İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 9. BİRLEŞİM · SALI

CHP Grubu önerisi münasebetiyle

Hayrettin Nuhoğlu

İstanbul Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 9. Birleşim · 2. yasama yılı · 23 Ekim 2018 · 407 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Hayrettin Nuhoğlu (İYİ Parti), 23 Ekim 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 407 kelime.

Hayrettin Nuhoğlu (İYİ Parti, İstanbul). “CHP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 9. Birleşim tutanağı, 23 Ekim 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/hayrettin-nuhoglu-27-2018-10-23-chp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=72055

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

İYİ PARTİ GRUBU ADINA HAYRETTİN NUHOĞLU (İstanbul)Sayın Başkan, göreviniz hayırlı olsun.

Değerli arkadaşlar, bu tartışmalardan sonra Kaşıkçı olayı üzerinde çok uzun şeyler söylemeyeceğim ama bugün, Adalet ve Kalkınma Partisi Grubunda, Genel Başkan çok önemli iki hususa değindi. Hani, birkaç gündür “Çok önemli.” diyordu ya. Birincisi “Krala söyledim, Konsolosu görevden aldı.” ikincisi de “18 kişinin Türkiye'de yargılanmasını teklif ediyorum.”

Değerli arkadaşlar, devlet ciddiyetinin sıfıra indiğinin göstergesidir bu. Türkiye Cumhuriyeti devleti bir şirket gibi yönetilemez. “Krala söyledim, Konsolosu görevden aldı.” değil, Konsolos elini kolunu sallayarak, bir cani Türkiye'yi terk etti, gitti. Nasıl o 15 kişi elini kolunu sallayarak gelip Türkiye'de cinayet işleyip gittiyse, Konsolos da öyle gitti. Ve bugünkü grup konuşması devlet açısından çok çok üzüntü verici çünkü Andımız’la ilgili de diyor ki Adalet ve Kalkınma Partisinin Genel Başkanı: “Andımız’a gerek yok, İstiklal Marşı’mız var.” Amerika Birleşik Devletleri’nin hem marşı var hem antları var. Orada yemin edenler şimdi Türkiye Cumhuriyeti’nin büyükelçisi olarak görevlendiriliyor. Böyle bir ciddiyet olamaz, kabul edilemez.

Biraz evvelki tartışma üzerine de birkaç söz söylemek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, Andımız geri geldi diye üzülenlere ilk “tweet”i atan kişi şu anda Mecliste yok ama bugün Cumhurbaşkanı, Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı onu savunarak dedi ki: “Çok değerli, çok makbul; bizim Komisyon Başkanımız, Bakanımız.” O kişi ne dedi biliyor musunuz? “Fetullah Gülen, bu ülkenin yetiştirdiği değerli bir kıymettir. Seversiniz, sevmezsiniz ama değerli bir insandır, bilge bir insandır. Bu ülkenin millî, manevi değerlerine bağlı nesillerin yetişmesi için hizmetini yapıyor. Her şeyi de açık, devletin denetimi, gözetimi altında, açık; her şeyi göz önünde olan. Yapılan hizmetlere baktığımızda, siz bunu, hakkında herhangi bir savcının iddiası, mahkûmiyet kararı olmayan birini 'çete' diye itham ederseniz ona karşı da büyük bir haksızlık yaparsınız. Kendi de burada yok ama çeteden yargılananları, çete iddiasıyla soruşturulanları, kovuşturulanları, demokrasiye darbe vurmak isnat ve iddiasıyla yargılananları milletvekili olmaları için Meclise taşıma gayreti içinde olurken temiz insanları 'çete' diye suçlamak kabul edilemez. (AKP sıralarından alkışlar)" Bu kişi Danıştay kararını eleştirdi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANTamamlayın Sayın Milletvekili.

HAYRETTİN NUHOĞLU (Devamla)Bir vatandaşımız, bir değerli vatandaşımız o “tweet”e ek bir “tweet” attı, o “tweet”i atan kişiye diyor ki: “Ben bir Ermeni olarak okulda her sabah Andımız’ı okudum. Ne ben ne ailem bundan rahatsız olmadık. Size bu kadar batan şey nedir, onu çözemedim.” Ben de soruyorum: Size batan nedir kardeşim? Bu Andımız bizim yeminimizdir, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş iradesinin, kuruluş felsefesinin temelidir. Buna sonuna kadar da sahip çıkacağız, bunu böyle bilesiniz. (İYİ PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

73 konuşma daha · 23 Ekim 2018

73 konuşmanın tamamı →