HDP Grubu olarak verdikleri önergelerin birçoğunun ret veya iade edildiğine, kendi sözlerine kendilerinin karar vereceğine ve bu durumu kabul etmediklerine ilişkin açıklaması
İstanbul Milletvekili ·
HDP
Genel Kurul, 10. Birleşim · 3. yasama yılı · 18 Ekim 2017 · 268 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma
Kaynak göster
Filiz Kerestecioğlu Demir (HDP), 18 Ekim 2017 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu olarak verdikleri önergelerin birçoğunun ret veya iade edildiğine, kendi sözlerine kendilerinin karar vereceğine ve bu durumu kabul etmediklerine ilişkin açıklaması); konuşma 268 kelime.
Filiz Kerestecioğlu Demir (HDP, İstanbul). “HDP Grubu olarak verdikleri önergelerin birçoğunun ret veya iade edildiğine, kendi sözlerine kendilerinin karar vereceğine ve bu durumu kabul etmediklerine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 18 Ekim 2017. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/filiz-kerestecioglu-demir-26-2017-10-18-hdp-grubu-olarak-verdikleri-onergelerin-bircogunun-ret-veya-iade-edild (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=62134
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul)Teşekkürler Sayın Başkan.
Mecliste çok enteresan bir muameleyle karşı karşıyayız, bunu dikkatlerinize sunmak istiyorum. Hakikaten bazı noktalar trajikomik. Şimdi elimde 122 tane ret veya iade edilen önergemiz var bu 26’ncı Dönemde. 122 çok önemli bir sayı ama bunların içerisinde bu Mecliste aslında görüşülmüş olan yani burada basbayağı bizim tarafımızdan, gruplar tarafından görüşler ifade edildiği hâlde sonrasında “ret”, “iade” diye yazılanlar da var, gelenlerden de var.
Şimdi, bugünkü önergemizle ilgili özellikle belirtmek isterim: “Kısa bir süre içerisinde imzacı akademisyenlere yönelik gözaltı, tutuklama, işten çıkarma, tehdit, istifaya ya da emekliye ayrılmaya zorlanma, idari görevlerden el çektirilme, mobbing ve bunun gibi hukuksuz birçok uygulama ardı ardına yaşanmaya başlandı.” Bu cümle çizilmiş. Şimdi, biz kimin istediğini ifade etmek zorundayız? Yani sürekli “yapmadık”, “yapmadık”; “olmadı”, “olmadı” diyerek ve sorumluluk almayarak iktidar yürütülmez.
Bir başka cümle: “‘Çocuklar ölmesin.’ diyen Ayşe öğretmen kendi çocuğunu cezaevi koşullarında dünyaya getirmeye mahkûm edilmiştir.” Bunun yerine “getirmiştir” deniliyor. Şimdi, sözlerimizi kime göre seçeceğiz, yine sormak istiyorum.
“Barış talebi en ağır şekilde cezalandırılmaktadır tüm bu örneklerde görüldüğü üzere son iki yılda…” diye başlıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANTamamlayın lütfen.
FİLİZ KERESTECİOĞLU DEMİR (İstanbul)“Barış talebinin suç olarak değerlendirildiği bir ülkede hukuktan, demokrasiden ve insan haklarından söz etmek mümkün değildir.”
Şimdi, gerçekten ne yapmamız isteniyor? Ne kadar iyisiniz, ne kadar güzel yönetiyorsunuz; bu ülkede ne geniş, ne ferah bir demokrasi var, hepimiz çok mutluyuz ve… Yani biz bir siyasi partiyiz ve muhalefet partisiyiz, bu Meclisin 3’üncü büyük partisiyiz ve kendi sözlerimize kendimiz karar veririz hakaret etmediğimiz sürece. Bunu ciddi biçimde reddettiğimizi, size de Meclise de genel olarak ifade etmek isteriz.
Teşekkür ederim.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
123 konuşma daha · 18 Ekim 2017