İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 10. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

CHP Grubu önerisi münasebetiyle

Erol Katırcıoğlu

İstanbul Milletvekili · HDP

Genel Kurul, 10. Birleşim · 2. yasama yılı · 24 Ekim 2018 · 489 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Erol Katırcıoğlu (HDP), 24 Ekim 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 489 kelime.

Erol Katırcıoğlu (HDP, İstanbul). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 24 Ekim 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erol-katircioglu-27-2018-10-24-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=72112

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HDP GRUBU ADINA EROL KATIRCIOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisinin araştırma önergesini desteklemek üzere, grubum adına sizlerle birkaç şeyi paylaşmak istiyorum.

Şimdi, konu, çok geniş bir konu sonuç olarak çünkü “eğitim” dediğimizde, özellikle “üniversite eğitimi” dediğimizde çok yanlış bir yolda gittiğimiz çok açık. Özellikle Adalet ve Kalkınma Partisinin milletvekilleri, lütfen dikkat edin bunlara.

Şimdi, Sayın Cumhurbaşkanımız geçen gün şöyle bir cümle söyledi, bakın, okuyorum, diyor ki: “Türkiye'nin nasıl oluyor da bugün dünyanın en büyük 500 üniversitesi arasında esamesi okunmuyor? Demek ki bir şeyleri kaybettik, bir yerde bir sıkıntı var, bir şeyleri ihmal ettik.” Şimdi, arkadaşlar, bu ilk defa -ya da en azından bana ilk defa geliyor- yapılan yanlışların olduğunu ima eden bir cümle. Evet, üniversite konusunda Türkiye Cumhuriyeti hükûmetleri uzun bir zamandan beri yanlış yapıyor. Ben bu yanlışları daha ayrıntısıyla konuşmayacağım, çok vaktimiz yok sonuç olarak. Ama benden önce konuşan diğer arkadaşlar zaten özellikle üniversite ve yükseköğretimin sorunlarına değindi. Ama ben birkaç tane şeye değinmek istiyorum.

Bunlardan bir tanesi şu: Üniversite dediğiniz yer, özgür olması gereken bir yerdir arkadaşlar. Özgür olmak ne demek? Özgür olmak, özellikle öğretim üyelerinin düşündüğünü söyleyebilecek bir ortama sahip olmaları anlamına gelir. Bakın, ben bir üniversite mensubu olarak şunu söyleyebilirim ki bugün üniversitelerde üniversite hocaları kendi düşüncelerini açıklamaktan bile kaçınıyorlar. Dikkat ederseniz eskisinden çok daha az ölçüde televizyon programlarına çıkıyorlar ve gazetelerde görüş belirtiyorlar. Bu neyi söylüyor? Bu, üniversite eğitimi üzerinde, özellikle özgürlük bakımından büyük bir baskı var arkadaşlar.

İkincisi, ben vakıf üniversitelerini dikkatinize getirmek istiyorum. Bugün vakıf üniversiteleri, Türkiye eğitim sisteminin en önemli sorunlarından bir tanesidir çünkü bunlar, “vakıf üniversitesi” adı altında aslında ticarethanedir. Bunlar “vakıf” olduklarını iddia ederek vakıflara tahsis edilmiş olan vergi vermemek gibi bir imkânı kullanıyorlar. Ama esas itibarıyla, bugün söyleyebilirim ki kurulmuş olan aşağı yukarı 75 tane vakıf üniversitesi var, bu üniversitelerin hemen hemen tamamı ticari işletmedir arkadaşlar, vergi vermemektedirler ve yüksek kazanç elde etmektedirler.

Bu meseleyi, sizlerin Millî Eğitim Bakanı olan, benim de hasbelkader arkadaşım olan Ömer Dinçer’in Millî Eğitim Bakanı olduğu zaman kendisiyle paylaştım ve kendisini bir biçimde bu üniversite eğitimine, özellikle vakıf üniversiteleri meselesine inmeleri gerektiğini söyledim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANToparlayın Sayın Milletvekilim.

EROL KATIRCIOĞLU (Devamla)Teşekkür ederim Sayın Başkan.

O da bana şunu söylemişti arkadaşlar, bir kısmınız biliyordur tahmin ediyorum, dedi ki: “Biz bir yasa çıkaracağız, vakıf üniversiteleri Vakıflar Kanunu’na tabi olacak, diğer özel üniversiteler Şirketler Kanunu’na tabi olacak.” Ama arkadaşlar bu yapılamadı. “Bunun yapılıp yapılmaması doğru mudur, yanlış mıdır?” tartışması da önemli bir tartışma ama şunu söyleyeyim ki özgürlüğü yaşayamayan bir üniversite, üniversite değildir. O sebeple de dünyanın en büyük 500 üniversitesi arasında Türkiye Cumhuriyeti’nin sınırları içinde var olan üniversitelerimizin hiçbiri yoktur. Bu, gerçekten bizim bu araştırma önerisine destek vermemiz anlamına geliyor ve böylelikle en azından durumun ne olduğunu anlamamız mümkün olabilecek diye düşünüyorum.

Özellikle Adalet ve Kalkınma Partisinin milletvekillerine sesleniyorum tekrar: Sayın Cumhurbaşkanının cümlesi, çok doğru bir cümleydi. Lütfen bu cümleyi düşünerek bu konuda görüş belirtin ve oy verin.

Hepinize saygılar sunuyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

86 konuşma daha · 24 Ekim 2018

86 konuşmanın tamamı →