İçeriğe atla

26. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 119. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Brüksel'de basın toplantısında yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ve önceki yıllarda Fetullah Gülen'le ilgili uyarıda bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile Cumhuriyet gazetesi yazarlarının şu anda tutuklu olduklarına ilişkin açıklaması

Genel Kurul, 119. Birleşim · 2. yasama yılı · 26 Temmuz 2017 · 298 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma

Kaynak göster

Filiz Kerestecioğlu Demir (Halkların Demokratik Partisi), 26 Temmuz 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Brüksel'de basın toplantısında yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ve önceki yıllarda Fetullah Gülen'le ilgili uyarıda bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile Cumhuriyet gazetesi yazarlarının şu anda tutuklu olduklarına ilişkin açıklaması); konuşma 298 kelime.

Filiz Kerestecioğlu Demir (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun Brüksel'de basın toplantısında yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ve önceki yıllarda Fetullah Gülen'le ilgili uyarıda bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile Cumhuriyet gazetesi yazarlarının şu anda tutuklu olduklarına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 119. Birleşim tutanağı, 26 Temmuz 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/filiz-kerestecioglu-demir-26-2017-07-26-disisleri-bakani-mevlut-cavusoglu-nun-bruksel-de-basin-toplantisinda-y (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=61196

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; neyin neyle karşılaştırılması doğru, ne ne için önemli, ne kim için itibarlı veya itibarsıza karar verecek olan merci AK PARTİ değildir. Bunun genel kuralları vardır.

BÜLENT TURAN (Çanakkale)Tabii, yargıdır.

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (Devamla)Yargı da değildir; biz, burada bir demokratik siyasetten bahsediyoruz, her şeyi kalkıp da mahkemeye mi götürüyoruz? Yargıysa eğer, o zaman şunu bile ifade etmeniz lazım: Kobani olayları 2014 yılında oldu. Erdoğan ne diyor? “Bunlar 80 milletvekiliyle geldiler, sonra Kobani olayları oldu.” El insaf ya! İşte, “Algı yönetimi” diye buna diyoruz.

BÜLENT TURAN (Çanakkale)Hangi cevabı veriyor Sayın Başkan?

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (Devamla)Biz, 2015’te bu Meclise geldik.

Bunu bir kenara bıraktık. Biz diyoruz ki araştırılsın. Orada HDP üyesi kaç insan öldü? Aynı zamanda, biz, kalkıp da “O HDP’liydi.”, “Yasin Börü şucuydu.”, “Bu bucuydu.” diye ayırmıyoruz, diyoruz ki araştırma komisyonu kurulsun.

Bakın, orada bunları yapan insanlar, sorumluluğu olan insanlar -başkaları da olabilir ama- şu anda yargılanıyorlar, darbeden yargılanıyorlar, darbe girişiminden yargılanıyorlar, cezaevinde olanları var diyoruz ve bunun için araştıralım diyoruz. Bunda ne var?

Ne yapılıyor? Çünkü yine, bütün güçler sizin elinizde ya, basın sizin elinizde, televizyonlar sizin elinizde. Ne yapıyorsunuz? 2014’te olmuş şeyi 2015’te olmuş gibi göstermek de sizin elinizde, Eş Genel Başkanımıza “terörist” demek de sizin elinizde. Var mı böyle bir itham? Nasıl böyle bir ithamda bulunulabilir? Hepinizin kalkıp da öncelikle bunu kınaması gerekir, “Ya, bakalım, araştıralım, gerçekten ne olmuş orada.” diye. Burada bir üslup, burada bir adap sorunu var.

O yüzden, Mescid-i Aksa’yla, yok şununla, yok 15 Temmuzla karşılaştırmayın. Niye karşılaştırmayalım?

BÜLENT TURAN (Çanakkale)İyi, karşılaştırın o zaman.

FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (Devamla)Demokratik hak kullanma çağırısı açısından her şey herkesle karşılaştırılabilir, bunun sahibi de siz değilsiniz, kusura bakmayın.

Herhangi bir sataşmam da yoktur Sayın Başkan. (HDP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

121 konuşma daha · 26 Temmuz 2017

121 konuşmanın tamamı →