Jitem ve doğu/güneydoğu bölgesinde yaşanan faili meçhul cinayetler ve kayıpların araştırılarak alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla verilen meclis araştırması önergesinin, genel kurulun bilgisine sunulmak üzere bekleyen diğer önergelerin önüne alınarak, 3/11/2011 perşembe günkü birleşimde sunuşlarda okunmasına ve görüşmelerin aynı birleşimde yapılmasına ilişkin bdp grubu önerisi
Şırnak Milletvekili ·
Genel Kurul, 16. Birleşim · 2. yasama yılı · 3 Kasım 2011 · 466 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Hasip Kaplan, 3 Kasım 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: JİTEM VE DOĞU/GÜNEYDOĞU BÖLGESİNDE YAŞANAN FAİLİ MEÇHUL CİNAYETLER VE KAYIPLARIN ARAŞTIRILARAK ALINACAK ÖNLEMLERİN BELİRLENMESİ AMACIYLA VERİLEN MECLİS ARAŞTIRMASI ÖNERGESİNİN, GENEL KURULUN BİLGİSİNE SUNULMAK ÜZERE BEKLEYEN DİĞER ÖNERGELERİN ÖNÜNE ALINARAK, 3/11/2011 PERŞEMBE GÜNKÜ BİRLEŞİMDE SUNUŞLARDA OKUNMASINA VE GÖRÜŞMELERİN AYNI BİRLEŞİMDE YAPILMASINA İLİŞKİN BDP GRUBU ÖNERİSİ); konuşma 466 kelime.
Hasip Kaplan (Şırnak). “Jitem ve doğu/güneydoğu bölgesinde yaşanan faili meçhul cinayetler ve kayıpların araştırılarak alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla verilen meclis araştırması önergesinin, genel kurulun bilgisine sunulmak üzere bekleyen diğer önergelerin önüne alınarak, 3/11/2011 perşembe günkü birleşimde sunuşlarda okunmasına ve görüşmelerin aynı birleşimde yapılmasına ilişkin bdp grubu önerisi”. TBMM Genel Kurulu, 16. Birleşim tutanağı, 3 Kasım 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hasip-kaplan-24-2011-11-03-jitem-ve-dogu-guneydogu-bolgesinde-yasanan-faili-mechul-cinayetler-ve (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=17915
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HASİP KAPLAN (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Barış ve Demokrasi Partisi olarak faili meçhul cinayetlerde defalarca araştırma önergeleri verdik ve bugün de bu araştırma önergesinin görüşülmesini talep ederek Türkiye’de JİTEM’in, itirafçıların, çetelerin, darbecilerin, hukuk dışına çıkanların, terörle mücadele ediyorum bahanesi adı altında cinayet işleyen organize şebekelerin tamamının açıklığa, aydınlığa kavuşturulması, darbecilerin 12 Eylülden 12 Marta kadar hepsinden hesap sorulması, Sabahattin Ali’den günümüze kadar, Ape Musa’dan Milletvekili Mehmet Sincar’ın öldürülmesine kadar binlerce faali meçhul cinayetin işlendiği ülkemizde Meclisin, gerçek gündemini artık hatırlaması gerektiğini düşünüyorum.
Şu olaya iyi bakın, bellekleriniz, hafızalarınız bilgisayar CD’leri gibi silinmesin. Çok uzak değil, bundan on beş sene önce, 96’da bir Susurluk kazası yaşandı. Bunun altından çete, darbe, siyasetçi, bürokrat, yargı iş birlikleriyle işlenen cinayetlerin tamamı çıktı ortaya.
Bu bir rapor. Bu rapor, dehşet şeyleri ifade ediyor. O dönemin başbakanları, müfettişlerine böyle bir rapor hazırlatabilmişler. Daha sonraki koalisyon dönemlerinde, Erbakan döneminde Faili Meçhul Cinayetler Komisyonu kurulmuştur Mecliste ve cinayetlerin uzatmalı çavuşlar düzeyine kadar nasıl düştüğünü, beyaz Renaultların nasıl cinayet işlediğini, 17 bin faili meçhul cinayetin nasıl işlendiğini, Hizbullah gibi örgütlerin nasıl kullanıldığını, kayıp silahların neler olduğunu, Batman Valisinin kendi başına o silahları nereye götürdüğünün hâlâ tespit edilemediğini, hukuksuzluğu, OHAL’i, sansür, sürgün kararnamelerini, bütün dönemin bütün rezaletlerini bu raporun içinde görebilirsiniz.
Peki, 1996’da bu kaza yaşanmamış olsaydı ve ezkaza bu raporla bu cinayet ilişkileri belgelenmemiş olsaydı çıkmayacaktı ortaya ki bunun temelinde Millî Güvenlik Kurulunda kararlaştırılmış cinayetlerin, Kürt iş adamları listelerinin yayınlandığı ve enselerinden birer kurşunla Diyarbakır’da, Batman’da öldürüldükleri günlerde hukuk yoktu, hukuk rafa kaldırılmıştı ve olağanüstü hâlde yaşanan bu süreci, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, 93-97 arasını “Türkiye’de hukuk yoktur.” diyerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine iç hukuk yollarının tüketilmesine gerek görmeden başvuruların kabul edildiği dönemdir. O dönem, bu cinayet zanlıları “Terörle mücadele ediyorum. Vatan, millet, Sakarya” edebiyatının arkasına sığınıp bu cinayetleri işliyorlardı.
Bugün Hükûmet bu konuda kararlılığını ortaya koyuyorsa niye faili meçhul cinayetlerin araştırılmasına karşı çıkıyor, anlamakta güçlük çekiyoruz. Bugün, o dönemin faili meçhul cinayetlerini, suç organize şebekelerini, kumarhanelerin ilişkilerini, kaçakçılık yapanları, şehit cenazeleriyle uyuşturucu taşıyan görevlileri, bürokratları… Bakın, Almanya’nın istihbarat raporlarında devletin çok üst düzeyinde olan kişilerin isimleri kırmızı bültenlerin içinde geçiyor. Şimdi, bir dönemin, bu karanlık dönemin hiçbirini aydınlatamayan Türkiye, hesaplaşamayan bir Türkiye, kendi demokrasisini de kuramaz, yeni bir anayasayı da bu temel üzerinde şekillendiremez arkadaşlar.
Dikkat edin İspanya’ya, GAL çeteleriyle nasıl hesaplaşıldı? Orada Baltasar Garzon gibi yargıçlar vardı, hükûmetin, iktidarın içişleri bakanından emniyet genel müdürüne kadar cinayet işleyen şebekelerinin memurlarını örtülü ödenekten nasıl beslendiklerini teker teker ortaya çıkarırken benim İçişleri Bakanım “Profesör Büşra Ersanlı bölücülük dersi verdi, halkı isyana teşvik için eğitim verdi.” diyor.
Bu kürsüden davet ediyorum İçişleri Bakanını, eğer yirmi dört saat içinde bunun belgelerini çıkarıp ortaya koymazsan ve bunu koymadığın takdirde müfteriliğini kaldırmazsan, istifa etmezsen sen insan değilsin diyorum. Senin Susurluk çetelerinden, onu koruyan ve kollayanlardan hiçbir farkın yok. Sen TCK savcısı mısın? Elinde belge mi var? Dinledin mi?
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
59 konuşma daha · 3 Kasım 2011