Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler
Antalya Milletvekili · Yeni Parti
Genel Kurul, 8. Birleşim · 5. yasama yılı · 20 Ekim 2026 · 972 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Cavit Arı (Yeni Parti), 20 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER); konuşma 972 kelime.
Cavit Arı (Yeni Parti, Antalya). “Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler”. TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim tutanağı, 20 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cavit-ari-2026-10-20-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler (erişim: 21 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149138
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)YENİ PARTİ GRUBU ADINA CAVİT ARI (Antalya)Sayın Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarımız; öncelikle hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Fon vurgunu konusunda Yeni Parti Milletvekillerimiz Sayın Ümit Özlale ve Özgür Karabat çok detay bir şekilde işin nereden gelip nereye doğru gittiğini burada izah ettiler, aslında konunun teknik bölümü bu şekilde anlaşıldı. Şimdi, bu konuda taraflar var, fon vurgununda taraflar var. Bu taraflar kimler? Bir tarafta devlete güvenerek, devletin bu fon sistemine güvenerek buraya küçük birikimlerini yatıran ve sonuçta parasını kaybedenler ki bu da az bir sayı değil, yaklaşık 455 bin kişi; diğer tarafta kısa yoldan köşeyi dönenler yani şişirilmiş fonları işte böyle bir gecede alıp gidenler; diğer tarafta bu sistemi denetlemesi ve doğru işlemesini sağlamakla görevli devletin ilgili kurumları ve bürokratları; diğer tarafta, bu bürokratları atayan, gelişmelere gözünü yuman ve malı götürenlere hesap soramayan iktidar.
Şimdi, ortada ciddi bir mağduriyet var mı? Var. Peki, bu mağduriyet nasıl giderilecek? İşte bu kanun sözde mağduriyetleri gidermek için getirilmekte. Peki, bu mağduriyet nasıl giderilecek? Bahsettiğimiz, o, malı götürenlerden paralar alınacak ve mağdurlara iade edilecek. Bu kanun bunu düzenleyecek. Peki, bu, malı götürenlerden bu parayı alabilmek için nasıl bir yöntem şu an izleniyor? Yargı hızlı bir şekilde hareket ediyor mu? Devlet, gücünü kullanarak bu parayı götürenlere hızlıca müdahale ediyor mu veya bu paraları almış olanların bulunan paralarına hızlıca tedbirler konuyor mu ya da konmuş olan tedbirler devam ediyor mu? Bunları sormak lazım. Yani bu paralar buharlaşıp gitmek üzere. Eğer hızlı bir şekilde müdahale edilmezse muhalefet belediyelerine, belediye başkanlarına yaptıkları gibi operasyonları yapmazlarsa -ki burada yapmıyorlar işte- bu paralar buharlaşıp gidecek. Arkadaşlar, bu paralar buharlaşıp giderse bu mağdurların bu paraları ödenemez. Şu anki getirilen kanun teklifi aslında bu paraların buharlaşmasının yani yok edilmesinin önünü açan bir düzenleme çünkü 4'üncü madde diyor ki: "Kurulun 17 Eylül 2026 tarihli kararıyla tasfiyesine karar verilen fonlarda -işte, geriye alınacak olan paralarla ilgili- yapılacak usulü hesaplamalarla söz konusu paranın, kurulacağı ilan edilen hesaplara isteğe bağlı olarak iade edilebilir." "Edilir." de demiyor, "Edilebilir." Kim edecek? Eğer insafı varsa, bu parayı alan, vicdanı varsa bu parayı alan iade edecek. E, vicdanı yoksa? Zaten vicdan olsa bu parayı bu kadar kısa sürede alıp gitmez, bu kadar kısa sürede 1'e 10 kazanılmanın haram olduğunu düşünür ve bu parayı almaz. (Yeni Parti sıralarından alkışlar) Ama ne oldu? "Allah'tan korkuyoruz." diyenlerin hepsi bu paraları doldurdu, gitti. Şimdi de "Ya, vicdanın varsa bu parayı, bir hesaba açacağız, oraya yatır, sen bilirsin." gibi bir kanun teklifi arkadaşlar. Hiç olmazsa burada bari adil olun, adaletli olun, yargıyı burada bari doğru kullanın ve bu işlemi yapmış olanlara işlemi adaletli yapın. Muhalefete geldi mi balyoz gibi yargıyı kullanın ama burada "Ya, sen bilirsin, şu parayı gönder." deyin. böyle bir şey olmaz arkadaşlar. Bakın, tekrar söylüyorum: 455 bin mağdurun mağduriyetini artırma kanunudur bu, bunun başka bir izahı yok çünkü bu yöntemle para toplayamazsınız, ben size söyleyeyim.
