Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez'in, Amasra'da yaşanan maden kazasına ilişkin Yürütme adına gündem dışı açıklaması nedeniyle şahsı adına konuşması
İstanbul Milletvekili ·
Genel Kurul, 8. Birleşim · 6. yasama yılı · 18 Ekim 2022 · 667 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Erkan Baş, 18 Ekim 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez'in, Amasra'da yaşanan maden kazasına ilişkin Yürütme adına gündem dışı açıklaması nedeniyle şahsı adına konuşması); konuşma 667 kelime.
Erkan Baş (İstanbul). “Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez'in, Amasra'da yaşanan maden kazasına ilişkin Yürütme adına gündem dışı açıklaması nedeniyle şahsı adına konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim tutanağı, 18 Ekim 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erkan-bas-27-2022-10-18-enerji-ve-tabii-kaynaklar-bakani-fatih-donmez-in-amasra-da-yasanan-ma (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=109756
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)ERKAN BAŞ (İstanbul)Yitirdiğimiz 41 madenciyi saygıyla anıyor; ailelerine, yakınlarına, tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum. Türkiye işçi sınıfının başı sağ olsun.
Şimdi, bugün, burada da aşağı yukarı dört gündür her konuşan üzüntü ifade ediyor. Biz de gerçekten üzüntülüyüz ama tam da bu nedenle gerçekten söylüyorum, çok öfkeliyiz ve her konuşmanız öfkemizi büyütüyor ve bunu gizleme gereği falan da duymuyorum. Gerçekten üzülüyorsak öfkelenmek durumundayız. Neden, biliyor musunuz? Bakın burada her Allah’ın günü, deyim yerindeyse, kırk takla atıyoruz, işçi sınıfı, işçiler nasıl yaşıyor, anlatmaya çalışıyoruz, ne dinliyorsunuz ne gündeme alıyorsunuz, ancak 40 işçi hayatını kaybedince gündem dışı konuşma konusu yapıyoruz.
Şimdi şunu düşünmenizi rica ediyorum: Cuma günü 18.15’te bu elim olay yaşandı, her ağzını açan, her ağzını açan “Devletimiz bütün olanaklarını seferber etti.” “Devletimiz bütün olanaklarını seferber etti.” Ya bu devlet bütün olanaklarını olaylar olmadan seferber etse, bu insanlar yaşasa günaha mı girersiniz? İşçiler ölmediği sürece sizin gündeminize girmeyecek mi hiç ya? Yirmi yıldır iktidardalar, yirmi yıldır iktidardalar, hâlâ önümüzdeki yüzyılda önleyeceklerini anlatıyorlar ve bunu bekliyor.
Şimdi, Bakan -gerçekten büyük bir samimiyetle dinledim- ne diyecek acaba? Yerinde olmak istemediğim en büyük kişi şu anda, ne diyecek? Yirmi-yirmi beş dakika bir cümle söyledi ya: Vallahi billahi bizim suçumuz yok. Başka hiçbir şey demedi. Ben de sormak istiyorum ya.
MÜCAHİT DURMUŞOĞLU (Osmaniye)Olayı aydınlattı, aydınlattı olayı.
ERKAN BAŞ (Devamla)Bakın, değerli arkadaşlar, normal bir ülkede olsak çoktan istifa etmesi gereken, Japonya’da olsak harakiri yapması gereken ama maalesef AKP Türkiyesinde hâlâ bakan koltuğunda oturan kişiye sormak istiyorum: Bir ay önce Amasra’ya gittiniz değil mi? Sayıştay bu raporları yazdı, önünüze koydu değil mi? Ya, arkadaşlar ben ilçe ziyaretine gittiğimde, bir ilçe örgütünü ziyarete gittiğimde gitmeden önce bir raporlara bakıyorum, gittiğimde de oradaki arkadaşa soruyorum. Ya, bundan bir ay önce oraya gittiğinde şu Sayıştay raporlarının gereğini yaptınız mı diye sorsaydı bu 41 işçi bugün yaşardı. Bu ihtimal bile bir insanın istifa etmesi için yeterli, bu ihtimal bile yeterli ama ne yaptınız…
Bakın, Sayıştay raporu… Hani Sayıştayın her lafına cevap yetiştiriyorsunuz. Sayıştay diyor ki o işletme için: “1.145 işçi olması gerekirken 622 çalışan var.” Ve aynen cümle şu: “Kritik zamanlarda müdahale edilemiyor, iş güvenliği olumsuz etkileniyor.” Söylemiş, Sayın Bakan, söylemiş. Gittin, ne yaptın orada ya, turistik gezi mi yaptın? Fotoğraf çektirdiğin insanların yarısı yok bugün.
