Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Diyarbakır Milletvekili ·
HDP
Genel Kurul, 53. Birleşim · 6. yasama yılı · 24 Ocak 2023 · 1.178 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Garo Paylan (HDP), 24 Ocak 2023 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 1.178 kelime.
Garo Paylan (HDP, Diyarbakır). “Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 53. Birleşim tutanağı, 24 Ocak 2023. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/garo-paylan-27-2023-01-24-kamu-finansmani-ve-borc-yonetiminin-duzenlenmesi-hakkinda-kanunda-degi (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=113588
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HDP GRUBU ADINA GARO PAYLAN (Diyarbakır)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; sizleri saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük barınma krizini yaşıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti tarihi boyunca böyle bir barınma krizi görmedik. Bakın, yalnızca iki yıl içinde konut fiyatları ortalama 500 bin liradan 3 milyon liraya çıktı. Kiralar yalnızca iki yıl içinde 1.000 lira, 2 bin liralardan 8 bin lira, 10 bin liralara çıktı. Değerli arkadaşlar, asgari ücret 8.500 lira; asgari ücretli maaşının tamamını verse bir daire kiralayamıyor. Peki, bu asgari ücretli bu daireyi kiraladığında geriye taş mı yiyecek? Bunu düşünüyor muyuz? Milletin vekilleri olarak bu barınma krizine bir çözüm bulmalıyız. Peki, bu konuda Hükûmet ne yapıyor? Yalnızca izliyor. Çevre Bakanlığı ne yapıyor? Yalnızca müteahhitlerle çalışmaktan, müteahhitleri zenginleştirmekten bu sorunun çözümüne bakamıyor.
Bakın, gençler evlenemiyor arkadaşlar, gençler. Bizi izleyen gençler biliyor, evlenemiyorlar; hem resmî olarak evlenemiyorlar hem de ev sahibi olamıyorlar. Neden? Ya, 500 bin lira olan konuta iki yıl önce 100 bin lira bir şekilde eşten dosttan, akrabadan bir para bulup anaparasını verebiliyordu bankaya, 400 bin liralık da kredi alıyordu, aylık taksitleri de on yıla böldüğünüzde belli oranda maaşının bir bölümüyle ev sahibi olabiliyordu. Şimdi, ev fiyatı çıkmış 3 milyon liraya, bankaya gidiyor, banka diyor ki: “Ben sana en fazla 300 bin lira kredi verebilirim.” Ya, 300 bin lirayla bir evin balkonunu alamaz o genç. Ne yapıyor? Ev sahibi olamıyor.
Şimdi, iktidar bir çözüm getirmiş, ne diyor biliyor musunuz? “Efendim, biz Merkez Bankasından para alacağız 220 milyar lira, bankalara vereceğiz, bankalar da 0,69’la kredi verecekler.” diyor. Değerli arkadaşlar, bakın, bu epistemolojik nöroekonomi politikalarının bir sonucu ne biliyor musunuz? Ev fiyatlarını 500 bin liradan 3 milyon liraya çıkarmak oldu. Şimdi, bu kampanya açıklandı ya bundan bir ay önce, bu Hükûmet açıkladı ya; bu kampanyayı duyar duymaz müteahhitler ne yaptılar? 3 milyonluk konutu 3,5 milyon yaptılar, 4 milyon lira yaptılar. Yani bu kampanyayla yalnızca belki 100 bin lira, 150 bin lira faiz avantajı olacaksa yurttaşımızın, konut fiyatlarını 500 bin lira, 1 milyon lira artırdılar. Ya, siz burada bir akıl görüyor musunuz arkadaşlar, bir zekâ görüyor musunuz? Ya, ortada bir talep varsa ve bu talebi daha da kamçılayacak bir düzenleme yaptığınızda ne olur? Fiyatlar daha da şişer. Değerli arkadaşlar, bu adımla bu sorunu çözemezsiniz.
Bakın, size iddiayla bir şey söyleyeceğim: Ülkemizde yeterli konut var, 28 milyon konutumuz var ama bu 28 milyon konutta 85 milyon insan yaşar mı? Yaşar ama değerli arkadaşlar, bu konutların ciddi bölümü zenginlerin elinde toplanmış durumda. Bu epistemolojik, heterodoks nöroekonomi politikaları yüzünden millet parasını nereye yatırıyor? Konuta yatırıyor. Ya, siz yüzde 15 faiz verirseniz, konut fiyatları bir yılda yüzde 200 artarsa millet parasını nereye yatırır? Konuta yatırır arkadaşlar ve bu çerçevede konut fiyatları şişer.
Size iddiayla söylüyorum: Bakın, biz ne yapacağız? Biz yapısal reform yapacağız ve Meclise de yapısal reform yapmasını öneriyoruz. 28 milyon konutun şu anda 5 milyonu boş, 5 milyon konut boş. Niye, biliyor musunuz? Çünkü konut alanı bir barınma alanı olmaktan çıkmış, bir yatırım alanı hâline gelmiş. Zenginler bu konutları alıyorlar, konutların fiyatı artıyor diye ellerinde tutuyorlar ve boş tutuyorlar.
Bakın, size ne öneriyoruz mesela? Gelin, evini boş tutana emlak vergisini 2 katına, 3 katına, 5 katına çıkaralım. İspanya böyle yaptı, Avrupa'da pek çok ülke böyle yaptı, “Evini boş tutana 3 kat, 5 kat, 10 kat emlak vergisi koyuyorum.” dedi. O zaman ne olacak? Bu evi ya satacak elinde tutanlar ya da kiraya verecek. Böylece daha çok konut piyasaya çıkacak ve kiralar da düşecek, konut fiyatları da düşecek.
