Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Tekirdağ Milletvekili ·
Genel Kurul, 21. Birleşim · 6. yasama yılı · 16 Kasım 2022 · 516 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Candan Yüceer, 16 Kasım 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 516 kelime.
Candan Yüceer (Tekirdağ). “Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 21. Birleşim tutanağı, 16 Kasım 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/candan-yuceer-27-2022-11-16-vergi-usul-kanunu-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanu (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=110922
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CANDAN YÜCEER (Tekirdağ)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; milyonlarca insanı ilgilendiren, asırlardır inanç ve ibadet özgürlüğünden mahrum bırakılan, yok sayılan, her türlü baskı ve zulme, nefret söylemlerine maruz kalan, katliamlara uğrayan, kökleri tarihin derinliklerinde olan kadim bir halkın sorununun hak ve özgürlükler kapsamında ilgili taraflarla temel bir kanun olarak değerlendirilmesi gerekirken birbirinden alakasız maddelerle bir torbaya tıkılarak getirilmesi hem o inanca hem o inancın mensuplarına, milyonlarca insana yapılmış büyük bir saygısızlıktır, hakarettir. Aslında, tek başına bu bile sizin Aleviliğe, inanç özgürlüğüne bakışınızı göstermesi açısından yeterlidir.
Diğer taraftan, geçmişe dayanan, binlerce yıl öncesine giden, Anadolu’nun, Trakya’nın öz, özgün bir inanışını, Alevi toplumunun taleplerini suya, elektriğe, betona, kültüre indirgeyen, bir inancı hor gören, o inancın mensuplarını ötekileştiren bir zihniyetle, bir anlayışla da karşı karşıyayız burada. Bu topraklarda yüzyıllardır yok sayılan, inkâr edilen bir inancı, inanç toplumunu şimdi yasalar eliyle burada yok saymaya çalışıyorsunuz. “Siz bir inanç değilsiniz, siz bir kültürsünüz; biz, sizi böyle görüyoruz ve size bunu layık görüyoruz.” deniliyor bu teklifte. Bir inancı o inancın mensupları belirler, siyasal iktidar değil. Bir dini o dini var edenler, o dine inanlar var eder. İşte, siyasal iktidar tam olarak burada durmak zorundadır. Her türlü baskıya, zulme karşın milyonlarca insan binlerce yıldır “Bu, benim inancım; bu, benim ibadetim; bu, benim ibadethanem.” diyor; siz “Yok, kültür.” “Yok, folklor.” “Yok, o.” “Yok, bu.” diyorsunuz.
Alevilik, bu topraklarda yaşayan 25 milyon insanın inancı; atalarımın, dedelerimin, annemin, babamın inancı; benim inancım. Siz ne hakla ve ne hadle bir inancı sorguluyorsunuz? Tarif etmeye, kategorize etmeye çalışıyorsunuz? Alevilik Aleviliktir. Alevilik, yaşayan bir inançtır, kalubeladan beri var olan kadim bir inanç. Aleviliğin tarife ihtiyacı yoktur; Alevilerin insan hakları, eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğü temelinde haklarının karşılanmasına, taleplerinin karşılanmasına ihtiyacı vardır. Aleviler “Bizim inancımız bu, benim ibadetim bu, benim ibadethanem bu.” diyorsa cem, ibadet; cemevleri, ibadethanedir; ötesi yok. Göreviniz bir inancı tanımlamak değildir, göreviniz bir inancı tanımaktır; göreviniz, bütün inançlara eşit mesafede durmaktır, diğer inançlarda olduğu gibi cemevlerinin de özgür ve güven içinde varlığını sürdürmesinin önünü açmaktır. İnanç özgürlüğü, demokratik devlet, laiklik böyle bir şeydir.
Hiç kimse “Benim inancım, benim ibadetim, benim mezhebim daha üstündür sizden, daha iyidir.” deme hakkına sahip değildir. Hiçbir devlet, bir inancı baş tacı edip bir inancı hor göremez; bunu yapanlar insan haklarından ve insanlıktan nasibini alamamış demektir.
ARZU AYDIN (Bolu)Tam da Türkiye’yi anlatıyor, böyle diyen bir sürü insan var, tam da Türkiye.
CANDAN YÜCEER (Devamla)Lafa gelince çıkılıyor, burada “Hepimiz kardeşiz, hepimiz eşitiz.” deniliyor. Allah aşkına, bu kardeşlerden birini kayırmak, ötekilerini görmezden gelmek olur mu? Yıllardır uygulamadığınız, yok saydığınız AİHM kararları, Yargıtay, Danıştay kararları ayrımcılığa, eşitsizliğe işaret ediyorken -hukuk tanımazlığınızı geçtim- bir inancı yok saymaya, cemevlerine “ibadethane” diyemeyip “cümbüşevi” “zikirevi” “irfanevi” “ucube” “kültürevi” derken, tek bir inancın tek bir yorumuna göre insanlara zorunlu din dersini dayatmaya devam ederken nasıl eşit olacağız, nasıl “Kardeşiz.” diyeceğiz?
Milyonlarca Alevinin de vergisiyle, bugün birçok bakanlığın önüne geçen Diyanet toplumun sadece belli bir kesimine hizmet veriyorsa, başka bir inanış yokmuş gibi davranıyorsa hangi eşitlikten bahsedeceğiz?
Bakın, bugün, kamuda hizmete erişimde, kamu yardımlarında, terfilerde, kamuya atamalarda Aleviler ayrımcılığa uğruyorsa, bugün Alevi tek bir vali yoksa kimse buraya çıkıp da kardeşlikten, eşitlikten bahsetmesin.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
111 konuşma daha · 16 Kasım 2022