MÜCAHİT DURMUŞOĞLU (Osmaniye)Denetime gidilmiş, bakılmış…
ERKAN BAŞ (Devamla)İnsanların yarısı ölmüş, o fotoğrafta yanındaki çocuk şu anda ölmüş; hâlâ koltukta oturuyor.
MÜCAHİT DURMUŞOĞLU (Osmaniye)Sayın Bakan ne yapsın yani burada?
ERKAN BAŞ (Devamla)Şimdi, “kader planı” diye yeni bir laf öğrendik, kader planı. Burada kayıtlara geçsin diye okuyorum, kayıtlara girsin diye okuyorum; aynen şöyle demiş, Cumhurbaşkanı gidiyor, diyor ki: “Şükürler olsun, hamdolsun, 41 cenazemize yirmi dört saat içerisinde ulaştık.” Ya, biz sizden insanları hayatta tutmanızı istiyoruz, ölüleri toplamanızı istemiyoruz ki ölümleri engellemenizi istiyoruz. Siz cenaze toplamakla övünen bir iktidarsınız. Neymiş? Kadermiş. Lanet olsun böyle kadere! Hep işçi çocukları, hep yoksul çocukları mı ölüyor ya! (CHP ve HDP sıralarından alkışlar) Lanet olsun böyle kadere! Bir patron çocuğu ölmez mi? Hepsi zenginleşirken sürekli yoksul çocuklarına kader, kader, kader! Hep bize mi bu kader ya!
BÜLENT TURAN (Çanakkale)Sen anlamazsın o işi.
MAHMUT TOĞRUL (Gaziantep)Zengin olma kaderi verilmiş onlara.
ERKAN BAŞ (Devamla)Değerli arkadaşlar, şöyle söylemiş: “Dalga geçebilir birileri.” Hani Bülent Bey bana diyor ya “Sen anlamazsın.” “Dalga geçebilir…” Hayır, dalga geçmiyorum, gayet iyi anlıyorum. 41 insanın arkasından dalga geçilmez. Bak, yemin ediyorum, dişlerimi sıkıyorum, yumruklarımı sıkıyorum, isyan ediyorum. Dalga falan geçmiyorum. Utanıyorum, bu ülkeyi böyle bir zihniyet yönettiği için utanıyorum ya!
ÇİĞDEM ERDOĞAN ATABEK (Sakarya)Sen kendinden utansana ya, sen kendinden utan!
MÜCAHİT DURMUŞOĞLU (Osmaniye)Utanılacak hiçbir şeyimiz yok.
ERKAN BAŞ (Devamla)Lanet olsun sizin kaderinize! “Kader.” “Kader.” hep bize kader!
SÜLEYMAN KARAMAN (Erzincan)Kadere lanet okuma ya!
ÇİĞDEM ERDOĞAN ATABEK (Sakarya)Lanet okuyup durma orada, milletin kürsüsünde.
ERKAN BAŞ (Devamla)Buradan tüm Türkiye’ye sesleniyorum, şunu bilelim: 84 milyon yurttaş, hepimiz, en başta kendim; hepimiz suçluyuz. Ben Türkiye İşçi Partisinin Genel Başkanıyım ya; Türkiye İşçi Partisi, bu kadar işçi düşmanı...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
51 konuşma daha · 18 Ekim 2022