İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 103. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Dilan Kunt Ayan

Şanlıurfa Milletvekili · DEM Parti

Genel Kurul, 103. Birleşim · 4. yasama yılı · 17 Haziran 2026 · 817 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Dilan Kunt Ayan (DEM Parti), 17 Haziran 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 817 kelime.

Dilan Kunt Ayan (DEM Parti, Şanlıurfa). “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 17 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dilan-kunt-ayan-2026-06-17-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-munasebetiyl (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=146088

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa)Teşekkürler Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Yine, toplumun beklentisini karşılamayan bir yasayla karşı karşıyayız ve bu yasanın da 1'inci maddesinde aslında Emniyet teşkilatının idari yapısındaki kadro planlamasına dair belli başı düzenlemeler getirmişler ama ben şimdi size Emniyet teşkilatının topluma bakan yüzünü birazcık anlatmak istedim. Bakın, neler yapılıyor? Çünkü neden bunu istiyoruz? Çünkü her sabah uyandığımızda, televizyonu açtığımızda Emniyetin yapmış olduğu işkenceyle, kötü muameleyle, tazyikli sularla karşı karşıya kalıyoruz. Koskoca İçişleri Bakanlığının medyaya, basına yansıması neden ibaret? Hak ihlalinden ibaret, işkence ve kötü muameleden ibaret ve yine insanlık dışı muamelelerden ibaret. Şimdi, bakın arkadaşlar, ben size bir veri vereceğim. İnsan Hakları Derneğinin verisine göre, son bir yılda işkence ve kötü muamele vakası tam 3.254. Yine, Türkiye İnsan Hakları Vakfının bir verisi var. Türkiye İnsan Hakları Vakfının verisine göre de on yılda tam 7.500 kişi işkence ve kötü muamele uygulandığına dair başvuru yapmış ve gerekli tedaviyi alabilmesi için Vakıftan destek almış. Şimdi, böylesi bir tablo önümüzde var mı? Var ama Emniyet çıkıp açıklama yapıyor Ne diyor? "İşkence yok." Dönüyoruz İçişleri Bakanlığına: "İşkence yok." Adalet Bakanlığına soruyoruz: "İşkence yok." Yani full inkâr siyasetiyle hem yürütme hem iktidar bu politikayı artırarak devam ediyor. Peki, sadece elimizde veri mi var? Hayır, veriler de görüntüler de var arkadaşlar elimizde.

Bakın, ben size bir görüntü göstereceğim. Bu görüntü iki gün önce Ankara'da çekildi, kanlı eller görüyorsunuz, bir öğretmenin elleri bunlar, kalem tutması gereken bir öğretmenin eli. Kim bunu bu hâle getirmiş? Emniyet, polis; işkence ve kötü muamelesi de ortada. Bakın, bunlar görüntülerle sabit. Neden? Ne istedi bu öğretmenler? Haklarını talep ediyorlar ya. "Artık mülakata son verin." diyorlar, "Biz artık sefalet ücretiyle bu ülkede öğretmenlik yapmak istemiyoruz." diyorlar. Karşılığında ne görüyorlar peki? Kalem tutması gereken eller kanlı bir şekilde duruyor.

Bir diğer görüntü arkadaşlar, yine, Ankara'nın göbeğinde, Doruk Maden işçileri, gelmişler, haklarını arıyorlar, diyorlar ki: "Ya, arkadaşım, siz bizim tazminatlarımızı ödemiyorsunuz, yıllardır paralarımızı ödemiyorsunuz, biz bunun için eylem yapıyoruz, hakkımızı istiyoruz." Karşılığında ne görüyorlar? Gaz, cop, su, işkence; bakın, görüntülerle sabit.

