İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
KOMİSYON · ÇARŞAMBA

TEDMEM Koordinatörü Nilgün Demirci Celep, TEDMEM Direktörü Sabiha Sunar, Türk PDR-DER Genel Başkan Vekili Profesör Doktor Erdal Hamarta ve TEPAV Kalkınma Programı Direktörü Hüseyin Ekrem Cunedioğlu tarafından yapılan sunumlara ilişkin görüşme

Hasan Arslan

Afyonkarahisar Milletvekili · AK Parti

(10/4004,4005,4006,4007,4008,4009) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu · 4. yasama yılı · 24 Haziran 2026 · 895 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hasan Arslan (AK Parti), 24 Haziran 2026 tarihinde TBMM (10/4004,4005,4006,4007,4008,4009) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu oturumunda konuştu (gündem: TEDMEM Koordinatörü Nilgün Demirci Celep, TEDMEM Direktörü Sabiha Sunar, Türk PDR-DER Genel Başkan Vekili Profesör Doktor Erdal Hamarta ve TEPAV Kalkınma Programı Direktörü Hüseyin Ekrem Cunedioğlu tarafından yapılan sunumlara ilişkin görüşme); konuşma 895 kelime.

Hasan Arslan (AK Parti, Afyonkarahisar). “TEDMEM Koordinatörü Nilgün Demirci Celep, TEDMEM Direktörü Sabiha Sunar, Türk PDR-DER Genel Başkan Vekili Profesör Doktor Erdal Hamarta ve TEPAV Kalkınma Programı Direktörü Hüseyin Ekrem Cunedioğlu tarafından yapılan sunumlara ilişkin görüşme”. TBMM (10/4004,4005,4006,4007,4008,4009) Esas Numaralı Meclis Araştırması Komisyonu tutanağı, 24 Haziran 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-arslan-2026-06-24-tedmem-koordinatoru-nilgun-demirci-celep-tedmem-direktoru-sabiha-suna-3 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeKomisyonKonusmaTutanakDetay?tutanakId=89202

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HASAN ARSLAN (Afyonkarahisar)Söz Sabiha Hanım'dayken... Benim sorum kalmıştı.

BAŞKAN YUSUF BEYAZITNeydi sizin sorunuz?

HASAN ARSLAN (Afyonkarahisar)"Yapay zekâ dersi verebilir miyiz?"

TEDMEM DİREKTÖRÜ SABİHA SUNARKısaca ona da cevap verebilirim izninizle.

BAŞKAN YUSUF BEYAZITBuyurun.

TEDMEM DİREKTÖRÜ SABİHA SUNARYapay zekâ dersi olmaz çünkü bizim şöyle bir sorunumuz var Türkiye'de: İşte, trafikle ilgili sorun var, trafik güvenliği dersi ekleyelim, adabımuaşeret dersi ekleyelim." diye diye seçmeli derslerimiz ya da diğer derslerimiz gerçekten hacim olarak çok fazla büyümüş durumda ve bu dersleri norm fazlası öğretmenlerimiz veriyor. Mesela, adabımuaşeret dersini kim verecek? Ders sayısını tamamlaması gereken öğretmenlerimiz veriyor ama yapay zekâ böyle bir şey değil, yapay zekâ pek çok dersle kesişim noktasına sahip yani onu kesen bir eksende; müzik dersinde de verilebilir, matematik dersinde de verilebilir. Bununla ilgili beceriler müfredata entegre bir şekilde verilmek zorunda ama ilerleyen yaş grubu için, mesela, 65 yaş üzeri ya da 60 yaş üzeri kişilerin de yapay zekâ ehliyetine ihtiyacı olacak çünkü bence çok konuşmuyoruz ama bu dijital risklerden çok etkileniyorlar, dolandırılıyorlar.

BAŞKAN YUSUF BEYAZITSöz Meclisten dışarı gene de değil mi?

TEDMEM DİREKTÖRÜ SABİHA SUNARTabii ki, yanlış anlaşılmak istemem kesinlikle. Öyle bir anlaşılmaya sebebiyet verdiysem özür dilerim.

Burası için de bu dijital riskleri bertaraf etmek için bazı programların devreye girmesi gerekiyor, belki mikro yeterlilikler, belki belediyelerin devreye girmesi gerekiyor, bilmiyorum ama şu akıllı cep telefonları yaygınlaştığından beri -ben kendi ailem için de söyleyebilirim, yakınlarımdakiler için de söyleyebilirim- doğru bilgi ile yanlış bilgiyi ayırt etmek, doğru bankacılık işlemlerini yapmak ya da e-devlet işlemlerini yapmak çok kolay olmuyor. Bu yapay zekâ ehliyetini herkes için düşünmemiz lazım ama bir ders çocuklarımız için yeterli olmaz.

BAŞKAN YUSUF BEYAZITEkrem Bey, buyurun.

TEPAV KALKINMA PROGRAMI DİREKTÖRÜ HÜSEYİN EKREM CUNEDİOĞLUVardı bir notumuz "On birinci yargı paketi ve Rahşan affı." diye bir not yazmıştık. Orada şeyi görüyorsunuz yani genel olarak...

LATİF SELVİ (Konya)Tabii, çok zaman oldu.

TEPAV KALKINMA PROGRAMI DİREKTÖRÜ HÜSEYİN EKREM CUNEDİOĞLUOldu.

