Türkiye Adalet Akademisi Kanunu Teklifi münasebetiyle
Genel Kurul, 57. Birleşim · 3. yasama yılı · 13 Şubat 2025 · 559 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Cem Avşar (Yeni Yol), 13 Şubat 2025 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Türkiye Adalet Akademisi Kanunu Teklifi münasebetiyle); konuşma 559 kelime.
Cem Avşar (Yeni Yol, Tekirdağ). “Türkiye Adalet Akademisi Kanunu Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 13 Şubat 2025. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cem-avsar-2025-02-13-turkiye-adalet-akademisi-kanunu-teklifi-munasebetiyle (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=132580
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CEM AVŞAR (Tekirdağ)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Görüşmekte olduğumuz Adalet Akademisi daha önce Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulmuş; sonrasında Anayasa Mahkemesi, Anayasa’nın 140'ıncı maddesi uyarınca hâkimlik ve savcılık mesleğine gireceklerin adaylığa alınış ve adaylık döneminden başlayarak tüm süreçlerinin ve hâkim, savcıların meslek içi eğitimlerinin kanunla düzenlenmesi gerektiğini vurgulamış ve bugün bir kanun teklifi olarak tekrardan önümüze gelmiştir. Adında "adalet", gerekçesinde "adalet sistemini güçlendirmek" olan bir akademiden milletimizin en büyük beklentisi, önce siyasi referansla hâkim, savcı, adalet personeli atanmaması gerektiğini, aksi durumda yargıda bağımsızlığın söz konusu olmayacağını öğretmesidir.
Değerli milletvekilleri, ben, bugün, bu hafta -yine geçtiğimiz hafta- az konuşulan 6 Şubat depremleri üzerine depremden ve iki sene sonra ne durumda olduğumuzdan bahsetmek istiyorum. Resmî rakamlara göre ülkemizde tespit edilen 6 milyon riskli bağımsız birim var, bunların 2 milyonu kendiliğinden yıkılabilecek durumda. Bu riskli yapılarda ölümü beklemek kaderimiz mi, değilse ne yapmamız lazım? Mesela başımızı soktuğumuz damı sağlamlaştırmak için deprem riski yüksek Marmara, Ege, Doğu Anadolu Bölgelerinde çok hızlı bir konut inşası atağına geçmek için planımız var mı, finansımız var mı? Bir, hızlı ve ranta dayanmayan imar esasına uygun arsa üretilmesi lazım. İki, finans kaynağı ve tedariki sağlanmalı. Milyonlarca konutu dönüştürecek bir kaynağımız şu aşamada var mı? Yok. Zaten tasarruf tedbirleri ve ekonomik krizin varlığı bir gerçek. Kaynakların ciddi kısmı, Kahramanmaraş depremlerini yaşayan illerimizin ayağa kalkması için harcanmakta.
Peki, kaynağı nerede yaratacağız? Sizlere çok -komplike- basit bir şekilde anlatarak, Sayın Genel Başkanımızın da üzerinde çalıştığı konut finansman kurumu yani dar ve orta gelirli vatandaş için nasıl, devletten bir kuruş para almadan kaynak üreteceğiz ve evlerini yenilemelerini sağlayacağız; bundan kısaca bahsetmek istiyorum.
Bu kurumun temel görevi var: Orta ve düşük gelirli vatandaşlarımız için konut finansmanını kolaylaştırmak yani iç ve dış piyasadan büyük miktarda finansman sağlayıp o finansmanı gayrimenkul teminatı karşılığında konut kredileriyle finanse etmek. Üstelik bu kurum bağımsız bir devlet kurumu olarak kurulacak ve hazineden bir nakdî sermayeye de illa ihtiyacı yok. Yani hazine bu kuruma bir hazine arazisi olarak da sermaye koyabilir. Dolayısıyla, konut finansman kurumu hazineden bağımsız bir şekilde kurulduktan sonra temel amacı, dar ve orta gelirliye konut finansmanı sağlamak olan bu kurum, ilk başta içine parayı nasıl alacak? İçine aldığı sermayesiyle bono, hisse senedi, tahvil gibi standartlaştırılmış finansal ürünlerin iç ve dış piyasa ihracını sağlayacak. Bu ihracı sağladıktan sonra içerisinde de hazine arazisi teminatı olduğu için yatırımcılardan nakit girişi oluşturacak. İçinde bulundurduğu bu nakit girişiyle bu kurum bu sefer, bu parayla dönecek bankalara, diyecek ki: "Kardeşim, senin elinde ne kadarlık teminat var? A bankası, senin elinde 50 bin tane daire var, dairelerin üzerinde krediler var; ben, ilk oluşturduğun finansmanla sendeki bütün kredileri satın alıyorum gayrimenkuller karşılığında." Bu şekilde ne olmuş olacak? Aldığı nakitle, daireleri aldıktan sonra finansman kurumunun içerisine sağlam teminatlar yerleşmiş olacak. Yani şöyle düşünelim: Hazine hisse senedi veya bonosu, tahvili aldığınız zaman aslında siz hazinenin güvenilirliğine yatırım yapıyorsunuz ama burada vatandaşların, iç ve dış sermayenin yatırım yaptığı sağlam gayrimenkuller olacak işin içerisinde. Dolayısıyla gayrimenkulü sağlamlaştırdıkça yatırım artacak. Bu içerisinde büyüttüğü parayla bu konut finansman kurumu daha sonra dönerek bu kredi veren bankalara diyecek ki: "Kardeşim, ben sana sermayemle şu kadar yıllara sâri bu kadar düşük faiz oranında dar ve orta gelirli vatandaşlarımıza vermen için, kredi sağlaman için sana nakit parayı veriyorum." Bu şekilde vatandaşlarımızın çok kolay bir şekilde krediye ulaşımını ve uzun yıllara sâri mortgage usulü yirmi yıllık, yirmi beş yıllık, düşük faizle ödemekte zorlanmayacakları krediye ulaşımlarını kolaylaştırmış olacağız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
136 konuşma daha · 13 Şubat 2025
