İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 92. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

HDP Grubu önerisi münasebetiyle

Çiğdem Koncagül

Tekirdağ Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 92. Birleşim · 2. yasama yılı · 20 Haziran 2019 · 314 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Çiğdem Koncagül (AK Parti), 20 Haziran 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 314 kelime.

Çiğdem Koncagül (AK Parti, Tekirdağ). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim tutanağı, 20 Haziran 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cigdem-koncagul-27-2019-06-20-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=78839

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AK PARTİ GRUBU ADINA ÇİĞDEM KONCAGÜL (Tekirdağ)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; aziz milletimizi ve sizleri saygıyla selamlıyorum.

AK PARTİ Grubumuz adına HDP grup önerisi üzerinde söz almış bulunmaktayım. Bugünlerde âdeta göç çağı olarak adlandırabileceğimiz bir çağı yaşamaktayız. Birleşmiş Milletlerin verilerini baz aldığımızda, 300 milyona yakın göçmen yani dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 3’ü doğduğu ülkeden başka bir ülkede yaşamını idame ettiriyor. Göçmenlerin 60 milyondan fazlası ise mülteci, sığınmacı veya başka bir koruma statüsüne dâhil edilerek evlerinden uzak şekilde yaşıyorlar.

Göç insanlık tarihinin her döneminde var olmuştur, bundan sonraki süreçte de var olmaya devam edecektir. Savaşlar, ekonomik sorunlar, dünyadaki gelir dağılımında gözlenen dengesizliğin yanı sıra coğrafi koşulların olumsuzluğu, ekoloji ve iklim değişikliği gibi sebeplerle göçler artarak devam etmektedir. Göç, sosyal, ekonomik, güvenlik ve kültürel boyutları olan bir olgu olarak değerlendirilmektedir; fırsat ve kriz boyutları da vardır. Maalesef ki çok yönlü boyutu olan göç, bugün yalnızca güvenlik boyutuyla değerlendirilmeye alınmaktadır.

Türkiye konumu sebebiyle tarih boyunca göç hareketlerinin geçiş durağı olmakla birlikte milyonlarca göçmene ev sahipliği yapmıştır. Tarihsel süreci değerlendirmek gerekirse 1923 ve 2011 yılları arasında 1,5 milyon göçmene ev sahipliği yapan Türkiye, 2011 ve 2018 yılları arasında ise 4,8 milyon göçmene ev sahipliği yapmıştır. Türk milleti tarih boyunca yaptığı gibi 1951 Cenevre Sığınma Sözleşmesi olmadan da mazlumlara hem kapısını hem de gönlünü açan bir medeniyet olmuştur ve bundan sonraki süreçte de olmaya devam edecektir.

Geçici koruma statüsüyle yaşayan sığınmacıların sağlık, sosyal yardım, eğitim, psikolojik destek ihtiyaçları ülkemiz imkânlarıyla karşılanmaktadır. Küresel barış ortamının sürekliliğini önemsiyor ve medeniyetlerimizin varlık sorunu yaşamamasını istiyorsak göçlerin engellenmesi değil, yönetilmesi hususuyla ilgili konuşmalıyız. Ayrımcı dil, nefret dili kadim medeniyetimizin tarihi boyunca asla yer bulmamıştır, bize yakışan her zaman olduğu gibi sevgi dili kullanmaktır. Sığınma ve göç insanlığımızı ispat edeceğimiz bir fırsat olmakla birlikte insanlık için kesinlikle bir yük değildir. Anadolu’yu anlamayıp kendi kültürüne yabancı olanlar, göç ve göçmenlerle ilgili oluşturdukları olumsuz algının gerçeği yansıtmadığını elbette fark edeceklerdir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

69 konuşma daha · 20 Haziran 2019

69 konuşmanın tamamı →