İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 107. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

26 Haziran Birleşmiş Milletlerin İşkence Görenlerle Dayanışma Günü'ne, toplumsal yaşamın her alanında işkencenin sürdüğüne, baskıların şiddetin ve işkencenin arttığı bu süreçte sessiz kalındığına ve herhangi bir adım atılmadığına ilişkin açıklaması

Genel Kurul, 107. Birleşim · 1. yasama yılı · 27 Haziran 2016 · 213 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma

Kaynak göster

Çağlar Demirel (Halkların Demokratik Partisi), 27 Haziran 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 26 Haziran Birleşmiş Milletlerin İşkence Görenlerle Dayanışma Günü'ne, toplumsal yaşamın her alanında işkencenin sürdüğüne, baskıların şiddetin ve işkencenin arttığı bu süreçte sessiz kalındığına ve herhangi bir adım atılmadığına ilişkin açıklaması); konuşma 213 kelime.

Çağlar Demirel (Halkların Demokratik Partisi, Diyarbakır). “26 Haziran Birleşmiş Milletlerin İşkence Görenlerle Dayanışma Günü'ne, toplumsal yaşamın her alanında işkencenin sürdüğüne, baskıların şiddetin ve işkencenin arttığı bu süreçte sessiz kalındığına ve herhangi bir adım atılmadığına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 107. Birleşim tutanağı, 27 Haziran 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/caglar-demirel-26-2016-06-27-26-haziran-birlesmis-milletlerin-iskence-gorenlerle-dayanisma-gunu-ne (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=50228

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ÇAĞLAR DEMİREL (Diyarbakır)Teşekkürler Sayın Başkan.

Dün, biliyorsunuz, 26 Haziran günü Birleşmiş Milletlerin İşkence Görenlerle Dayanışma Günü’ydü. Ne yazık ki Türkiye’de “İşkenceye sıfır tolerans.” olarak ifade edilmesine rağmen hâlâ işkencenin yoğun bir şekilde yaşamın her alanında sürdüğünü biliyoruz. İşkencenin yaşamın her alanında sürdüğünü söyledik, cezaevinden tutalım toplumsal yaşamın her alanında. İşkencenin arttığı bu süreçte aslında çıkartılan yasalarla da bunu pekiştiren bir süreç olarak görmek mümkündür. Bununla birlikte, cezaevinde işkence ve tecrit uygulamalarının devam ettiğini bir kez daha söyleyebiliriz. Çıplak aramadan tutalım onur kırıcı birçok davranışın geliştirildiğini ve hâlen Aliağa Şakran Cezaevinde bundan kaynaklı insanların açlık grevine girdiğini de biliyoruz.

Yine, sokağa çıkma yasaklarıyla birlikte temel insan haklarına erişimin engellendiği ve bunun hukuk dışı uygulamalarla gerçekleştiği, cenazelere bile işkencenin yapıldığı bu süreçte, genel olarak baktığımızda, başta abluka alanlarına olmak üzere birçok yerde işkencenin daha fazla görüldüğünü söyleyebiliriz.

Özelde de 1990’lı yılları da aratacak durumda yaşanan bir süreci biz burada tekrar ifade etmek istiyoruz: 27 Mayısta gözaltına alınan ve hâlâ akıbetinden haber alamadığımız Hurşit Külter’in durumuna ve nerede olduğuna, geçen hafta da ifade etmemize rağmen, hâlâ bir cevap alamadık. Hurşit Külter nerede? İşkence gördü mü? İşkence ile gözaltındaki sürecine ilişkin bilgi almak istediğimizi ifade ediyoruz.

Ama, onun dışında, bugün Bingöl, Diyarbakır, Muş, ağırlıklı olarak da Lice’de gerçekleştirilen köy boşaltmaları…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

98 konuşma daha · 27 Haziran 2016

98 konuşmanın tamamı →