İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 68. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Bölgede ve dünyada yaşanan gelişmelere, Türkiye'nin askerî gücüne, Ömer Seyfettin ile Azerbaycan'ın kurucu Cumhurbaşkanı Mehmet Emin Resulzâde'nin vefat yıl dönümlerine, Gümrük Birliği'nin imzalanmasının yıl dönümüne ilişkin açıklaması

Erkan Akçay

Manisa Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 68. Birleşim · 4. yasama yılı · 5 Mart 2026 · 748 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Erkan Akçay (MHP), 5 Mart 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bölgede ve dünyada yaşanan gelişmelere, Türkiye'nin askerî gücüne, Ömer Seyfettin ile Azerbaycan'ın kurucu Cumhurbaşkanı Mehmet Emin Resulzâde'nin vefat yıl dönümlerine, Gümrük Birliği'nin imzalanmasının yıl dönümüne ilişkin açıklaması); konuşma 748 kelime.

Erkan Akçay (MHP, Manisa). “Bölgede ve dünyada yaşanan gelişmelere, Türkiye'nin askerî gücüne, Ömer Seyfettin ile Azerbaycan'ın kurucu Cumhurbaşkanı Mehmet Emin Resulzâde'nin vefat yıl dönümlerine, Gümrük Birliği'nin imzalanmasının yıl dönümüne ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 68. Birleşim tutanağı, 5 Mart 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-akcay-2026-03-05-bolgede-ve-dunyada-yasanan-gelismelere-turkiye-nin-askeri-gucune-ome (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=142939

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ERKAN AKÇAY (Manisa)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Bölgemizde ve dünyada her gün vahim gelişmeler yaşanıyor. Kuzeyimizde Rusya ile Ukrayna kanlı bir savaşın içindeyken doğumuzda Afganistan-Pakistan hattı savaş içindedir. Diplomasinin ayaklar altına alındığı, siyonist kışkırtmaların ve emperyalist saldırganlığın bölgemizi adım adım dünya savaşının eşine sürüklediği dehşet verici bir tabloyla karşı karşıyayız. Bu ateş çemberinin ortasında daha dün yaşanan ve Hatay sınırlarımıza kadar yansıyan hadise meselenin ciddiyetini bir kez daha ortaya koymuştur. İran coğrafyasından ateşlendiği iddia edilen ve Akdeniz'de konuşlu NATO hava savunma unsurlarınca havada imha edildiği söylenen balistik füze olayıyla karşı karşıya kaldık. Ancak bu füzenin kimlerin karanlık emelleriyle, hangi eller tarafından ateşlendiği ve asıl hedefin neresi olduğu hususunda ciddi belirsizlikler, muamma dolu noktalar mevcuttur. Bir yanda müttefik denilenler tarafından hedefin ülkemiz olduğu yönünde beyanatlar verilirken diğer yanda komşunuz tarafından bu durumun reddedildiğini görüyoruz. Böylesi puslu havalarda olayların arka planını iyi okumak ve anlamak mecburiyetindeyiz. Ülkemizi bölgesel bir yıkımın, başkalarının yürüttüğü savaşların içine çekmeyi amaçlayan sinsi provokasyonlara, karanlık senaryolara karşı tecrübeli devlet aklıyla ve son derece ihtiyatlı hareket etmeliyiz. Türkiye Cumhuriyeti, bölgesinde istikrarın teminatı, barış için gayret gösteren yegâne taraftır. Bizler çatışmaların yayılmasını değil sükûnetin, barışın ve huzurun sağlanmasını arzu ediyoruz.

