İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 9. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler

Elif Esen

İstanbul Milletvekili · Yeni Yol

Genel Kurul, 9. Birleşim · 5. yasama yılı · 21 Ekim 2026 · 509 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Elif Esen (Yeni Yol), 21 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER); konuşma 509 kelime.

Elif Esen (Yeni Yol, İstanbul). “Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 21 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/elif-esen-2026-10-21-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler (erişim: 22 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149272

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ELİF ESEN (İstanbul)Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Bugün burada aileleriyle birlikte milyonlar için sonu hüsranla biten Türkiye Yüzyılı'nın fon dolandırıcılığını, üç maymun hikâyesini konuşuyoruz. Organize bir suç örgütünün üyelerinin, üst düzey partili abilerinin, babalarının, tanıdıklarının desteğiyle sermaye piyasası sisteminin boşluklarında nasıl doludizgin at koşturduklarını, boş fonları balon gibi şişirdiklerini ve çoğu enflasyon karşısında eriyen helal kazançlarıyla fonlara dâhil olan vatandaşların âdeta bal küpüne çekilen arılar gibi nasıl kandırıldıklarını, dolandırıldıklarını, soyulduklarını ve daha da önemlisi kimlerin neden buna göz yumduğunu konuşuyoruz. Devletin denetim mekanizmaları neden sustu, görevini yapmadı? Müdahale etmek isteyenler neden gönderildi? Kim gönderdi? Dahası, hangi sorumlu sorumsuzlar işini yapmadı da meydan bu dolandırıcılara kaldı konuşuyoruz. Bir yandan da yüzyılın dolandırıcılığın boyutunun da iyi anlaşılması lazım. Bu kadarla sınırlı kalmıyor maalesef skandal, Genel Başkanımız Ali Babacan bugün bahsetti, fonlarda parası olanların haricinde skandal patladığı anda borsada parası olan 7 milyon bireysel yatırımcı da zarar etti bu süreçte. Türkiye'de 27 milyon hane var ve bunların arasında 7 milyon hane etkilendi demek oluyor bu işten yani her 4 aileden 1'i demek bu. Oysa, dolandırıcıların kol gezdiği devlet güvencesindeki sermaye piyasasında bu uçup giden helal paralar kimi için bir ev hayaliydi, kiminin çocuğunun eğitim masrafıydı, kiminin engellisinin bakım masrafıydı, kiminin işletmesinin dönecek sermayesiydi, kimi gencin de gelecek hayali, belki de evlilik parasıydı, uçup gitti. Halka açık olsun veya olmasın, Borsa İstanbulda işlem gören şirketlerin toplam değeri 100 milyar dolar olarak düştü. Peki, 100 milyar dolar ne demek? Bunu bir büyüklük olarak da görelim; 1 milyon 400 bin ton çay demek ve yıllara sari bakıldığında, çay üreticisinin alın teriyle, emeğiyle, helal kazancıyla yüz yıllık emeği demek bu fonda uçup giden paralar. Bu kadar büyük bir vurgundan bahsediyoruz.

Şimdi, iktidarın vatandaşlarımızın zararını nasıl gidermeyi planladığına bir bakalım. Öncelikle, komisyon kurulması, kanunun Mecliste şeffaflıkla ele alınması talep ve ısrarımız iktidar tarafından reddedildi. Bir kere, bu, toplumda şüpheleri kuvvetlendiren bir tavırdır. Ardından gelen kanun teklifini gördük ki pek çok eksikle dolu, derde derman olacak kapsamda değil. Plan ve Bütçe Komisyonunda da görüldü ki ne doğru düzgün anlayan ne de anlatabilen, cevaplayabilen vardı. Uzmanlardan oluşan etkili bir görev gücü kurun dedik ama iki yönetici hariç asrın dolandırıcılığına karışan tüm sorumsuz yetkililer koltuklarında oturmaya devam ediyor, hem de göz yumdukları dolandırıcılığı bu kez çözmek üzere, ne âlâ! Oysa bu işin patladığı gece derhâl hepsi görevden alınmalıydı. Şeffaf olun dedik, şu listeyi açıklayın dedik, açıklamıyorsanız demek ki ucu birilerine dokunuyor dedik; birkaç tıkla görülebilecek liste hâlâ ortada yok. Ne saklıyorsunuz bizlerden, gerçekten çok merak ediyoruz ama bizden çok, bizi şimdi takip eden fonzedeler merak ediyor.

İktidar ne yaptı? "Fazla kazandığını düşünüyorsan iade et." dedi vatandaşlara. "Gönüllü iade" ne demek Allah aşkına? Hırsıza böyle mi söylüyorsunuz? "Çaldığını geri getir, seni cezalandırmayalım." Allah aşkına, bir hukuk devletinde olacak iş midir bu? Böyle devlet mi yönetilir? Bu hem ülkeye hem de sıkıntı içinde kıvranan aileleriyle birlikte milyonlara karşı işlenen bir yönetim beceriksizliği, basiretsizliği ve vebalidir; bunu unutmayalım.

Değerli milletvekilleri, sıkıntı içindeki vatandaşların talebi açık: Şeffaf, adaletli bir çözüm bekliyorlar, ana para iadesi ve TÜFE farkıyla.

5'inci maddeyle yatırımcıya ara ödeme yapılmasının önünün açılmasını elbette gerekli görüyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

136 konuşma daha · 21 Ekim 2026

Günün kaydı →
136 konuşmanın tamamı →