma özelliği gösteriyor mu artık? Toplum büyük sıkıntılar içerisinde, toplumun kendisi bizatihi büyük sıkıntılar içerisinde, sorunlar içerisinde. Bununla sadece şunu kastetmiyorum: Hani, çevrenizde görüyorsunuz, apartmanda, trafikte, iş yerinde, iş alanında herkes sinirli, suç oranı artmış vaziyette. 2000’li yıllarda suç oranında yüzde 600’ü aşkın bir artış var; sadece bunu kastetmiyorum, bu çok anormal, çok anormal ama sadece bunu kastetmiyorum. Şunu da kastetmiyorum sadece: Millî, manevi değerlerimizin, kültürel değerlerimizin içi boşaltıldı, bundan dolayı da toplum ahlaken çöktü bu dönemde, maalesef çok ahlaken çöktü, bunu kimse inkâr edemez; bunu da kastetmiyorum sadece. Bunların dışında bazı noktalar var.

Bakın değerli arkadaşlar, toplum da aile gibidir, değerleri vardır. Birbirine sarılmak zorundadır toplum, birbirini sevmek zorundadır. “Ülkü birliği” denen bir hadise var. Bir toplumun millet olabilmesi için ülkü birliğine ihtiyaç var yani tasada, kıvançta ortak olması lazım. Aynı olayla ilgili olarak benzeri tepkiler verebilmesi lazım toplumun, aynı acıyı hissedebilmesi lazım, aynı kıvancı, aynı sevinci hissedebilmesi lazım. Biz, artık aynı acıyı, aynı kıvancı, aynı sevinci hissedebiliyor muyuz? Dediği gibi, yok, yirmi sene önceki millet yok.

Neden bu hâle geldi? Bakın en son şu Ankara’daki bombalama hadisesine. Başkentte bir bombalama hadisesi oluyor. Ülkelerin başkentlerinin güvenliğinin sağlanması ülkelerin namus ve şerefidir. Başkentimizde bir hadise oldu; 102 kişi öldü, 500’den fazla insan yaralandı; cumhuriyet tarihinin en büyük hadisesi. Aynı gün akşam Sayın Başbakanın memleketinde, Konya’da millî maç vardı, saygı duruşunda bulunulması gerekiyordu. Bir dakikalık saygı duruşunda bulunamadık, ıslıkladık.

HÜSNÜYE ERDOĞAN (Konya)Birkaç kişinin yaptığı şeyi bütün bir Konya’ya mal edemezsiniz.

BÜLENT KUŞOĞLU (Devamla)Bakın, birkaç kişi değil. Bu, Yunan maçında da oldu, Sayın Cumhurbaşkanı da “Bu millet ne hâle geldi?” dedi.

HÜSNÜYE ERDOĞAN (Konya)Biz oradaydık, siz yoktunuz.

BÜLENT KUŞOĞLU (Devamla)Birkaç kişi değil o.

HÜSNÜYE ERDOĞAN (Konya)Birkaç kişi, belki de provokatörlerdi onlar.

BÜLENT KUŞOĞLU (Devamla)Birkaç kişi değil. Bu hadiseyi de küçümseyemezsiniz, bu çok önemli bir hadisedir.

HÜSNÜYE ERDOĞAN (Konya)Hayır, belki de provokatörler…

BÜLENT KUŞOĞLU (Devamla)Öyle “birkaç kişi” demekle falan olmaz. Burada sanal medyadan da biliyoruz, başka sebeplerle de biliyoruz. Ruhen bölündük biz, gönüller bölündü, parçalandı.

HÜSNÜYE ERDOĞAN (Konya)Yani, birkaç kişinin yaptığı şeyi hiçbirimize mal edemezsiniz.

BÜLENT KUŞOĞLU (Devamla)Bunu küçük bir hadise olarak mı görüyorsunuz?

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

49 konuşma daha · 28 Kasım 2015

49 konuşmanın tamamı →