5 Temmuz Başbağlar katliamının 26'ncı yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması
Erzincan Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 98. Birleşim · 2. yasama yılı · 4 Temmuz 2019 · 477 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Burhan Çakır (AK Parti), 4 Temmuz 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 5 Temmuz Başbağlar katliamının 26'ncı yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 477 kelime.
Burhan Çakır (AK Parti, Erzincan). “5 Temmuz Başbağlar katliamının 26'ncı yıl dönümüne ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 98. Birleşim tutanağı, 4 Temmuz 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/burhan-cakir-27-2019-07-04-5-temmuz-basbaglar-katliaminin-26-nci-yil-donumune-iliskin-gundem-disi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=79406
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)BURHAN ÇAKIR (Erzincan)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, ekranları başında bizi izleyen aziz milletimiz, değerli hemşehrilerim; ben de sizleri saygıyla, sevgiyle, muhabbetle yürekten selamlıyorum.
Bu arada Siirt’in Eruh ilçesinde şehit olan Yasin Baran kardeşimize ve vatan topraklarını kendi canından aziz bilen bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.
Bugün, Yavuz Sultan Selim Han zamanında uç beyliği olarak konuşlandırılmış Erzincan’ımızın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde yaşanan hüzünlü bir olayın yıl dönümünü yaşıyoruz.
Bundan yirmi altı yıl önce -yani yarın- 5 Temmuz 1993’te Erzincan’ımızın Kemaliye ilçesine bağlı Başbağlar köyünde akşam namazı esnasında camiden çıkarılarak kurşuna dizilen ve evleri ateşe verilerek öldürülen 33 masum hemşehrimizin her biri kendi canımızdan kopan bir parçadır. Başbağlar, kalbimizde açılmış ve hiç kapanmayacak derin bir yaradır. Bu kalleş saldırıda şehit olan 33 kardeşimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum.
2 Temmuz 1993’te Sivas’taki Madımak Oteli’nde yanan canlar bizim canımızdı. 5 Temmuz 1993’te Erzincan’ın Kemaliye ilçesinin Başbağlar köyünde akan kan yine bizim kanımızdı. O gün bu katliamı yapan eller aynı ellerdi, aynı amaca hizmet ediyorlardı. Camide namaz kılan insanları dışarı çıkartarak kurşuna dizen, evleri ve camileri yakıp yıkan, çocukları öldüren katliamcı terör örgütünü bir kez daha lanetliyorum ve o dönemin siyasilerini de bu konuda destek olanları da buradan kınıyorum.
Bakın, işte, burada. Buna acı dayanır mı? Çocukları katletmişler? Dönemin adalet bakanları da bundan sorumludur. Dolayısıyla dün, Temel Karamollaoğlu Sivas Madımak olayları için yeniden araştırılmasını gündeme getiriyor. Elbette araştırılsın ama Başbağlar ile Madımak’ın birbiriyle bağlı olduğunu aziz milletimiz biliyor. Burada Alevi-Sünni çatışması çıkaranlara da aziz milletimiz ders vermiştir. Onun için burada bu masumların katledilmesine göz yuman kim varsa Allah’ın lanetiyle lanetliyorum, onlar için yaşasın cehennem diyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
İşte burada görüyorsunuz, bu insanlar vatanına, milletine, dinine, bayrağına, devletine bağlı olan insanlar. Bunların kanı yerde kalmayacaktır. Onun için bugün nara atanlar, adalet, hak, hukuk isteyenler… Sivas Başbağlar’da ve yurdun çeşitli yerlerinde yaşayan genç kardeşlerimizin şehit edilmesine göz yumanları tekrar bu Gazi Meclisimizden lanetliyorum. Dolayısıyla Başbağlar, dillerin tutulduğu, gözlerin yaşardığı, kelimelerin boğazımıza düğümlendiği yerdir. Başbağlar, milletimizin ortak acısının yaşandığı yerdir. Yirmi altı yıl değil, yüz yıl geçse de bu acıyı ve acıyı yaşatanları asla unutmayacağız ve sonuna kadar da mücadelemiz devam edecektir.
Bu katliamı gerçekleştirenlerin amacının topluma nefret tohumlarını ekmek olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu oyunlara gelmeden neslimize nefreti değil sevgiyi, kardeşliği ve hoşgörüyü aşılamaya devam etmeliyiz. Provokatif zihniyetler geçmişte olduğu gibi günümüzde de amaçlarına ulaşamamışlardır. Bunun en yakın örneğini yıl dönümü yaklaşmakta olan 15 Temmuz 2016’da gördük. Hepimizin şahit olduğu olaylar zinciri, milletimizi parçalama hareketidir. Milletimiz tankların üstüne çıkarak, göğsünü kurşuna siper ederek ilk kez silahlı darbe girişimini sivil irade eliyle bertaraf etmiştir. 15 Temmuz, milletimizin yeniden diriliş destanının yazıldığı bir gün olarak tüm dünyada yerini almıştır.
Bizim milletimiz feraset sahibidir. Bizim milletimiz bu ülke üzerinde oynanan oyunların farkındadır. Bu milletin en büyük gücü, birliği ve beraberliğidir. İşte bu yüzden Başbağlar daima hainliğe, kalleşliğe, şer odaklarına karşı milletimizin dik duruşunun sembolü olarak tarihteki yerini almıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
100 konuşma daha · 4 Temmuz 2019