İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 63. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

Nükleer Düzenleme Kanunu Teklifi münasebetiyle

Genel Kurul, 63. Birleşim · 5. yasama yılı · 5 Mart 2022 · 544 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hakkı Saruhan Oluç (Halkların Demokratik Partisi), 5 Mart 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Nükleer Düzenleme Kanunu Teklifi münasebetiyle); konuşma 544 kelime.

Hakkı Saruhan Oluç (Halkların Demokratik Partisi, İstanbul). “Nükleer Düzenleme Kanunu Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 63. Birleşim tutanağı, 5 Mart 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hakki-saruhan-oluc-27-2022-03-05-nukleer-duzenleme-kanunu-teklifi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=105028

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; çok önemli bir konuyu tartıştığımız için konuyla ilgili bir bilgi vermek istedim. Dün değil, bir evvelki gündü zannediyorum, Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkan Vekili Sayın Cahit Özkan, Avrupa Konseyinin nükleeri temiz enerji olarak kabul ettiğini söylemişti. “Avrupa Konseyi değildir o.” dedik, sonra kendisi de baktı, araştırdı herhâlde bunun Avrupa Komisyonu olduğuna dair bir sonuç ortaya çıktı. Avrupa Komisyonunun yani Avrupa Birliği Komisyonunun hazırlamış olduğu bir rapor gösterdi bize, biz de o raporu aldık okuduk. Teşekkür ediyorum, bu arada 14 sayfalık değerli bir rapor okumuş olduk; biraz uğraştık ve o raporun sonucunda… Aslında önemli bir tartışma bu gerçekten; tabii, Cahit Özkan’ın iddia ettiği gibi bir rapor değil ama mesele bir polemik konusu olduğu için söylemiyorum bunu, gerçekten önemli bir konuyu tartışıyoruz burada ve bütün Avrupa'da da bu konu zaten tartışılıyor, bu rapor aslında o tartışmanın bir yansıması olarak ortaya çıkmış.

Raporun başında, nükleer enerjinin bir enerji türü olarak zarar vermeme prensiplerine uyup uymadığının derinlikli incelenmesi gerektiği söyleniyor ve çevreye verdiği zararlara dair sınıflandırmanın şu aşamada mümkün olmadığını belirtiyor rapor; önemli bir şey bu. Raporun daha ilk sayfasında diyor ki: “Bu işin uzmanlarının nükleer enerji meselesine bakması gerektiğine kanaat getirildi.” ve “Technical Expert Group” dediği TEG incelemeye başlıyor. TEG, bu incelemenin sonucunda şöyle bir ifadeye varıyor, diyor ki: “Nükleer enerjiyle ilgili olarak TEG yani Technical Expert Group tavsiyelerinde nükleer enerji faaliyetlerine yer vermemiştir. TEG, nükleer enerjiden enerji üretiminin iklim değişikliğinin azaltılmasına önemli ölçüde katkıda bulunma potansiyelinin yüksek olduğunun farkındadır -sizin için söylüyorum bunu- ancak nükleer enerjinin özellikle radyoaktif atıklar ve radyoaktivite kirliliği dikkate alındığında, diğer çevresel hedeflere önemli bir zararı olup olmadığı konusunda kesin bir sonuca varılamamıştır.” “Nedir bunlar; atık yönetimi, potansiyel kirlilik, biyoçeşitlilik ve su üzerindeki etkileridir. Bu nedenle, TEG, bu konuyla ilgili yüksek düzeyde bilgiye sahip uzmanların katılımıyla nükleer enerjinin daha ayrıntılı bir değerlendirilmesinin yapılmasını tavsiye etmiştir.” diyor yani tartışma devam ediyor. “Çünkü fosil atıklarla üretilen enerji türlerinin çevreye doğrudan bir yansıması var ancak nükleer enerjinin radyoaktif atık meselesi konusunda sonradan ortaya çıkan çevresel zararları var ve en önemlisi de kaza durumunda bu ortaya çıkıyor.” diyor.

Şimdi, bu raporun dipnotuna baktığımızda, orada da bir başka rapora atıfta bulunuyor ve gerçekten o rapor da çok önemli -bu tartışma şu anda devam ediyor Avrupa’da- diyor ki o atıfta bulunulan rapor: “Doğal radyoaktif kaynaklar, kapalı, mühürlü atık ve artık kaynaklar, acil durum hazırlığı, sağlık uygulamaları, kullanılmış yakıtların kontrol gözlemleri yani radyoaktif atıklar, bu konular oldukça riskli alanlardır ve teknik olarak sürecin gözlemlenme durumu olmadığı için çevresel zararlar verme kriterlerine dair yüksek endişeler vardır.”

Şimdi “temiz enerji” diye bir kavramı tabii ki bu raporda kullanmıyor, öyle bir şey yok ve “Nükleer santrallerin emisyon açısından sıfır zararı var ama radyoaktif boyut, temiz kavramını çok aşıyor.” diyor. Yani sorunlu bir alan olduğunu çok net olarak söylüyor ve bu tartışma, dediğim gibi, Avrupa’da devam ediyor. Şimdi, zaten baktığımızda, Avrupa’daki birçok üniversiteye de baktığımızda temiz enerji, temiz enerji süreci, temiz enerji mühendisliği gibi bölümlerin hiçbiri nükleer enerjiyi kendi programlarına dâhil etmiyorlar ve doğrusu etmeyi de düşünmüyorlar çünkü temiz enerji olarak kabul edilmiyor bu. Biliyoruz, burada tartıştık çok, Avrupa ülkelerinin birçoğunda nükleer enerjiyi terk etme konusunda da açıklanmış yol haritaları var. Evet, şöyle bir tartışma var; doğru, mesela bu biraz evvel sözünü ettiğim Avrupa Birliği Komisyonu raporunda da…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

101 konuşma daha · 5 Mart 2022

101 konuşmanın tamamı →