İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 44. BİRLEŞİM · SALI

HDP Grubu önerisi münasebetiyle

Genel Kurul, 44. Birleşim · 4. yasama yılı · 9 Şubat 2021 · 467 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Erol Katırcıoğlu (Halkların Demokratik Partisi), 9 Şubat 2021 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 467 kelime.

Erol Katırcıoğlu (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 44. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2021. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/erol-katircioglu-27-2021-02-09-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=94993

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HDP GRUBU ADINA EROL KATIRCIOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Halkların Demokratik Partisinin verdiği önerge üzerine söz aldım ve doğal olarak son zamanlarda özellikle ekonomide olan bitenler çerçevesinde iktidarın politikalarının yanlışlıkları üzerine birkaç tespitte bulunmaya çalışacağım.

Değerli arkadaşlar, yani, galiba şunu söylemem lazım gelir ki ekonomi, Türkiye’de özellikle ekonomi alanında olan bitenler, ekonomi alanındaki aktörlerin ilişkilerinden değil, siyasilerin ekonomiyle ilişkileriyle ilgili biçim alıyor. Dolayısıyla da ekonomiyi konuşurken kaçınılmaz olarak siyaseti konuşmak zorunda kalıyoruz ve kalmalıyız diye düşünüyorum çünkü gerçekten de olay çok açık. Nedir açık olan? Ekonomide alınan kararlar genellikle yanlış sonuçlar üretti şimdiye kadar. Yani daha önceki konuşmalarımda 2009’a kadar Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarının aldığı kararların olumlu sonuçları olduğundan söz ettim, onun için o kadar geriye gitmeyeceğim ama son zamanlarda alınan kararlar doğru kararlar değil arkadaşlar. Bir yanılgı var, bu yanılgı büyük ölçüde şöyle bir yanılgı: Eğer bir ekonomide, ekonomi kötüye giderken patronları desteklemek, iş adamlarını desteklemek, onların daha fazla yatırım yapmalarını sağlayarak ekonomide istihdamı artırmak için, enflasyonu düşürmek için önemli bir perspektiftir diye kimi iktisatçıların da benimsediği bir bakış açısından baktınız ama değerli arkadaşlar, bunun sonuçlarını biliyorsunuz. Bunun sonuçları, yani şöyle söyleyeyim, büyük ölçüde parasal genişleme yaptınız ve bu parasal genişlemenin sonuçları da doların yükselmesine, enflasyonun yükselmesine ve sandığınız veya istediğiniz gibi üretimin artmasına sebep olmadı. Dolayısıyla da daha sonra ekonomi yönetiminde yapılan değişikliklerin olumlu katkılarından söz etmek belki mümkün yani Merkez Bankası Başkanının değiştirilmesinin, ekonomiden sorumlu Bakanın değiştirilmesinin olumlu bir katkı yaptığını söyleyebiliriz fakat değerli arkadaşlar, yine de sonuçta, baktığımızda sorun çözülmüyor, çözülmemiş vaziyette.

Bakın, ne oldu diye bakarsanız, enflasyon oranını TÜİK’in verdiği orandan giderseniz, yüzde 8,36 gibi bir rakamla ücret düzenlemesi yaptınız fakat arkadaşlar, yılbaşından itibaren yapılan zamlara ortalama olarak baktığımızda yüzde 33. Yani bir yandan verdiğinizden daha fazlasını geriye çektiniz ve buna da devam ediyorsunuz üstelik. Nasıl ediyorsunuz? İşte, doğal gaza 2 defa zam yaptınız, elektriğe zam yaptınız, hemen hemen zam yapılmayan ürün yok neredeyse piyasada ve buna devam ediyorsunuz; sanıyorsunuz ki buna devam ederek bu işi düzeltebilirsiniz. Hayır arkadaşlar, öyle olmayacak. Daha önce de söylediğim gibi, bu parasal genişleme nasıl sonuçta enflasyona sebep olduysa, şimdi bu yaptığınız da aslında enflasyonu yüzde 14,60’lardan alacak, yüzde 17’lere kadar tırmanmasına neden olacak. Göreceksiniz, önümüzdeki ay enflasyon oranı açıklandığında yine bu konuyu sizlerle konuşmayı umarım. Asgari ücrette 500 liralık artış yaptınız fakat açlık sınırında en azından 70 lira civarında bir artışa sebep oldu. Dolayısıyla da yine orada da asgari ücrete verileni geri almış oldunuz bir bakıma yapılan zamlarla.

Değerli arkadaşlar, son zamanlarda Dünya Bankasının özellikle yaptığı iki çalışma var, kısaca bahsetmek isterim, doğrusunu isterseniz belki bir uyarı sağlayabilir sizin için de. 130 civarında ülke üzerinden yani 130 civarında ülkenin verileri kullanılarak yapılmış. Bu çalışma şunu söylüyor: Pandemi kısa dönemde siyasi gerginliklerle ilgili olarak bir etki üretmeyebilir ama pandemi geçtiği andan itibaren siyasi gerginlikler daha hızlı bir şekilde artacaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

90 konuşma daha · 9 Şubat 2021

90 konuşmanın tamamı →