Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler
Mersin Milletvekili · İYİ Parti
Genel Kurul, 10. Birleşim · 5. yasama yılı · 22 Ekim 2026 · 472 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Burhanettin Kocamaz (İYİ Parti), 22 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER); konuşma 472 kelime.
Burhanettin Kocamaz (İYİ Parti, Mersin). “Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 22 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/burhanettin-kocamaz-2026-10-22-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler (erişim: 22 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149349
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)BURHANETTİN KOCAMAZ (Mersin)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi'nin 8'inci maddesi üzerine partimiz adına söz aldım. Yüce Meclisi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz kanun teklifi kâğıt üzerinde 131 yatırım fonunun tasfiye sürecini düzenleyen teknik bir düzenleme gibi görünürken meselenin özü bundan çok daha büyüktür. Yaşanan bu asrın soygununda yüz binlerce vatandaşımızın birikimleri, sermaye piyasalarımıza duyulan güven, kamu kurumlarının denetim sorumluluğu ve kul hakkı söz konusudur.
Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum: Vatandaşlarımızın mağduriyetinin giderilmesine, kaybolan değerlerin geri kazandırılmasına ve tasfiye sürecinin hızla tamamlanmasına elbette karşı değiliz. Bizim itirazımız, bu kadar büyük bir krizin yalnızca tasfiye işlemleriyle geçiştirilmeye çalışılmasınadır. Oysa, paranın nasıl geri ödeneceği kadar bu noktaya nasıl gelindiğinin ve bu vurgunun arkasında kim ya da kimlerin olduğunun da açıklığa kavuşturulması gerekir.
Sayın milletvekilleri, peki, yasalarımıza göre bu kadar çok sayıda denetim mekanizması varken riskler nasıl büyümüş, şüpheli işlemler nasıl zamanında tespit edilememiştir? Yatırımcı sayıları ve işlem hacimleri olağan dışı biçimde artarken hangi kurum neyi görmüş, hangi tedbiri almış veya hangi uyarıları dikkate almış ya da almamıştır? Bu soruların cevabını almadan aynı kurumlara ve aynı kişilere geniş tasfiye yetkileri vermek, eksiklikleri gidermek yerine mevcut sorunları daha da derinleştirmektir.
Değerli milletvekilleri, bir diğer mesele yatırımcılar arasında adaletin nasıl sağlanacağıdır. Küçük yatırımcıya öncelik verilmesini elbette anlıyoruz ancak suça karışmamış, işletmesinin nakdini değerlendirmek amacıyla bu fonlara yatırım yapmış dürüst vatandaşlarımızı da göz ardı edemeyiz, etmemeliyiz. Bir yatırımcıyı korurken diğer masum yatırımcıyı belirsiz sürelerle bekletmek sizce adalet midir? Aynı şekilde, gerçeğe aykırı fiyatlamalardan olağanüstü kazanç elde ederek tasfiye öncesinde fondan çıkan kişilerin iade yapmasının gönüllülüğe bırakılmasını da kabul edemeyiz. Hukuka aykırı kazançların geri alınması kişilerin vicdanına değil, objektif ölçütlere ve yargısal güvencelere dayanmalıdır. Tasfiye yetkileri, varlıkların satışı, fonlar arasında kaynak dağıtımı ve yatırımcı alacaklarının hesaplanması açık ve net olarak bir kurala bağlanmalıdır; aksi takdirde, bugün mağduriyeti gidermek için çıkarılan kanun yarın yeni mağduriyetlerin ve uzun yargı süreçlerinin sebebi olabilir. Biz ayrıca Meclis araştırması yapılmasını, geçmiş dönemdeki idari ve siyasi sorumlulukların ortaya çıkarılmasını, kurumların düzenli olarak Meclise bilgi vermesini ve bağımsız denetimin güçlendirilmesini bu nedenle istiyoruz. Unutulmamalıdır ki devletin görevi yalnızca kriz çıktıktan sonra zararı tasfiye etmek değil, o krizin oluşmasının önüne geçebilmektir. Sizler her fırsatta "Allah" "din" "kitap" diyerek siyaset yapıyor, hak, hukuk ve adaletten bahsediyor, vatandaşların oylarını alıyor fakat milletimize yaşattığınız bu tür olaylarla insanları dininden soğutuyorsunuz. Bizim caddede, sokakta, duyduklarımızı Allah aşkına sizler hiç mi duymuyorsunuz, söylenenlerden hiç mi rahatsız olmuyorsunuz?
Sonuç olarak, biz sizden vatandaşlarımızın hakkını koruyan, hukuka aykırı kazançları geri alan, kamu görevlilerinin sorumluluğunu araştıran, gerekiyorsa cezalandıran ve benzer olayların tekrarını önleyen düzenlemeler bekliyoruz ancak hesap verebilirliği eksik bırakan, geniş takdir yetkileri tanıyan ve hukuki belirsizlikler taşıyan bir düzenlemeyi de kesinlikle yeterli bulmuyoruz.
İYİ Parti olarak talebimiz açıktır: Önce şeffaflık, sonra hesap verebilirlik ve her aşamada adalet diyor, yüce Meclisi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
79 konuşma daha · 22 Ekim 2026