İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 100. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle

Hakkı Saruhan Oluç

İstanbul Milletvekili ·

Genel Kurul, 100. Birleşim · 2. yasama yılı · 10 Temmuz 2019 · 506 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hakkı Saruhan Oluç, 10 Temmuz 2019 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 506 kelime.

Hakkı Saruhan Oluç (İstanbul). “İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 100. Birleşim tutanağı, 10 Temmuz 2019. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-saruhan-oluc-27-2019-07-10-iyi-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=79659

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HDP GRUBU ADINA HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Anayasa tartışmaları bu ülkede onlarca yıldır hiç bitmeyen bir tartışmadır ve bir sistem, demokratik, özgürlükçü bir sistem yerli yerine oturuncaya kadar da belli ki bu tartışmalar devam edecektir. Bu, iyi bir şeydir, kötü bir şey değildir.

Şimdi, anayasa tartışması bugün yine Türkiye’de güncel bir tartışmadır geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi. İki nedeni var bunun: Bir tanesi, 1980 askerî darbesinden sonra yapılan Anayasa hatırladığınız gibi son derece despotik bir anlayışla, demokratik ilkeleri içermeyen bir yaklaşımla oluşturulmuştu ve bu Anayasa Türkiye’deki toplumsal gelişmeyi ve siyasal gelişmeyi karşılayabilecek nitelikte değildi; hâlen de öyledir ve o Anayasa onlarca maddesi değiştirilmiş, âdeta bir “bohça” diyeceksek yamalı bohçaya dönmüş, delik deşik olmuş bir anayasadır. İçinde kimi maddeler vardır, mesela 90’ıncı madde gibi, bu madde uluslararası anlaşmalara ve sözleşmelere öncelik tanır, amir hüküm olarak görür ama kimi maddeler vardır uluslararası anlaşmaları ve sözleşmeleri yok sayan maddelerdir. Yani son derece eklektik bir yapıdır. Şimdi bir de buna son referandumdan sonra eklenen maddeler ortaya çıkmıştır ve son bir seneye baktığımızda -bir sene olmuştur bu değişikliklerden bu yana- bu konuyu tekrar tartışma ihtiyacının açık seçik ortada olduğu bellidir.

Bakın, buna ne isim takarsak takalım yani iktidar partisinin çeşitli mensupları, sözcüleri çeşitli şekillerde bunu tanımladılar. “Revizyon” diyen oldu, “MR çekelim.” diyen oldu, “Tadilat yapalım.” diyen oldu, “Değişiklik ihtiyacı var.” diyen oldu ama nihayetinde, ne isim takarsak takalım, bu tartışmayı yapmamız gerekiyor çünkü son bir yıla baktığımızda, Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle idare edilen bir ülke durumuna geldik. Bir yıl içinde 39 Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkmış, 1.900 küsur maddeyi içeriyor; buna karşılık 34 kanun çıkmış, yaklaşık 600 maddeyi içeriyor. Çok açık, ortada, Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle idare edilen bir ülke olmuşuz. Denge denetleme mekanizmaları işlemiyor, hukukun üstünlüğü yok, kuvvetler ayrılığı işlemiyor. Şimdi, bu hâldeki bir dönemi yaşadıktan sonra tabii ki bu durumu bir tartışmamız gerekiyor kaçınılmaz olarak.

Bizim önerimiz aslında çok açık, diyoruz ki: Anayasa yapım sürecine, anayasa metninin dayanacağı temel ilkelere ve anayasanın niteliğine ilişkin bir tartışmayı, gelin, Meclis çatısı altında yapalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANTamamlayın Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla)Gelin, bunu somut ve güçlü bir demokratikleşme programı ve yargı reformuyla destekleyelim. Dinamik, geleceğe açık, özgürlükçü ve demokratik reformlara açık bir geçiş süreci anayasası konuşalım. Bu bir ihtiyaçtır. Sağlam bir haklar ve özgürlükler sistemine yer vermelidir, iktidarı yatay ve dikey şekilde paylaştırmalıdır, etkili hukuksal ve kamusal denetim mekanizmalarını işlevsel kılmalıdır; ülkemizdeki farklı kültür, inanç, ana dilleri eşit görmelidir ve karşılıklı saygıyı içeren bir anlayışla toplumsal barışın ve zenginliğin gereği olarak görmelidir. Böyle bir çalışmayı bu Mecliste yapmak mümkündür. Eğer kuvvetler ayrılığını ya da denge denetleme mekanizmalarını ayağımızdaki prangalar olarak görürsek, o zaman demokratik ve özgürlükçü bir yolu yürüme imkânımız yoktur. Hele hele yerel demokrasiyi var olan merkezî vesayetten daha da merkezî vesayet altına alacak adımlar atarsak demokrasi konusunda çok geri bir noktaya savrulmuş oluruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla)O nedenle -son cümlem- önerimiz: Gelin, Anayasa Komisyonunda bu konuları bütün partiler olarak eşit şekilde tartışalım ve önümüze yeni bir yol haritası çıkaralım.

Teşekkür ediyorum. (HDP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

111 konuşma daha · 10 Temmuz 2019

111 konuşmanın tamamı →