Bu afları müteakip cezaevleri çok hızlı doluyordu zaten. Dolayısıyla affın bir manası olmuyor ama bu bağlamdaki asıl verdiği sinyal "Ben suçu işlediğimde zaten bir şekilde kendimi dışarıda bulacağım. Hani, şu andaki hukuki çerçeve bana 'On yıl, on beş yıl yatar.' diyor ama Türkiye'de bu aslında daha az." gibi bir algıyı besleyebiliyor.

LATİF SELVİ (Konya)Bununla ilgili bir veri var mı elinizde?

TEPAV KALKINMA PROGRAMI DİREKTÖRÜ HÜSEYİN EKREM CUNEDİOĞLUMakaleler var.

İkincisi, "bulaşma etkisi" dediğimiz bir olay var, bu olay gerçekleştikten sonra bunun, bir hafta ile on beş gün arasında olayın bir toplumsal bulaşma boyutu olduğunu söyleyen Towers ve arkadaşlarının bir çalışması var. Şimdi, bu da sorumlu habercilik meselesini bizim gündemimize getiriyor. Bizde herhangi bir olay olduktan sonra failin, işte, amcasının çocuğuyla yazışmalarına kadar, arkadaşlarıyla dans ettiği videolara kadar bütün içerik böyle bir anda kamu malzemesi hâline geliyor. Bu, sorumlu habercilik değil. Bunu müteakip bizim verdiğimiz refleks, olay böyle belirli bir toplumsal özne hâline geldikten sonra RTÜK'ün hemen yasak getirmesi oluyor yani son dönemde, son yıllarda gördüğümüz ani refleks bu yani RTÜK'ünki kısmen doğru, ilki hiç doğru değil. Dolayısıyla, mesela, burada, Avusturya modeli var, Almanya'nın WAK modeli var; bu sorumlu haberciliğe standart getirenler. RTÜK'ün de artık bu protokollere bir şey getirmesi lazım hangi kanal olduğundan bağımsız, işte, gazete ya da televizyon olduğundan bağımsız bütün medyanın... Eskiden yapılırdı, sorumlu habercilik bir standarttı Türkiye'de; lanse edilmezdi, açıklama yapılmazdı, sadece olay haber olurdu. Bu, o çocuklarda... Zaten bir yoksunluk var dedik sunum sırasında. Mesela, Kahramanmaraş'taki faili hatırlayalım, ne diyordu? "Toplum beni anlamıyor, ben farklıyım." diyordu. Zaten onun toplumda makbul bir birey hâline gelme arzusu vardı ve onun gibi bir sürü şey var. Kendisi yaptığı olayla makbul bir birey hâline geldiği gibi bir algıya sahip olmuş olabilir, onunla benzer psikolojik durumdaki vatandaşlarda da aynısı olabilir. Bu birincisi.

Dijitale yönelik de pek bir şey yapamıyorsunuz. Hocam güzel söyledi zaten. Bizim "TECH4" dediğimiz "TECH5" dediğimiz böyle teknoloji devleri var yani onlarla oyun oynamak çok zor. Hani, onların membası olan ABD'de bile onları düzenlenmeye yönelik yasa yapma süreci çok zorken biz daha da zorlanıyoruz doğal olarak. Ama norm inşasını gönüllü yapmak... Mesela, ABD'de vardı, bir kasabada başlayan bir trend vardı; veliler başlatıyor norm inşasını. Mesela, kanallar üzerinde bir baskı oluşturmak üzere "Ne olur, failleri bu kadar detaylı tanıtmayın." şeklinde bir toplumsal hareket başlattılar ve bu yayıldı, belirli bir eşik noktasının üzerine çıkıp ulusal boyuta yayılabildi. Türkiye'de de ben o yüzden kamu spotlarını bir örnek olarak vermiştim ama sadece kamu spotları değil, burada STK'lere düşen görevler de var; bir olayın artık bir norm değişikliğine sebep olması için toplumsal hareket gerekir. Biz "toplumsal hareket" dediğimizde aklımıza hemen böyle Gezi gibi direnişler geliyor ama toplumsal hareket o değil sadece; toplumsal hareket, toplumdaki bir normu değiştirebilecek kolektif bir hareketlenmedir. Bu olmuyor Türkiye'de. Az önce bahsettiğim örnek yine, "RAM" diyorsunuz; "Aman, çocuğum fişlenmesin. Aman, şey olmasın." gibi bir etki var. Ama dijital medyaya yönelik düzenlemelerde de bizim zaten dijital medya yasamız iyiydi, Mecliste görüşülen şey yani o 16 yaş altı kısıtlaması falan. ABD'de de aynı şey görüşülüyor. Ne kadar etkili olacağına dair hiçbir fikrimiz yok çünkü daha önce yapılmadı. Ebeveyn kontrolünde erişim kuralları vardı, onların aşılabildiğine dair bir sürü bilimsel emare var. Çocukların zaten... Bizim Türklerde de marifettir bu zaten, bir yasağı nasıl deleceğini hemen bilmek, bir toplumsal gücümüzdür. Yaparız ama önemli olan bu kararı almak ve makbulün ne olduğu yönünde bir sinyal vermek topluma ki ben bu yüzden, Meclisteki bu elektronik sektör düzenlemelerini tasvip eden taraftayım.

Teşekkür ederim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI TOPLANTIDA

Aynı gün bu komisyonda konuşanlar

9 konuşma daha · 24 Haziran 2026

Tümü →