İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 27. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle

Feridun Bahşi

Antalya Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 27. Birleşim · 2. yasama yılı · 6 Aralık 2018 · 504 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Feridun Bahşi (İYİ Parti), 6 Aralık 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 504 kelime.

Feridun Bahşi (İYİ Parti, Antalya). “Abonelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 6 Aralık 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/feridun-bahsi-27-2018-12-06-abonelik-sozlesmesinden-kaynaklanan-para-alacaklarina-iliskin-takibin (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=73864

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

FERİDUN BAHŞİ (Antalya)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 16 sıra sayılı Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan Para Alacaklarına İlişkin Takibin Başlatılması Usulü Hakkında Kanun Teklifi’nin 11’inci maddesi üzerine söz aldım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Benim de bir hukukçu olmam nedeniyle ülkemizde hukukun durumunu biraz konuşmak istiyorum sizinle. Hukuk devleti demek, faaliyetlerinde hukuk kurallarına bağlı olan, vatandaşlarına hukuk güvenliği sağlayan, yönetimde keyfîliğin egemen olmamasını sağlayan ve kendisini hukukla sınırlayan devlet demektir. Bir hukuk devletinde hukuka uymak sadece vatandaşlar için değil, devlet için de zorunluluktur. Türkiye’de demokrasinin ve hukuk devletinin karşısındaki en büyük tehditlerden biri millî irade adına hareket etme iddiasıyla siyaseti ve devleti tekeline alan AK PARTİ’dir ve iktidarı tekelleştirerek denge ve denetleme düzenini yok etmiştir. Bu iktidar “yasallık” adı altında hukuksuzluğu, “kalkınma” adı altında rant paylaşımını topluma dayatan bir düzen oluşturmuştur, hukuk sadece kendi taraftarları için gözetilmiştir; evrensel kıstasların geçerliliği muhalif düşüncede olan insanlar için yok edilmiştir. İktidarın bakanları, milletvekilleri, bürokratları, iş adamları işledikleri suçlar veya hukuka uygun olmayan işlemlerden ötürü cezalandırılmayacak şekilde koruma altına alınmış ve yandaşlık, bir suç işleme ehliyeti hâline dönüştürülmüştür. Bu iktidar yandaşlığı bir imtiyaz zümresi, muhalefet edenleri ise zanlı hâline getirmiştir. Bu uygulamalar sonunda Hukukun Üstünlüğü Endeksi’nde Türkiye 113 ülke arasında 101’inci sıraya gerilemiştir.

Değerli milletvekilleri, adaletten bahsediyoruz. Adalete çeşitli anlamlar yükleyebilirsiniz, vicdanınızın el verdiği ölçüde adaleti çeşitli şekillerde tarif edebilirsiniz ama bilinmelidir ki adalet söz konusu ise orada zulüm yoktur ama mutlaka hak sahibine hakkını teslim etmek vardır.

Adaleti hak ve özgürlüklerin güvencesi ve devletin temeli olarak görüyoruz. Bu nedenle, yargı insanların tereddütsüz güvenebileceği adalet duygusunun, zihinlerde ve kalplerde yer ettiği bir yapıda olmalıdır. İnsanlarımızın adaletli ve hakkaniyetli bir sosyal düzen içerisinde yaşaması için hukukun üstünlüğü prensibi hâkim kılınmalıdır. Kısaca, adalet, mülkün yani devletin ve toplumsal düzenin temeli olmalıdır. Bu denli önemli olan adaletin tesisi, her şeyden önce hâkimlerin ve savcıların liyakatli, hakkaniyetli, adil ve tarafsız olmasına bağlıdır. Peki, bugün için Türkiye’de bu durum var mıdır? Tabii ki yoktur. Zira, adaletin üçlü sacayağından ikisini oluşturan hâkim ve savcıların hukuk fakültesi eğitimlerinden başlayarak meslek sınavları, adaylık dönemindeki eğitimleri, mesleğe başladıktan sonraki maddi ve manevi imkânları, tayin ve terfileri ve nihayet emekliliklerine kadar olan tüm aşamalar ne yazık ki yapısal olarak pek çok sorun ve sıkıntıyı içerisinde barındırmaktadır.

Değerli milletvekilleri, Meclis açıldığı ilk günden bu yana insanlarımızın sorunlarını gerek kanun teklifleri gerek araştırma önergeleri gerekse soru önergeleriyle tek tek bu kürsüden dile getirmeye çalışıyoruz. Bilindiği gibi önceki gün EYT’yi yine yeniden dile getirdik. Muğla Milletvekilimiz Sayın Metin Ergun’un teklifi Genel Kurulda reddedildi. Ret oyu veren partilerin bir kısmı dediler ki: “Bu önerge, bu yasa teklifi alelacele hazırlanmış, kabul edildiği takdirde bir sürü sıkıntı yaşanacaktır.” Biz de diyoruz ki: Siz bir önerge getirin EYT konusunda, biz size destek olalım. İYİ PARTİ hiçbir zaman EYT konusunda köstek olmayacaktır. EYT, İYİ PARTİ’ye takılmayacaktır. Getirin önergenizi, getirin teklifinizi biz sizin teklifinizi kabul edelim

Bunun dışında tek tip askerlik ve bedelli askerlik konusunda yasa teklifi verdik, henüz Komisyonda bekletilmekte, Genel Kurula getirilmemektedir. Tek tip askerlik milyonlarca Türk gencinin beklediği bir yasa teklifidir. Bunun bir an önce yasalaşması ve bu konudaki beklentilerin giderilmesi gerekir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

104 konuşma daha · 6 Aralık 2018

104 konuşmanın tamamı →