Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler
Muğla Milletvekili · Yeni Parti
Genel Kurul, 10. Birleşim · 5. yasama yılı · 22 Ekim 2026 · 501 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Cumhur Uzun (Yeni Parti), 22 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER); konuşma 501 kelime.
Cumhur Uzun (Yeni Parti, Muğla). “Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 22 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/cumhur-uzun-2026-10-22-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler (erişim: 22 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149333
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CUMHUR UZUN (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bu ülkede yatırım fonlarının kuruluşu, yönetimi ve denetimi kanunlarla ve bunlara bağlı olan alt metinlerle, alt mevzuatla düzenlenmiş durumda yani yetki var, kurum var, denetim mekanizması var, eğer bunlar varsa, peki, bütün bunlar olurken ve bunlar varken bu kadar insan nasıl mağdur edilebildi? Demek ki problem mevzuatta değil, problem yöneticilerde, yönetende, sizde.
İktidar günlerdir sorumluluğu birkaç kuruma, birkaç kişiye, sözde nefsine hâkim olamayanlara, vurgunculara, nefsine hâkim olamayan bu vurgunculara bağlama peşinde.
Sonunda söyleyeceğimi en başında söyleyeyim: Sorunun kaynağı saray ve AK PARTİ Genel Merkezidir. Liyakatin yerini partidaşlığa, kurumsal bağımsızlığın yerini tek kişinin iradesine bağladığınız bir düzen oluşturdunuz ve o düzenin yarattığı tüm faturayı millete an an yaşatıyorsunuz.
Bu kriz bir gecede gelmedi değerli arkadaşlar, bunlar olurken para hareketlerini ve olağan dışı kazançlarıizlemekle görevli kurumlar neredeydiler? O kurumlara o yöneticileri kim atadı? Hangi rapor kimin masasında bekletildi? Yapılan uyarıların neden gereği yapılmadı? Uyarılara rağmen harekete geçmeyen bu kurumlar ve saraydan atanan yetkililer uyuyorlar mıydı, niye görevlerini yapmadılar? Bunların hesabını tek tek bu aziz millete vermek zorundasınız.
"Meclis araştırsın." diyoruz, "Hayır." diyorsunuz; "Listeyi açıklayın." diyoruz, açıklamıyorsunuz. Neyi kimden saklıyorsunuz arkadaşlar? Asrın yolsuzluğu yapılırken Meclis bunu araştırmayacak da neyi araştıracak? Şimdi çıkmış "çözüm" diye isteğe bağlı iade getiriyorsunuz. Gönüllü iade ne demek? Kim ne kadar kazandı, kim parasını çekti, kim ne kadarını geri verdi nereden bileceğiz? Liste yok, açıklama yok. Nasıl olacak, nasıl çözeceksiniz? Bir perde çektiniz, hırsızları saklıyor; bir mendil serdiniz, "Gönlünüzden ne koparsa bırakın." diye para topluyorsunuz; hukuk devletinde böyle bir şey olabilir mi? Evinize hırsız girse "Çaldığın televizyonu uygun görürsen getir." mi diyecek ona polis? Getirince suç ortadan mı kalkacak? Kaybolan kamu düzeni geri mi gelecek? Bir daha aynı kapının zorlanmayacağının güvencesini kim verecek? Bir hukukçu olarak söylüyorum: İade zararı gidermeye yarar ama suçu ortadan kaldırmaz. Devletin görevi delilleri toplamak, sorumluları bağımsız yargı önüne çıkarmak, hukuka uygun tedbirler alarak mağdurların hakkını korumaktır. Bunlar failin vicdanına bırakılamaz. Burada bir kez daha açıkça söylüyorum: Sistem kurulmuş, millet fonuna kadar soyulmuştur arkadaşlar. (Yeni Parti sıralarından alkışlar) Çıkmış bir de milyonlarca mağdurun karşısına "Bir musibet bin nasihatten üstündür." diyor, dalga geçer gibi vurguncuları vicdan muhasebesine çağırıyorsunuz. Şaibeli milyonlarını milyarlar yapan, sonra ortadan kaybolanların vicdanına güvenerek bu dosyaların çözümlenmesini bekliyorsanız çok beklersiniz. Vatandaş devletine nasihat dinlemek için değil, hakkını koruyacağına olan inancı nedeniyle güvenir, siz o güveni yok ettiniz. Güven yok olurken tehlike de katlanarak büyümeye devam ediyor. Bu kriz, fonlarda parasını kaybedenleri aşarak başka sektörlere ve daha fazla insana uzanabilecek bir ekonomik sarsıntıya çoktan dönüşmüş durumda. Finansal güven sarsılınca bunun bedelini esnaf da üretici de çalışan da öder.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, tamamlayın.
CUMHUR UZUN (Devamla)Teşekkür ediyorum.
Siz, hâlâ yandaş koruma peşinde koşarken gerekli önlemleri almıyor, tehlikenin boyutunu göremiyorsunuz, görmek istemiyorsunuz. Artık bu mesele, sadece para meselesi değildir arkadaşlar. Bu mesele, devlete güven meselesi hâline gelmiştir. Bu mesele, devletin güven kapısındaki kilidin anahtarının kimde olduğu meselesi hâline gelmiştir ve görüyoruz ki hırsız içeriden olunca kapınız kilit tutmuyor.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (Yeni Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
60 konuşma daha · 22 Ekim 2026