İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 57. BİRLEŞİM · SALI

Biyolojik savaşa ilişkin gündem dışı konuşması

Hasan Kalyoncu

İzmir Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 57. Birleşim · 3. yasama yılı · 18 Şubat 2020 · 448 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hasan Kalyoncu (MHP), 18 Şubat 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Biyolojik savaşa ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 448 kelime.

Hasan Kalyoncu (MHP, İzmir). “Biyolojik savaşa ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 18 Şubat 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasan-kalyoncu-27-2020-02-18-biyolojik-savasa-iliskin-gundem-disi-konusmasi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=85546

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

HASAN KALYONCU (İzmir)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Biyolojik savaş tarihi uzun bir geçmişe sahiptir. Tarihî dönemlere bakıldığında, var olan hastalık etmenleri savaşlarda düşmanı zayıflatmak için kullanılmıştır. Yakın tarihte Amerika Birleşik Devletleri’nin Kızılderililere çiçek hastalarının kullandığı battaniyeleri göndermesi bunun çarpıcı örnekleri arasında yer almaktadır. Sovyetler’de 1920’li yıllarda, İngiltere’de 1930’lu yıllarda, Almanya’da Nazi döneminde, Japonya’da 1932’de, Amerika Birleşik Devletleri’nde 1943 yılında biyolojik silah kullanımı ve silah programları geliştirilmeye başlanmıştır. Güney Afrika Cumhuriyeti, 1980-1993 yılları arasında “Sahil Projesi” kod adıyla biyolojik silah programı yürütmüştür. Bunların yanında, İsrail ve bazı Avrupa ülkeleri bu programları geliştirmekte ve kullanmaktadır.

Biyolojik savaş ajanlarının günümüzde savaş dışında da toplumları zayıflatmak için kullanıldığı sıkça ifade edilmektedir. Ayrıca ülkeler bu ajanları olası tehdit ve saldırılara karşı üretmekte veya elinde bulundurmaktadır. Biyolojik savaş ajanları, öldürmek, sakat bırakmak veya kapasite bozmak amacıyla kullanılan mikroorganizmaları, bunların sporları ve bazı organizmalarca oluşturulan toksinleri içermektedir. Biyolojik silah olarak kullanılan ajanlar iki grupta ele alınır: Bunlardan birincisi canlı organizmalar ve bunların oluşturduğu sporlardır, ikinci grubu ise mikroorganizmaların ürettiği zehirli toksinler meydana getirir. Toksinler asıl canlılar olmayıp bunlardan elde edilen bileşenler oldukları için bazı bilim adamları tarafından kimyasal savaş silahı olarak da kabul edilirler.

Küresel ölçekte güncel sorun hepimizin malumudur. İlk olarak aralık ayında Çin’den hastalık haberleri gelmeye başlamış ve şu ana kadar 26 ülkede tespit edilen virüs, salgın boyutuna ulaşmıştır. Dünya genelinde virüs nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 1.600’ü, vaka sayısı ise 67 bini aşmış durumdadır. Dünya Sağlık Örgütü “uluslararası kamu sağlığı acil durumu” ilan etmiştir. Bugün, corona virüsünün bir laboratuvar virüsü olduğu, biyolojik savaş aygıtı olduğu yaygın kanaat hâline gelmiştir.

Sayın milletvekilleri, bunların yanında, tarım ürünleri üzerinden de doğrudan insanları öldürmeye yönelik olmayıp üretimi engelleyici ve sağlıksız nesiller yetiştirilmesini hedefleyen çalışmalar yapılmaktadır. Bu yapıların geliştirilmesiyle giderek tarım yok edilerek hedef ülkenin dışa bağımlı hâle getirilmesi ve bu durumun da biyolojik savaş içerisinde değerlendirilmesi dünya gündemindedir.

Ülkemizde biyolojik savaşla ilgili mücadele için tedbirlerin alınması zaruridir. Türk Silahlı Kuvvetlerinde ve diğer kurumlarda biyolojik ve kimyasal silah bulunmamaktadır. Savunma amacıyla Kimyasal, Biyolojik, Radyoaktif, Nükleer Savunma Daire Başkanlığı kurulmuştur; bu birimin daha aktif hâle getirilmesi ve donanımının artırılması gerekmektedir. Aynı zamanda, bu birimin Daire Başkanlığı düzeyinden çıkarılıp müstakil bir kurum hâline de dönüştürülmesi gereklidir. Burada biyolojik, kimyasal, nükleer ve radyoaktif savunma sistemlerinin ayrı birimler olarak çalışması sağlanmalıdır. Şu an da biyolojik savaşta kullanılmaya uygun bakteri ve virüslere karşı tedavi araçlarının, aşılarının bir an önce geliştirilerek depolanması, toksinlere karşı önlem planlarının ve araçlarının oluşturulması ülkenin öncelikleri arasında ele alınmalıdır; topyekûn güvenliğimiz açısından bu konu özel önem taşımaktadır. Bunlarla ilgili çok fonksiyonel laboratuvarlar, araştırma imkânları bulunan merkezler oluşturulmalıdır. Biyolojik savaşla ilgili bilimsel çalışmalar koordine edilmeli ve öncelikli alan olarak ele alınmalıdır. Aynı zamanda ülke içinde dolaşımıyla ilgili tedbirler alınması zorunludur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

84 konuşma daha · 18 Şubat 2020

84 konuşmanın tamamı →