İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 96. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

HDP Grubu önerisi münasebetiyle

Burhanettin Bulut

Adana Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 96. Birleşim · 4. yasama yılı · 24 Haziran 2021 · 389 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Burhanettin Bulut (CHP), 24 Haziran 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 389 kelime.

Burhanettin Bulut (CHP, Adana). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/burhanettin-bulut-27-2021-06-24-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=98650

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CHP GRUBU ADINA BURHANETTİN BULUT (Adana)Teşekkür ederim Sayın Başkanım.

Bu nefret dilinin, ayrıştıran dilin sonuçlarından ülkemiz çok çekti, Anadolu toprakları çok çekti; 6-7 Eylül olayları, Çorum, Maraş, Sivas, Başbağlar, buralarda yüzlerce masum insan öldürüldü çoluk çocuk demeden. Bunların hepsinin sebebi, o dönemlerde kullanılan nefret diliydi. Ancak bugün ülkemizde o dönemlerden farklı bir durum var, nefret iklimi sabitleşmiş durumda, bugün sürekli bir nefret iklimi yaşıyoruz, özellikle bu iktidar döneminde, özellikle Cumhurbaşkanının dilinde. Düşünün, ülkeyi yöneten Cumhurbaşkanı, herkesi kucaklaması gereken Cumhurbaşkanı bu nefret ikliminde başrolü oynuyor. Siyaset dilinde birleştirici olmak yerine, toplumun tüm kesimlerini kapsamak yerine sadece kendine oy verenleri kendinden sayıp oy vermeyen tüm kesimleri terörist ilan edebiliyor. Örneğin “devlet” dediğinde kendini kastedebiliyor yani “şahsım devleti” diyebiliyor, devletin iradesini, millî iradeyi, kendine oy vermeyenleri dışında tutuyor. Yine “seçmen” dediğinde kendine oy vermeyenleri değil, AKP’ye oy verenleri görüyor. Bu anlayış, Türkiye'de çok fenalıklar yarattı. En yakın tarihe bakalım, 2013 yılında örneğin, Gezi Parkı direnişinde Tayyip Erdoğan ne dedi? “Evde oturan yüzde 50’yi zor tutuyoruz.” dedi. Aynı günlerde 19 yaşında bir genç, karanlık bir sokakta, Ali İsmail Korkmaz öldürüldü. Kim öldürdü Ali İsmail Korkmaz’ı? Bu dil öldürdü.

Yine, 7 Haziran seçimlerinin hezimeti sonrası bir anda dilini yine sertleştirdi, o gün MHP tarafından “Kandil’in yetiştirmesi, PKK’nın adamı Erdoğan.” denilen Erdoğan, bir anda tekrar nefret dilini kullanmaya başladı, sertleştirdi 1 Kasıma kadar; o tarihte insanlar evinden çıkamadı. O tarihte Suruç yaşandı, Diyarbakır yaşandı, Ankara Gar katliamı yaşandı.

Yine, bu dönemlerde, on dokuz yıllık nefret dili dönemlerinde göz göre göre Hrant Dink öldürüldü, göz göre göre Tahir Elçi öldürüldü. Son olarak İzmir’de Deniz Poyraz öldürüldü. Deniz Poyraz bir emekçiydi ancak bu iktidar, Deniz Poyraz’ı değil, elinde silah olan kişiyi itibarlı görüyor, onu önemsiyor. Her seferinde elinde silah bulunanlar, video çekenler bu devlet tarafından, bu yönetim tarafından makul insanlar olarak görüldü.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, toparlayın.

BURHANETTİN BULUT (Devamla)Tayyip Erdoğan, her gün nefret duvarına bir tuğla ekledi. Memlekette “terörist” olarak yaftalamadığı herhangi bir kimse kalmadı. Öğrenciler, çiftçiler, akademisyenler, gazeteciler, siyasetçiler, LGBT’liler; bunlara şiddet uygulanmasını teşvik etti. Son olarak, kadınlara, İstanbul Sözleşmesi’ni isteyen, talep eden kadınlara karşı da aynı zihniyeti, aynı anlayışı tüm sosyal medyada, televizyon kanallarında görmek mümkün.

Son söz olarak, kendi hikâyesini meftun kılmayan bir akıl, seçime kadar var olacak bir akıl yerine ortak aklı bu Mecliste koymalıyız diyorum, hepinize saygılar sunuyorum. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

97 konuşma daha · 24 Haziran 2021

97 konuşmanın tamamı →