İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 84. BİRLEŞİM · SALI

İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle

Erol Katırcıoğlu

İstanbul Milletvekili ·

Genel Kurul, 84. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Mayıs 2019 · 339 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Erol Katırcıoğlu, 28 Mayıs 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 339 kelime.

Erol Katırcıoğlu (İstanbul). “İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 84. Birleşim tutanağı, 28 Mayıs 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erol-katircioglu-27-2019-05-28-iyi-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=78148

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HDP GRUBU ADINA EROL KATIRCIOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, sayın vekiller; hepinizi saygıyla selamlıyorum. İYİ PARTİ’nin Trabzon bağlamında verdiği önergeyle ilgili olarak Halkların Demokratik Partisinin görüşlerini sizlerle paylaşacağım.

Şimdi, efendim, öncelikle şunu belirtmek lazım: Trabzon’da yaşanan, arkadaşımızın da altını çizdiği sorunlar sadece Trabzon’a ait sorunlar değil. Yani bugün, özellikle ürün çeşitliliği az olan bölgelerde farklı etkiler ortaya çıkıyor kriz koşulları altında. Bakın, şimdi ekonomide bir kriz var ve kriz, sanıldığı gibi herkesi, her şeyi ve her yeri eşit bir şekilde etkilemiyor. Kriz koşullarında bazı insanlar daha fazla etkileniyor bazı insanlar daha az etkileniyor veya bölgelerle ilgili olarak söyleyecek olursak bazı bölgeler daha fazla etkileniyor bazı bölgeler daha az etkileniyor. Trabzon gibi az sayıda ürün çeşitliliğine sahip olan bir bölgede doğal olarak krizin etkileri çok daha fazla olacaktır ki öyledir gerçekten. Ve bugün Trabzon, ülkenin çok çeşitli yerlerinde de yaşanan benzer durumlara yani bir anlamda geçim sıkıntısı içinde yaşanan bir duruma gelmiş vaziyette.

Şimdi, bunun sebeplerinin tabii ki uzunca konuşulması gerekir ve bu araştırma önergesi kabul edilirse -herhâlde- konuşmamız gereken konular var, ben birkaç tanesini dikkatinize sunmak istiyorum. Bunlardan bir tanesi şu: Adalet ve Kalkınma Partisi iktidara geldikten sonra tarım politikalarıyla ilgili olarak kendisine önerilen ve daha çok “liberal politikalar” dediğimiz politikaları uygulamayı tercih etti. Bakın, özellikle tarım, iklim koşulları sebebiyle veya ürün nitelikleri gereğiyle devlet tarafından desteklenmesi gereken bir üretim alanıdır ki bütün dünyada da bu böyledir. Fakat bizde, bir anlamda özelleştirmelerle, bu bölgeleri yani tarım bölgelerini serbest piyasa koşullarına açmaya yönelik olmak üzere bir politika benimsendi. Bunun sonucunda olanlar çok ilginçtir bence, mesela fındıkta fındık alım politikalarını belirlemek üzere FİSKOBİRLİK’in görevlendirildiğini biliyoruz fakat aynı zamanda piyasaya bu alım imkânları sunulduğu için de -yine hepinizin de bildiği gibi, daha önce de tartıştığımız gibi- bir İtalyan firması Ferrero fındık alımında birinci derecede etkili olabiliyor ve dolayısıyla da fındık fiyatının belirlenmesinde büyük bir yetki almış gibi oluyor.

İkinci olarak, mesela tütünde de aynı şey geçerli. Tütünde, biliyorsunuz, TEKEL bu işleri yapardı fakat TEKEL özelleştirildikten sonra esasında piyasa büyük ölçüde kurulmuş olan kurul tarafından denetlenir hâle geldi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

94 konuşma daha · 28 Mayıs 2019

94 konuşmanın tamamı →