İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 8. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

MHP Grubu önerisi münasebetiyle

Erol Katırcıoğlu

İstanbul Milletvekili · HDP

Genel Kurul, 8. Birleşim · 2. yasama yılı · 17 Ekim 2018 · 318 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Erol Katırcıoğlu (HDP), 17 Ekim 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: MHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 318 kelime.

Erol Katırcıoğlu (HDP, İstanbul). “MHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim tutanağı, 17 Ekim 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erol-katircioglu-27-2018-10-17-mhp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=71861

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HDP GRUBU ADINA EROL KATIRCIOĞLU (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu konunun gündeme gelmiş olması gerçekten sevindirici çünkü gerçekten Türkiye'nin sanayileşememesinin, Türkiye'nin gelişememesinin önemli nedenlerinden biriyle de ilişkili. Neden ilişkili? Şundan ilişkili, şimdi, şöyle bir durumla karşı karşıyayız: Dünyanın fındık üretiminin yüzde 70-80’ini Türkiye’de biz üretiyoruz fakat fiyatlarıyla ilgili olarak herhangi bir etkimiz ve katkımız yok. Tıpkı bor madenine benziyor esasında. Bor madeninde de, bildiğiniz gibi, dünyada en büyük, en geniş rezervlere sahip olduğumuz hâlde bor fiyatlarını belirleme şansımız yok. Esasında bu bir soru: Niçin yok? Neden bizim fındık fiyatının belirlenmesiyle ilgili olarak herhangi bir katkımız, herhangi bir etkimiz olmuyor? Tamamen Avrupa’nın büyük şirketlerinin etkilediği borsalarda belirlenen fiyatları kabul ederek biz ihracat fiyatlarımızı belirliyoruz, bu çok temel bir problem. Dolayısıyla da öneriyi bu anlamda yararlı ve üzerinde düşünülmesi gereken bir konu olarak görüyoruz.

Şimdi, esasında sorunlar yumağına baktığımızda -benden önce konuşan arkadaşlarımız en azından çok kabaca değindiler, ben de bir başka kısmına değineyim- bir kere, geleneksel destekleme politikalarından vazgeçildikten sonra yerine konulan şey serbest piyasa ekonomisi oldu arkadaşlar. Oysa bu tür sektörlerde serbest piyasa ekonomisi “Hadi biz serbest piyasa ekonomisi yapıyoruz.” diyerek devletin tümüyle o alandan çıkmasıyla kendiliğinden gerçekleşmez. Serbest piyasa ekonomisi kendiliğinden olan bir şey değildir zaten. Ama Türkiye 1980 itibarıyla serbest piyasa ekonomisine geçtiğini söyleyen bir ülke oldu fakat serbest piyasa ekonomisinin gereğini de yapan bir ülke olamadı maalesef.

Şimdi, bakın, arkadaşlar, ben özellikle konunun şu yanının önemli olduğunu düşünüyorum: Yine, benden önce konuşan arkadaşlardan biri değindi; fındık ihracatının aşağı yukarı yüzde 50’si yabancı 3 şirketin elinde; yanlış duymadınız, yabancı 3 şirketin elinde; onlar ihracatı yapıyorlar, dolayısıyla da onlar esasında bir tür kartel gibi davranarak iç piyasa fiyatlarını büyük ölçüde belirler bir güce sahipler. Dolayısıyla da “Serbest piyasa ekonomisine geçildi.” dedikleri günden itibaren tüketicimiz karşılaştığı fiyat politikalarından veya fiyat düzeylerinden hep olumsuz etkilenmiştir ve o sebeple de fındık üreticilerimiz gerçekten de mağdur durumdadır.

Son bir şey…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

149 konuşma daha · 17 Ekim 2018

149 konuşmanın tamamı →