İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 67. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

16 Mart Halepçe katliamı ile Beyazıt katliamının yıl dönümüne; sağlık çalışanlarına, muhtarlara ve çiftçilere verilen sözlere; gıda krizi tehlikesine, Cumhurbaşkanının CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Diyarbakır Annelerini ziyaretine ilişkin sözlerine ve Cumhurbaşkanının Köyceğiz'de yaşayan ve yangınla mücadelede şehit olan Şahin Akdemir'in ailesini Marmaris Öğretmenevi'ne ayağına çağırdığına ilişkin açıklaması

Engin Altay

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 67. Birleşim · 5. yasama yılı · 16 Mart 2022 · 660 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Engin Altay (CHP), 16 Mart 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 16 Mart Halepçe katliamı ile Beyazıt katliamının yıl dönümüne; sağlık çalışanlarına, muhtarlara ve çiftçilere verilen sözlere; gıda krizi tehlikesine, Cumhurbaşkanının CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Diyarbakır Annelerini ziyaretine ilişkin sözlerine ve Cumhurbaşkanının Köyceğiz'de yaşayan ve yangınla mücadelede şehit olan Şahin Akdemir'in ailesini Marmaris Öğretmenevi'ne ayağına çağırdığına ilişkin açıklaması); konuşma 660 kelime.

Engin Altay (CHP, İstanbul). “16 Mart Halepçe katliamı ile Beyazıt katliamının yıl dönümüne; sağlık çalışanlarına, muhtarlara ve çiftçilere verilen sözlere; gıda krizi tehlikesine, Cumhurbaşkanının CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Diyarbakır Annelerini ziyaretine ilişkin sözlerine ve Cumhurbaşkanının Köyceğiz'de yaşayan ve yangınla mücadelede şehit olan Şahin Akdemir'in ailesini Marmaris Öğretmenevi'ne ayağına çağırdığına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 67. Birleşim tutanağı, 16 Mart 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/engin-altay-27-2022-03-16-16-mart-halepce-katliami-ile-beyazit-katliaminin-yil-donumune-saglik (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=105296

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ENGİN ALTAY (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Zatıalinizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Şunu anlamadım tabii: Şimdi, mesela ben 16 Mart Halepçe katliamından bahsedeceğim, 16 Mart Beyazıt katliamından bahsedeceğim; bunları Elitaş mı yaptı ki cevap vermek zorunda hissediyor kendini? Ne alakası var? (CHP sıralarından alkışlar)

Tabii, 16 Mart kötü bir gün esasen. Günlerden 16 Mart; Türkiye için de bölge için de tatsız olaylar yaşadığımız bir tarih; 1988’deki Halepçe katliamını unutmak da mümkün değil, buradan ders çıkarmamak da mümkün değil. Katliamın sorumluları… Tabii, belli hesaplar görüldü ama olan ölen 5 bin kişiye oldu. Kınıyoruz, savaşlar son bulsun diyoruz; hiçbir menfaat ve çıkar savaş sebebi olamaz, böyle bakıyoruz.

Yine, 16 Mart 1978’de Beyazıt’taki hain saldırıda 7 öğrenci katledildi, 40 öğrenci, 40 vatandaşımız yaralandı. Bunlar kınanması gereken ve herkesin kınaması gereken ve son olması dilenmesi gereken hususlardır. Bunları kayıtlara geçirmek istiyorum.

Sayın Başkan, yürütme organı yeni bir modası yeni bir şey icat etti, bunlar hani, icat severler; şimdi sözde müjdeler dönemine girdik. Mesela, 1 Aralıkta burada doktorlarımıza, sağlık çalışanlarımıza ekonomik özlük haklar bakımından sözde müjdeler verildi; aradan dört ay geçti, hâlâ tık yok. 19 Ocakta muhtarlarımıza sözde müjde verildi maaşlarıyla ilgili, hâlâ tık yok. Dün görüştük Sayın Elitaş’la, kanun teklifini getireceklerini söyledi ama ben de tekrar teyit etmek istiyorum, muhtarlarla ilgili kanun teklifinin en azından, maaş bakımından bir an önce gelmesi lazım ve dün söylediğiniz gibi ocaktan geçerli olması lazım; aksini kabul etmiyoruz. Ve siz de dün zaten “Ocaktan geçerli olacak.” dediniz, inşallah, ocaktan itibaren geçerli olur. İnşallah, sözünüzü Erdoğan yere düşürmez Sayın Elitaş.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Sayın Erdoğan, Sayın Kılıçdaroğlu değil.