Peki, sadece Ankara'da mı oluyor bu? Hayır. Bakın, seçim bölgem olan Urfa, bir görüntüden bahsedeceğim size, Urfa Viranşehir Yolbilen köyü. Yine, ismine "DEDAŞ" dedikleri, bizim "zulümdaş" olarak nitelendirmiş olduğumuz... Ne oluyorsa jandarmaya da jandarma köye gelmiş, 7-8 jandarma adamın boğazını çökmüş, aile feryat içerisinde. Fakat siz buna ne diyeceksiniz? Bize diyeceksiniz ki: "Burada işkence yok, jandarma görevini yapmış." Böyle bir şey olabilir mi arkadaşlar ya? Bakın, geçtiğimiz hafta yine aynısını Urfa'da da gördük, Haliliye'de. 20 yaşında bir genç, evet, ehliyetsiz araç kullanmış. Nedir bunun karşılığı? Suç mudur? Suçtur. Cezası var mıdır? Vardır. Fakat Emniyet ne yapıyor? Gözler önünde ya, görüntüler var arkadaşlar, "Belimde platin var." demesine rağmen öldüresiye dövüyor, görüntülerle sabit. Peki, ne oluyor? Bu suçu işleyen kolluk faili değil -ne yapıyor- bu dayağı yiyen, bu işkenceyi gören genç tutuklanıyor. Şimdi, hâl böyleyken bu işkenceyle mücadele değil arkadaşlar, göz göre göre buna göz yummaktır.

Bunlar tabii ki göz önünde olanlar, tespitli olanlar, elimizdeki deliller, veriler olanlar. Bir de görünmeyenler var; hapishanelerde, kapatma yerlerinde, cezaevlerinde yaşananlar var. Bakın, 2020 yılının ortalarıydı, Hakkâri Belediye Eş Başkanımız Dilek Hatipoğlu tutuklanmıştı. Sincan Kadın Kapalı Hapishanesindeydi ve duruşması için Hakkâri'ye getirildi ve hâliyle Hakkâri'de duruşmaya gidebilmesi için Van T Tipi Kapalı Hapishanesindeydi. Duruşmaya gözleri morlar içerisinde geldi Dilek Başkan. Ertesi sabah hemen Van Hapishanesine onu ziyarete gittim "Ne oldu Başkan?" dedim. Aynen şunu anlattı: "Sabah saatlerinde, erken saatlerinde Van T Tipi Hapishanesine vardık, 2 ceza infaz memuru beni karşıladı. Hâliyle kapalı, kameranın olmadığı bir odaya aldılar beni, odaya geçtik. Hâliyle kaba bir üst araması yapılacak sandım, yüzüme bakarak 'Soyun.' dediler. Nasıl yani, ciddi misiniz? dedim, 'Evet, soyun.' dediler. 'Tabii ki soyunmayacağım, bu muamelenizi kabul etmeyeceğim.'" dedim. "Peki, ne oldu sonra Başkan?" dedim, "Biri kolumdan, biri bacağımdan beni soydular." dedi. Devamını anlatmayacağım çünkü utanç duyuyorum. Umarım bu muameleyi uygulayan da bundan utanç duyuyordur, bilsinler ki ölünceye kadar iki elimiz onların yakasında olacak. Bu kötü muamele sürdüğü sürece biz bu kürsülerden bunu haykırmaya devam edeceğiz.

Peki, ne oldu? Yıl oldu 2026, İBB davasına baktık. Yine, tutuklanan Fatoş Pınar Türker, değil mi, ifadesi ortaya çıktı. Ne dedi Türker? "Gözaltı sürecinde çıplak arama yapıldı bana." dedi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANTamamlayın.

DİLAN KUNT AYAN (Devamla)Bununla da kalmadı, "Savcı göz göre göre beni çocuğumla tehdit etti." dedi ve "Türkiye'de çıplak arama olduğuna inanmıyoruz." diyen iktidar sözcülerine sesleniyoruz biz buradan: Siz inanmayınca hakikatler yok olmuyor arkadaşlar, siz "Çıplak arama yoktur." dediğiniz sürece bu hakikat buharlaşmıyor ve çıplak aramayı mevzuatla izah edemezsiniz, buradan bir kez daha size ifade ediyoruz. Bunun adı işkencedir ve bu işkenceyi yapana da "işkenceci" denir. Biz bunu demeye devam edeceğiz, bunun mücadelesini de sürdürmeye devam edeceğiz. Eğer demokrasiye, hukuka, insanlık onuruna dair tek bir adım atılacaksa emin olun bunun sıfır noktası "İşkence ve kötü muameleye son." demektir. İhmalle, retle "İşkenceye sıfır tolerans." demekle, bunun için propagandalar yapmakla olmaz. Biz insanlık onurunu ayaklar altına alan bu muamelelere karşı mücadelemizi her yerde sürdüreceğiz. (DEM PARTİ, CHP ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

109 konuşma daha · 17 Haziran 2026

Günün kaydı →
109 konuşmanın tamamı →