Bakın, ikinci olarak ne yapacağız değerli arkadaşlar: Dedim ya, 1 evin peşinde koşan yurttaşlarımız var, barınamıyorlar ama 10 evi olan var, 50 evi olan var, 100 evi, bin evi olan var, biliyor musunuz, memlekette? Ya, bir insan bin tane evi ne yapar arkadaşlar, 100 tane evi ne yapar? Ancak yatırım amacı için kullanır, kira geliri elde etmek için kullanır. Ama barınma ihtiyacı olan yurttaşlarımız varsa milletin vicdanlı vekilleri ne yaparlar? Bu alanı regüle ederler, bu alanla ilgili yapısal reform koyarlar.
Bakın, biz ne yapacağız değerli arkadaşlar: İlk evini alana yani 1 ev alana vergiyi sıfır yapacağız, alım satım vergisini sıfırlayacağız. Ama 2’nci evi almaya kalkana vergiyi 2 misli, 3 misli koyacağız; 3’üncü evini almaya kalkana 10 misli vergi koyacağız, alım satım vergisi. Hadi buyursun alsın! 5’inci, 10’uncu evi almaya kalkana 20 misli vergi koyacağız. Bu olduğunda ne olacak arkadaşlar? Daha fazla yatırım için ev almak isteyenler olmayacak, gerçek ihtiyaç sahipleri ev alacak. Bir de elinde ev tutanlara emlak vergisini 2’nci eve 2 misli, 5 misli, 10 misli koyacağız ve bu sayede de elinde yatırım amacı için ev tutanlar bu evleri satmak zorunda kalacaklar ve konut fiyatları gerileyecek değerli arkadaşlar.
Başka ne yapacağız söyleyeyim. Bu iktidar ülkeyi batırdığı için ne yaptı? Yabancılar için “Gel Hans, gel George, Igor gel, burada beleşe evler var.” dedi, açtı kapıları. “Ev al, sana vatandaşlık vereceğim.” dedi. Ne oldu sonucunda arkadaşlar? İstanbul'da, İzmir'de, Muğla'da, Antalya'da ve pek çok şehirde konut fiyatları şişti. Ahmet, Mehmet, Agop, Ayşe, Fatma ev alamazken Hans, George, Igor gelip parayı bastırıyor, evi alıyor; şimdi, bu belli bir oranda kabul edilebilir. Ama bu oran aşmışsa yani kendi vatandaşın ev alamıyorsa, yabancı gelip, parayı bastırıp, evi alıp fiyatları şişiriyorsa ne yapması lazım bir ülkenin vicdanlı vekillerinin? Yabancıya da ev alımında yasak getirelim demiyorum. Vergi artışı getirmemiz gerekir değerli arkadaşlar. Bak, Kanada yasakladı. Niye yasakladı? Çünkü kendi vatandaşına evler 200 bin dolardan 500 bin dolara çıkınca “Artık kusura bakmayın.” dedi. “Ben, yabancının ev alımını yasaklıyorum.” dedi. Ben yasaklayalım da demiyorum ama en azından vergisini artıralım veya belli illerde, ilçelerde regüle edelim. O ilçelerde, mesela Antalya'da yurttaşlarımız ev sahibi olamıyorlar şu anda; İstanbul'da ev sahibi olamıyorlarsa ya bu ilçelerde belli alanlarda sınırlama ya da vergi artışlarına gitmemiz gerekir. Başka ne yapacağız değerli arkadaşlar? İşte bu alanlarla ilgili yapısal reformlar yapacağız ve konut fiyatlarını dengeleyeceğiz.
Başka ne yapacağımızı size söyleyeyim. Kira desteği vereceğiz yurttaşlarımıza, kira desteği. Bak, 2 bin liralık kiralar 8-10 bin liraya çıkmış. Biz şunu önerdik: “Tüm kiracılara, başka bir mülkü olmayan tüm kiracılara 5 bin lira kira desteği vereceğiz.” dedik. Böyle bir şey konuşuyor muyuz? Konuşmuyoruz değerli arkadaşlar.
Bakın, bu yasa çıkıyor ya, bu yasayı okuyun lütfen. Bu yasanın etki analizi yapılmış mı? Geldi mi size etki analizi? Maalesef gelmedi. Ne deniyor biliyor musunuz? “Ben, 100 bin lira, 150 bin lira faiz desteği vereceğim.” diyor. Ben size etki analizini söyleyeyim. Bu yasanın hedef kitlesi kim arkadaşlar? İbrahim Aydemir dedi ki: “Hedef kitlesi fakir fukara.” Ya arkadaşlar, 3 milyondan aşağı ev yok, 3 milyonluk bir kredinin ilk taksiti ne biliyor musunuz sevgili vatandaşlarım? İlk taksiti 13.500 lira. Yani 8.500 lira asgari ücret alan bir ücretli, bir işçi, bir emekçi ilk taksit olarak 13.500 lira ödeyecek. Kim ödeyebilir bunu ya? Kim ödeyebilir? Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarından bilemediniz yüzde 5’i ya da yüzde 10’u ödeyebilir. Yani bu kanunla kimi desteklemiş oluyoruz? En zengin yüzde 10’u desteklemiş oluyoruz; bu kadar açık. Kimin vergisiyle? Yoksulun vergisiyle. Oysa sosyal bir devlet ne yapmalı? Önce dar gelirliye, işsize, emekçiye ve ev sahibi olmayanlara destek vermesi gerekir; en yoksullardan başlayarak destek vermesi gerekir ama diyor ki bu vicdansızlar: “İlk taksit 13.500 lira ödeyeceksin. Sonra artan oranlı olarak yükselecek. Bu taksitler 30 bin liraya, 50 bin liraya, 100 bin liralara kadar yükselecek ve on beş yıl boyunca borçlanacaksın.”
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
66 konuşma daha · 24 Ocak 2023