İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 30. BİRLEŞİM · SALI

2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 1'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle

Gültekin Uysal

Afyonkarahisar Milletvekili ·

Genel Kurul, 30. Birleşim · 6. yasama yılı · 6 Aralık 2022 · 382 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Gültekin Uysal, 6 Aralık 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 1'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 382 kelime.

Gültekin Uysal (Afyonkarahisar). “2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin 1'inci Tur Görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 30. Birleşim tutanağı, 6 Aralık 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/gultekin-uysal-27-2022-12-06-2023-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2021-yili-merkezi-y (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=111647

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

GÜLTEKİN UYSAL (Afyonkarahisar)Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; 2023 bütçesi, 2021 kesin hesabıyla ilgili bugün görüşülmekte olan bakanlıklar ve kurumlarla ilgili aleyhte söz almış bulunuyorum.

Öncelikle, bugün yaşanan, hepimizi üzen, Meclisin mehabetine de yakışmayan olay dolayısıyla Trabzon Milletvekilimiz Sayın Hüseyin Örs’e de geçmiş olsun dileklerimi ifade etmek istiyorum.

Gönlümüz arzu ederdi ki Mecliste temsil edilen siyasi bir parti olarak, daha evvelki uygulamalarda olduğu gibi, geneli üzerine bir konuşma hakkımız olsun, o değerlendirmeleri yapabilelim; zamanın el verdiği ölçüde önemli gördüğüm meseleleri beraberinde paylaşayım.

Değerli milletvekilleri, insanlık tarihî, toplum hâlinde yaşadığı andan itibaren düzen arayışı içerisinde olmuştur, adil bir düzen arayışı içerisinde olmuştur. Modern siyasi tarihimiz de yönetimlerin kademe kademe sınırlandırılmasının, keyfîliğin kademe kademe sınırlandırılmasının tarihidir. Oysa bugün, iktidara ifade etmek isterim ki, sizin mücadeleniz keyfîliğin alanını genişletmek ve kurumsal hâle getirmektir. Bu, hükmen başında mağlup olduğunuz bir yolculuktur, tarih er ya da geç hükmünü icra edecektir. Milletimizin demokratikleşme talebini, özellikle 15 Temmuz FETÖ darbe teşebbüsü sonrası büyük yıkımlar, büyük felaketler sonrası ortaya çıkmış “yaratıcı yıkım” diye de tabir edebileceğimiz bir iklimde daha fazlasıyla hukuku, daha fazlasıyla demokrasiyi merkeze almamız gerekirken maalesef kendi lehinize çevirerek sınırsız yetki, sıfır denetim mantığı içerisinde bir düzen kurmaya kalktınız. Bugün, yirmi yıllık iktidarınızın neticesinde hukukla, demokrasiyle, adaletle, kalkınmayla ufkunuzu icraatınız ortaya koyuyor. Hani şairin güzel bir sözü var, birinci beytini biliriz “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz.” diye, ikinci mısrasında da der ki: “Şahsın görünür rütbeiaklı eserinde.” Bugün, geldiğimiz noktada “kuvvetlerin uyumu” diyerek kurulan potalı mekanizmalarla yargıyı, yasamayı, beraberinde yürütmenin maalesef bendesi hâline getirilmiş bir süreci görüyoruz. Bir düşünürün güzel bir sözü var: “Yargıçlara güven yoksa kamu düzeninden bahsedemeyiz.” Bugün geldiğimiz noktada maalesef hukuk, Anayasa, kanunlar iktidara uzaklığına yakınlığına, iktidarın lehine ve aleyhine işleyip işlemediğine göre uygulanır hâle getirildi. Bugün bu çöken mekanizma içerisinde maalesef -Büyük Millet Meclisinin burada yazı yazılmış olmasına rağmen- kayıtsız ve şartsız millete ait olan millî egemenliğin üzerinde kayıt da vardır, beraberinde şart da vardır. Bugün “Büyük Millet Meclisini güçlendiriyoruz.” diyerek yapılan hiçbir kanunda bireysel olarak, milletvekillerinin, usulü tamamlama işleminin ötesinde maalesef bir artısı, bir etkinliği yoktur. Beraberinde de bugün yargıda yaşadığımız sistematik çöküş… Ne hukuki öngörülebilirliğin ne bürokratik öngörülebilirliğin olmadığı bir Türkiye -kronik yatırım açığı olan ülkeyi- bırakınız yabancı sermayeyi, yerleşik vatandaşlarımızın bile yatırım yapmaktan çekindiği bir ülke hâline gelir.

Evet, biliyoruz, siz inşaat mühendisi değil, yıkım mühendisisiniz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

101 konuşma daha · 6 Aralık 2022

101 konuşmanın tamamı →