İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 51. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

5 Ocak şair Arif Nihat Asya'nın 42'nci ölüm yıl dönümüne ilişkin açıklaması

Erhan Usta

Samsun Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 51. Birleşim · 2. yasama yılı · 5 Ocak 2017 · 363 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Erhan Usta (MHP), 5 Ocak 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 5 Ocak şair Arif Nihat Asya'nın 42'nci ölüm yıl dönümüne ilişkin açıklaması); konuşma 363 kelime.

Erhan Usta (MHP, Samsun). “5 Ocak şair Arif Nihat Asya'nın 42'nci ölüm yıl dönümüne ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 51. Birleşim tutanağı, 5 Ocak 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erhan-usta-26-2017-01-05-5-ocak-sair-arif-nihat-asya-nin-42-nci-olum-yil-donumune-iliskin-acikl (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=56090

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ERHAN USTA (Samsun)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya’nın ölümünün 42’nci yıl dönümü bugün. Arif Nihat Asya 7 Şubat 1904’te İstanbul Çatalca’da doğdu, 5 Ocak 1975’te Ankara’da yaşamını yitirdi; 1950-1954 arasında da Adana milletvekili olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde bulundu. Arif Nihat Asya Türk’ün bayrağını şiirin burcuna diken 20’nci yüzyılın sanat âlemindeki Ulubatlı Hasan’ı. Dile hâkim, şiirlerinde hece, aruz ve serbest vezinlerin üçünü de başarıyla kullanabilen, sadece vezin ustalığıyla değil, zekâsını şiirine nakşetmenin ifadesi olan nükteleri, zarif buluşları ve benzetmeleriyle de iyi bir şair olarak kabul edilmeyi hak eden bir şairdir. Mevlâna izinde bir yolcu, aynı zamanda “Kubbe-i Hadrâ”nın şairi; sükûnetin, huzurun ve teslimiyetin sanatkârı; kabuğun değil özün, şeklin değil mananın, sathın değil derinliğin tasvircisi; doğru hedefleri gösteren ışık adam.

Arif Nihat Asya’nın bu kadar nitelikleri olmasına rağmen ve bazı şiirleri son günlerde sürekli okunmasına rağmen, ismi bir türlü zikredilmiyor, ismi yâd edilmiyor, âdeta ismine ambargo uygulanıyor.

Mesela şu şiiri çok sık kullanılır:

“Biz kısık sesleriz... Minareleri,

Sen, ezansız bırakma Allah’ım!

Ya çağır surda bal yapanlarını,

Ya kovansız bırakma Allah’ım!

Bizi sen sevgisiz, susuz, havasız;

Ve vatansız bırakma Allah’ım!

Müslümanlıkla yoğrulan yurdu,

Müslümansız bırakma Allah’ım!”

Hele hele, “Bayrak” şiiri vardır ki bu şiir, Millî Eğitim Bakanlığı kararıyla “iyiye, güzele, doğruya yöneltmediği” gerekçesiyle ders kitaplarından çıkartılmıştır.

“Bayrak” şiirinde şöyle der, bazı mısralarını okumak gerekirse büyük şair:

“Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,

Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,

Işık ışık, dalga dalga bayrağım!

Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.

Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim:

Yeryüzünde yer beğen!

Nereye dikilmek istersen,

Söyle, seni oraya dikeyim!”

Bu şiire niye ambargo uygulanıyor bunu anlamak mümkün değil.

“Ağıt”ı vardır onun, hele bundan hiç bahsedilmez:

“Yollara Kürşatlar uzanmış ölü

Ağlasın Ak ülke, ağlasın Süt gölü

Yiğitlerim uyur gurbet ellerde

Kimi Semerkant’ta bekler beni

Kimi Caber’de.

Şu yakın suların

Kolu neden bükülmez

Fırat niçin, Dicle niçin, Aras niçin

Benden doğar, bana dökülmez?”

“Bir Bayrak Rüzgâr Bekliyor” şiirinde de şehitler tepesiyle ilgili olarak şunları söyler:

“Şehitler tepesi boş değil,

Toprağını kahramanlar bekliyor!

Ve bir bayrak dalgalanmak için;

Rüzgâr bekliyor!

Destanı öksüz, sükûtu derin meçhul askerin;

Türbesi yakışmış bu kutlu tepeye

Yattığı toprak belli,

Tuttuğu bayrak belli,

Kim demiş meçhul asker diye?”

Kendisini rahmetle anıyorum.

Teşekkür ederim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

125 konuşma daha · 5 Ocak 2017

125 konuşmanın tamamı →