İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 79. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

HDP Grubu önerisi münasebetiyle

Genel Kurul, 79. Birleşim · 5. yasama yılı · 13 Nisan 2022 · 565 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Dirayet Dilan Taşdemir (Halkların Demokratik Partisi), 13 Nisan 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 565 kelime.

Dirayet Dilan Taşdemir (Halkların Demokratik Partisi, Ağrı). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 79. Birleşim tutanağı, 13 Nisan 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/dirayet-dilan-tasdemir-27-2022-04-13-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=106323

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HDP GRUBU ADINA DİRAYET DİLAN TAŞDEMİR (Ağrı)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, 11 Nisan tarihinde Silivri 5 No.lu Cezaevinde toplu intiharların yaşandığına ve mahpusların ölüme sürüklendiğine dair haberler yansımıştı kamuoyuna. Bu haberler üzerine Özgürlükçü Hukukçular Derneği bir heyet gönderdi cezaevine ve heyet, içerisinde kurum müdürünün de bulunduğu 60’a yakın gardiyanın mahpusların bulunduğu bir koğuşu bastığı, koğuşta “Sizlerle film çekeceğiz.” şeklinde tehditlerde bulunduğu, özellikle 6 mahpusu darbettiği, işkence yaptıkları ve buna karşı, bu işkence ve kötü muameleye karşı mahpusların da toplu intihar girişiminde bulunduğu ve bu toplu intihar girişimi sonucunda Ferhan Yılmaz isimli mahpusun da yaşamını yitirdiği bilgilerini kamuoyuyla paylaştı. Yine, cezaevi idaresinin, yaşananları ailelerine aktarmamaları için mahpusların telefon hakkını gasbettiğini kamuoyuyla paylaştılar. İHD, bu cezaevinde yaşanan duruma ilişkin bir açıklamada bulundu. İHD’nin yaptığı açıklamaya göre, sayım sırasında mahpusların darbedildiği, sürekli işkence yapıldığı, yine mahpusların intihara zorlandığı bilgileri paylaşıldı. Yine, bu darbedilen tutukluların ve mahpusların revire çıkarıldıklarında darbedilmedikleri konusunda beyanda bulunmaya zorlandığı ifade edildi. 8 mahpusun Silivri Devlet Hastanesine kaldırıldığı, kötü muamelenin hâlâ devam ettiği, yine bu mahpusların avukatlarıyla görüşmelerine, aileleriyle görüşmelerine izin verilmediği paylaşıldı. İntihara sürüklenen Coşkun Ağca, Tolga Okçu, Abdulmenav Çetin, H. Masal, Ali isimli mahpuslara dair de hâlâ bir bilgi alınmadığı ifade edildi. Mahpuslar seslerini duyurmak için gerçekten artık çığlık atıyorlar. Sadece Silivri Cezaevinde değil, aslında birçok cezaevinde bugün benzer uygulamalar yaşanıyor. Bu uygulamalar artık rutin hâle geldi. Patnos L Tipi Cezaevinde mahpus Ersin Aslan ailesini telefonla arayarak benzer şeyler ifade ediyor. Yine, kötü muameleye maruz kaldıklarını, gardiyanların gruplar şeklinde koğuşlarını bastığını, bu baskın sürecinde kendilerine kötü muamelede bulunulduğunu, işkence yapıldığını ifade etmiş. Bu işkence sonucunda Bilal Babahan, Vedat Kalın ve Ferit Kaşçı isimli mahpusların yaralandığını, Bilal Babahan'ın iki yerinden kolunun kırık olduğunu ve kolunun şu anda bile askıda olduğunu ifade ediyorlar, diğer tutukluların da darptan kaynaklı vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralandığını ifade etmiş. Gardiyanların tekrardan kendilerine saldırı düzenleyeceği konusunda kaygılarını aileleriyle paylaşmışlar. Aileler bu bilgiyi bize de aktardılar. Bunun üzerine ben kendim de Patnos L Tipi Cezaevi idaresini aradım ama maalesef, ne zaman Patnos ve diğer cezaevleriyle ilgili hak ihlalleri gündeme gelse cezaevlerine ulaşmak mümkün değil, resmen ölü balık taklidi yapıyorlar. Buradan bir kez daha cezaevi idarelerine, bu kötü muamelede bulunan kişilere ve sorumlulara da söylemek istiyorum: İşkence insanlığa karşı suçtur ve bunun zaman aşımı yoktur, bu işlenen suçlardan kaynaklı kendileri de yargılanacaktır.

Yine, bütün bu iddialara ilişkin, bizim partimizin milletvekillerinin de içinde bulunduğu insan hakları örgütlerinin ve avukatların olduğu bir heyet -daha önce de Iğdır Cezaevine ilişkin bu tür iddialar gündeme gelmişti- hem Iğdır S Tipi Cezaevine hem Patnos Cezaevine ziyarette bulunacaklar, bunlara dair görüşlerini de kamuoyuyla paylaşacaklardır.

Değerli arkadaşlar, ülkemizde hiçbir zaman cezaevlerinde insan haklarına uygun uygulamalarda, muamelelerde bulunulmadı ama maalesef, bu dönemde yani AKP döneminde cezaevlerinde yaşanan keyfiyet de hiçbir dönem yaşanmadı, resmen şiddetin örgütlendiği laboratuvarlara dönüştürüldü cezaevleri. Yani denetim yok, hesap verebilirlik yok, resmen bir keyfîlik söz konusu cezaevlerinde. Son dönemlerde artan şüpheli ölümler, intihar girişimleri çoğalmaya başladı. Bizler açısından bu tesadüfi değildir, cezaevlerinde uygulanan özel politikaların sonucudur. Yani binlerce insan zaten yandaş yargının eliyle adil, hukuka uygun bir şekilde yargılanmadı; insanlar cezaevlerine atıldı, yıllarca ceza verildi hatta cezası bitenlerin bile infazı yakılıyor, infazı yakıldığı için tahliye edilemiyor, resmen cezaevinde rehin tutulmaya çalışılıyor. Yani açıkçası, dışarıda insanlara yönelik bu kin, öfke içeride, cezaevlerinde de sürdürülüyor. Nasıl bir intikam, nasıl bir kin anlamak mümkün değil ama şunu bir kez daha hatırlatmak isterim: 80 darbecileri, Mamak, Metris ve Diyarbakır Cezaevlerinde yaşattıkları vahşetle tarihe geçtiler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

78 konuşma daha · 13 Nisan 2022

78 konuşmanın tamamı →