İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili ·
Genel Kurul, 42. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Ocak 2019 · 357 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Erol Katırcıoğlu, 8 Ocak 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 357 kelime.
Erol Katırcıoğlu (İstanbul). “İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 42. Birleşim tutanağı, 8 Ocak 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erol-katircioglu-27-2019-01-08-iyi-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=75660
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HDP GRUBU ADINA EROL KATIRCIOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli üyeler; ben de partim adına konuşuyorum ve İYİ PARTİ’nin bu önerisini farklı sebeplerle de olsa desteklediğimizi söylemek istiyorum.
Bir kere, doğrusunu isterseniz, özelleştirmeyle ilgili olarak kanun kuvvetindeki kararnamede ifadesini bulan verimliliğin artışı vesaire gibi meseleler, artık, özelleştirmeyle ilgili olarak konuşulan meseleler değiller esasında. Yani özelleştirme, bildiğiniz gibi, 1980’lerde ortaya atılan ve doğrudan doğruya serbest piyasa ekonomisi perspektifini hayata geçirmek üzere olan bir anlayışın sonucuydu ve bu anlayış esas itibarıyla devletin işletmeci olmasının yararlı olmadığı argümanından giderek ortaya çıkmıştı ve hepiniz de biliyorsunuz, biz de 1980’lerden itibaren böyle bir anlayış içinde bir sürü şeyi özelleştirdik vesaire. Fakat arkadaşlar, bu iş bitti yani bugünün dünyasında, bugünün işletme ve endüstriyel teorileri çerçevesinde baktığımızda, biz, artık, verimlilikle ilgili olarak “Özel sektör daha verimli, onun için de işletmeleri daha verimli kullanır.” vesaire, bunların çoğunun esasında doğru olmadığını, gerçek olmadığını ve gerçeklerle de desteklenmediğini biliyoruz.
Şimdi dolayısıyla da burada özelleştirmenin gerekçesi olarak “verimliliğin artırılması” bence gereksiz, anlamı olmayan bir ifade. Peki, niçin bunu böyle yapmak istiyorlar? Niçin özelleştirmek istiyorlar? Üstelik de anladığım kadarıyla, Hulusi Akar’ın bu ziyaretinde, kendisinin ifade ettiği gibi, işletme hakkının kiralanması, işletme hakkının devredilmesi biçiminde bir özelleştirme olacağı, dolayısıyla mülkiyetin özelleştirilmeyeceği söyleniyor. Peki, bunu niçin yaparsınız? Bunu şunun için yaparsınız: Ya işletmeyi işletmek istemiyorsunuzdur ya da finansmanınız yoktur, işletme sermayeniz yoktur. Onun için ne yaparsınız? Bunun işletme hakkını devredersiniz ki birileri para koysunlar, çalıştırsınlar. Şimdi, burada hangisi böyle? Yani, sahiden, askeriyeye ait olan bu işletmenin finansman sorunu mu var? Ondan dolayı mı biz bunun işletme hakkını devretmeye kalkıyoruz? Doğrusunu isterseniz, bu da bana çok anlamlı gelmiyor, ikna edici değil.
Dolayısıyla da ben, bu yönde, öneride de ifadesini bulan bir biçimde, bu önerinin doğrudan doğruya, uzunca bir zamandan beri özellikle, bugün yürütmenin iktisatla ilgili anlayışlarının bir ürünü olduğunu düşünüyorum yani giderek merkezileşme ve giderek de devletin imkânlarını kendi etki alanında olan insanlara bir şekilde devretme -peşkeş çekme de denilebilir ama hani, ben onu kullanmak istemedim- diye düşünüyorum. Dolayısıyla bunun hakikaten bir şeyi yok. Açıkça şunu söylemek lazım -yürütmeye söylüyorum tabii, sizlere değil- şöyle demek lazım: “Biz bunu kendimiz yönetemiyoruz…”
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
EROL KATIRCIOĞLU (Devamla)Başkanım, bir dakika…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
83 konuşma daha · 8 Ocak 2019