Şimdi, değerli arkadaşlar, bu fon kriziyle birlikte maalesef ki ekonomi altüst oldu, efendim, dengeler altüst oldu ve vatandaş bir taraftan buraya yatırdığı parayla küçük birikimlerini kaybetmek zorunda kaldı, bir taraftan da mevcut var olan borçlarını ödeyemedi. İşte, ekonomideki bu daralma ve fon krizi nedeniyle bankacılık sektörüne yansıyan sonuçta KOBİ kredilerindeki batık oranının yüzde 4,5 ve bireysel kredilerdeki batık oranın da yüzde 5,5 oranı gibi hızlı bir artışa sebebiyet verdiğini söylemek istiyorum. Çünkü parasını alamayan borcunu ödeyemez; parasını fonda maalesef kaybetmiş, e, kaybettiği için de o küçük birikimli olan borcunu vatandaşımız ödeyemiyor. Bu gelişmeler doğal olarak piyasalara, ekonomiye ifade ettiğim gibi etkisini hızlı gösterdi ve sonuç itibarıyla Borsa İstanbul endekslerinde yüzde 16-17 oranında değer kaybı ve borsanın piyasa değeri de yaklaşık 4,5 trilyon civarında azalmış durumda.
Şimdi, değerli arkadaşlar, 455 bin vatandaşımız, o küçük birikimi olan vatandaşımız sistemin yasal kurallara uygun, ahlaklı, adaletli ve denetlenebilir olduğunu düşünerek buraya parasını yatırmış. Peki, bu sistemi kim denetleyecek? İktidarın atadığı bürokratlar. Öncelikle şunu söylemek gerekirse: Bu işin idari sorumlusu var, cezai sorumlusu var ve esas itibarıyla da siyasi sorumlusu var. "İdari sorumlular" derken başta SPK Başkanı ve yöneticileri olmak üzere, ilgili diğer kurumların başkanları. "Cezai sorumlular" ise sistemi çökertenler, denetlemeyenler ve malı götürenler. "Siyasi sorumlu" da bu olup bitenleri izleyen, gerekli denetimi yapmayan ve parayı götürenlerden o parayı almayan, hesap sormayan iktidardır. Yani, kısacası, bugün 455 bin mağdur varsa esasen onun tek sorumlusu bu iktidardır.
Şimdi, değerli arkadaşlar, bugün bu kürsüde ve birçok yerde konuşuldu. Bugün, bu sürecin en önemli yetkili bürokratıyla ilgili, 2022-2026 arasında görev yapan şahsın kendisiyle ilgili bir emanet teslim aldığına dair iddialar oldu. Burada demiş ki bu bürokratımız, kendisine bir emanet göndereni aramış ve demiş ki: "Sizden helallik istiyorum." Ya, ne kadar Allah korkusu varmış, o aldığı emaneti... Yani buradan herkes demek ne demek istediğimi anlıyor. O kadar Allah korkusu var ki...
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa)Anlamadık, rüşvet mi yani(!)
CAVİT ARI (Devamla)E, yani. O kadar Allah korkusu var ki helallik istemiş, vallahi kutlamak lazım kendisini, böyle de kamu görevlileri var; bunu da atayan arkadaşlara da duyurmak lazım. İşte, bugün yaşanan bu sorunların hepsi aslında gerekli düzenlemeyi, denetlemeyi yapmayanların yol açtığı bir sistemdir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
CAVİT ARI (Devamla)Bitiriyorum Başkanım.
BAŞKANTamamlayın, lütfen.
MAHMUT TANAL (Şanlıurfa)O emanetlerin miktarı ne kadardı Sayın Arı?
CAVİT ARI (Devamla)Tekrar tekrar söylüyorum: İşin idari tarafı, bürokratik tarafı hepsi bir tarafa işin siyasi sahibi bunun esas sahibidir, esas sahibi de bu iktidardır. Örneğin, Maliye Bakanı 5 Kasım 2025 tarihinde bu konuları ifade ederek yaşanan bir sorundan bahsetmiş ama bugüne kadar bir tedbir alınamamış. Eğer bir tedbir alınsaydı belki de bu olaylar olmayacak ya da olsa bile bu kadar büyük bir mağduriyet yaşanmayacaktı diyorum.
Bu getirilen kanun teklifinin bu mağduriyetleri gidermeyeceğinin çok açık olduğunu tekrar söylüyorum. Yeni Parti olarak bizim sunmuş olduğumuz kanun teklifinin...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
CAVİT ARI (Devamla)...kabulü mağduriyetin giderilmesi için yeterli olacaktır. Bizim kanun teklifimizi burada kabul etseydiniz mağduriyetlerin önüne geçecektik diyorum.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Teşekkür ediyorum. (Yeni Parti, DEM PARTİ, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
107 konuşma daha · 20 Ekim 2026