ENGİN ALTAY (İstanbul)Sayın Kılıçdaroğlu’nun yere düşürdüğü söz yok, sizin çok var, ben şimdi söyleyeceğim.

MUSTAFA ELİTAŞ (Kayseri)Çok yere düşürdü, siz biliyorsunuz, beraber de şahidiz.

ENGİN ALTAY (İstanbul)Doktorlara verdiğiniz söz nerede? Muhtarlara verdiğiniz… Çiftçiye sözler veriliyor, vallahi, güler misin ağlar mısın. Ömer Fethi Bey’e de sordum bugünkü zamları çünkü gübre, mazot zamlarını güncelliyoruz her gün.

Dün Beyefendi diyor ki: “Kapalı modern sulama sistemi kuracağız.” Kur, elinden tutan yok. Dün Beyefendi diyor ki: “Güneşten elektrik üretimine yoğunlaşıp çiftçinin sulama maliyetini düşüreceğiz.” Bak, bu çok güzel. Niye güzel? Çünkü Sayın Erdoğan geç de olsa “Bay Kemal”in projelerini er geç alıp uygulamak üzere yola çıkıyor, bu güzel bir şey. (CHP sıralarından alkışlar) Biz Urfa’da bunu yapacağız dediğimizde Erdoğan dalga geçiyordu.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul)Dün, Sayın Genel Başkan grup toplantısında bunu videoyla da anlattı, tekrar bu sözünü teyit etti. Ne mutlu bize ki Sayın Cumhurbaşkanı da hemen “Güneşten elektrik üretip çiftçinin sulama maliyetini düşüreceğiz.” dedi. Ha, bir şey daha söyledi. Müjdeye bak müjdeye! Çiftçiye diyor ki: “Senin kredi limitini artıracağım.” yani seni daha çok borçlandıracağım, daha çok batıracağım diyor. Bunu da müjde diye sunuyor ya, işte o gücümüze gidiyor ve Erdoğan’a şunu hatırlatmak lazım: Gübreye yüzde 400, mazota yüzde 200, ilaca yüzde 250, elektriğe yüzde 130 zammı hangi fahişçi yaptıysa Erdoğan’ın onu da yakalamasını bekliyorum. Üre gübresi 1.860 liradan 13.500 liraya çıkmış.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ)14 bin lira oldu.

ENGİN ALTAY (İstanbul)“14 oldu.” diyor İlhami Bey. Ömer Bey, artı mı gübre, yeni artış var mı? İlhami Bey “14.” diyor.

Evet, tarımdaki ilaca yüzde 250 zam yapılmış, elektriğe yüzde 130…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun.

ENGİN ALTAY (İstanbul)Ve şuna da çok üzüldüm: Anadolu Ajansı “Flaş... Flaş… Flaş…” diyerek haber geçti. Sayın milletvekilleri, güler misin ağlar mısın dönemi başladı Türkiye'de ya. “Flaş... Flaş… Flaş…” Ne var? Biz dedik ki Ukrayna ile Rusya barıştı galiba. Haber ne? “Ayçiçeği yağı yüklü ilk gemi Boğaz’a girdi.” Vay anasını be! Vay anasını be! Türkiye'yi düşürdüğünüz hâle bakın. Ama tabii, bunlar milletin hâliyle hallenmemenin, milletten kopmanın açık işaretleridir. Çiftçiye ne müjdesi veriyorsun sen? Çiftçi traktörüne mazot dolduramıyor, bir; tarlaya gübre serpemiyor, iki; tarlaya ilaç atamıyor, üç; tarlaya su salamıyor, dört; ahırdaki öküzüne, ineğine saman veremiyor, beş. Başka ne yapamıyor? Çok şey yapamıyor. Bu kafayla giderse Türkiye iki yıl sonra gıda krizi yaşayacak.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

97 konuşma daha · 16 Mart 2022

97 konuşmanın tamamı →