Bu vesileyle bir hakikati hatırlatmak istiyorum: Etrafımızdaki coğrafyada son otuz yılda 16 büyük savaş patlak verdi. Bilhassa son günlerdeki gelişmeler güçlü bir orduya sahip olmanın, dışa bağımlılıktan kurtulmuş yerli ve millî bir savunma kapasitesi geliştirmenin bir tercih değil ertelenemez bir beka meselesi olduğunu gözler önüne sermiştir. Bugün, hamdolsun ki devletimiz askerî gücünü, savaşma yeteneğini ve motivasyonunu sahada defalarca ispatlamış bir kudrete ulaşmıştır. Şanlı ordumuz 1974'lerden bu yana yürüttüğü operasyonlarla ve mücadeleyle çelikleşmiş; Suriye'de, Libya'da, Karabağ'da, Somali'de ezberleri bozan, oyunları yıkan bir tecrübeyle donanmıştır. Türkiye'nin askerî gücü artık sadece insan kaynağının cesaretinden değil o cesareti teknolojiyle buluşturan yerli ve millî savunma sanayi devriminden beslenmektedir. Bugün, semalarımızda KAAN'lar, KIZILELMA'lar, ANKA-3'ler, HÜRJET'ler, GÖKBEY'ler bağımsızlığımızın çelik kanatları olarak uçuyorsa, mavi vatanda TCG ANADOLU, TCG İSTANBUL, TCG KINALIADA düşmana korku, dosta güven veriyorsa, karada ALTAY tankımız, FIRTINA obüslerimiz, zırhlı amfibi araçlarımız sınırlarımızın aşılmaz kalkanı olmuşsa, bu, Türk milletinin kendi göbeğini kendi kesme iradesinin muazzam bir sonucudur. Bugün, ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, Baykar gibi gurur kaynağı firmalarımız küresel devler ligindedir. Ürettiğimizi İHA'lar, SİHA'lar, elektrooptik sistemler, akıllı mühimmatlar bugün onlarca ülkeye ihraç edilmekte, Türkiye bölgesel bir tedarikçi ve küresel bir aktör konumuna yükselmektedir. Etrafımızda füzeler uçuşurken, komşularımızın başkentleri bombalanırken bizler ordumuzu güçlü, iç cephemizi sağlam tutmak mecburiyetindeyiz. Çünkü güçlü ordu sarsılmaz iç cepheyle, bağımsız savunma sanayi, millî birlik ve beraberlikle anlam kazanır. Şimdi, daha iyi anlaşılmalı değil mi iç cephemizi tahkim etmedeki samimi gayret ve istekler? Şimdi daha iyi anlaşılmalı "terörsüz Türkiye" hedefindeki ısrar; millî birlik, kardeşlik ve dayanışma azmimizi savunmadaki tavizsiz kararlılığımız. "Armudun sapı, üzümün çöpü" diyerek, birtakım bahaneler üreterek iç cephemizi sarsacak, birlik ve beraberliğimizi zaafa düşürecek tutum ve davranışlardan ve söylemlerden kaçınılması gerekmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Akçay.

ERKAN AKÇAY (Manisa)Biz başkalarının silahıyla nöbet tutma devrini kapattık; kendi silahımızla, kendi uçağımızla, kendi gemimizle, başkent Ankara'nın vizyonuyla bu coğrafyada barışın, huzurun ve Türkiye Yüzyılı'nın teminatı olmaya devam edeceğiz. Bizler komşu coğrafyalarımızda derhâl silahların susmasını, akan kanın durmasını, bölgesel barışın tesis edilmesini istiyoruz. Ancak herkes şunu iyi bilmelidir ki barış çağrımız bir zafiyet değil, devlet aklının ve tarihî tecrübelerimizin gereğidir. Türkiye, millî bekasına ve sınırlarına yönelecek her türlü tehdidi kimden gelirse gelsin kaynağında yok edecek kudrete, cesarete ve çelikten iradeye sahiptir. Vatanımıza yönelik sinsi oyunlar peşinde olanlar akıllı olsunlar, bizi test etmeye kalkışmasınlar. Bugün şehirlerde çalan siren sesleriyle sığınaklarına kaçışanlar yarın bozkurt sesleriyle panik içinde ödlerinin patlayabileceğini de unutmasınlar.

Sayın Başkan, 6 Mart, Türk edebiyatının sönmeyen meşalesi, millî şuurumuzun usta kalemi Ömer Seyfettin'in vefatının yıl dönümüdür. Ömer Seyfettin yalnızca bir hikâyeci değil çökmekte olan bir imparatorluğun küllerinden yepyeni ve yükselen bir Türkiye fikrini yeşerten bir dava insanıdır. Yeni lisan hareketiyle Türkçemizi yabancı kelime ve terkiplerden kurtarmış, dilde birliği savunarak millî birliğimizin sarsılmaz temellerini atmıştır. O, "Pembe İncili Kaftan"da devlet şuuru ve onurunu ve baş eğmezliğini; "Kızılelma Neresi" hikâyesinde Türk'ün cihan mefkûresini, "Primo Türk Çocuğu"nda ise millî şuuru nesillerimizin zihnine nakış nakış işlemiştir. Ayrıca, Forsa, Başını Vermeyen Şehit, Bomba ve Yalnız Efe gibi ölümsüz eserleriyle de millî hafızamıza silinmez mühürler vurmuştur. Bizzat Balkan Savaşı'nda cephede kaleme aldığı "Balkan Harbi Hatıraları" adlı eserinde ise iç çekişmelerin ve siyasi kör dövüşlerin millî direnci nasıl felce uğrattığını, yüzlerce yıllık Balkan yurtlarımızdan o acı dolu çekiliş sürecimizi ibretlik bir vesika olarak tarihe not düşmüştür. Otuz altı yıllık ömrüne milletimizin uyanış destanını sığdıran Ömer Seyfettin'i şükran ve rahmetle anıyorum.

Sayın Başkan, 6 Mart kardeş Azerbaycan'ın kurucu Cumhurbaşkanı...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

103 konuşma daha · 5 Mart 2026

Günün kaydı →
103 konuşmanın tamamı →