İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 10. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler

Heval Bozdağ

Ağrı Milletvekili · DEM Parti

Genel Kurul, 10. Birleşim · 5. yasama yılı · 22 Ekim 2026 · 994 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Heval Bozdağ (DEM Parti), 22 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER); konuşma 994 kelime.

Heval Bozdağ (DEM Parti, Ağrı). “Kanun teklifleri ile komisyonlardan gelen diğer işler”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 22 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/heval-bozdag-2026-10-22-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler (erişim: 22 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149331

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

DEM PARTİ GRUBU ADINA HEVAL BOZDAĞ (Ağrı)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bakınız bu fon vurgunu meselesinde iktidarın bu krizi her zamanki gibi sönümlendirerek yönetmeye çalıştığı algısı var; sorumluluğu üstlenmek istemiyor sanki, sorunları gözden kaçırmaya çalışıyor, bir geçiştirme çabası. Bu teklif de sanki bu çabanın bir parçası, yapıcı bir çözüme odaklanmıyor. "Yapacağız." "Üstüne gideceğiz." "Gereğini yapıyoruz." algısı yürüyüp gidiyor. Hâlâ kamu adına denetim yapan kurumların sorumluluğu açıkça ortaya konulmuş değil. İstifalar var, emeklilik kararı var, siyasi ve idari gerçek bir yüzleşme ise henüz yok. Hepimiz, bakınız, buraya, bu kürsüye çıkan herkes, tüm toplum aynı soruyu soruyor: "Bunca şey olup biterken siz neredeydiniz?" Sayın Şimşek ve SPK aslında belki de bugünlerde bu soruyla muhatap olacaklarını bildiklerinden önünü almışlardı "Biz haberdardık zaten." diyorlar "Fark ettik yani uyumuyorduk, zaten işimizin de ehliyiz, bunu görüyoruz, biliyoruz." açıklamaları yapmışlardı. Neredeyse paralel zamanlarda MSCI gibi piyasa ortakları da okyanus ötesinden "Biz de uyumuyoruz." diye dikkat çekmişlerdi. MSCI, Şimşek ve SPK günü geldiğinde bu ehli oldukları konuda neden müdahale etmedikleri ya da edemedikleri sorusunun cevabını hâlâ vermiş değiller; bu işin sanki muhatabı değillermiş, ilgili muhataplarına bildirmişler, de onlar da bir şey yapmamış, ihmal ya da tolere edilebilir bir süreçmiş gibi yaklaşıyorlar. Ama bakınız, kimsenin bunu tolere edecek gücü kalmadı. Bu vurgunu kimse yutmayacak ve unutmayacak, tüm toplum ısrarla bu işin üzerine gidilmesini bekliyor. "Madem gördünüz, neden müdahale etmediniz, neden bu hırsızlığa göz yumdunuz?" sorularını ısrarla soruyoruz. Güven vermeyen kurumlarınızın, liyakatsiz bürokratlarınızın ve de siyaseten bu, hiç bozuntuya vermeyen duruşunuzun bu işi çözeceğini beklemeyi de bize dayatamazsınız; bunu da kabul etmiyoruz. Daha dün kanun teklifinin ilk bölümünün görüşmeleri sırasında, bireysel yatırımcının haklarını donduran ve batmış fonların ortağı konumuna iten bir önergeyi dayattınız. Bu durumun kime yarayıp yaramadığını, kimi mağdur edip etmediğini ise açıklamıyorsunuz; burada bir belirsizlik var. O yüzden diyoruz zaten, acilen bir Meclis soruşturması başlatılması gerekiyor, bu talebi tekraren, tekraren söylüyoruz. Bu konuyu araştıracak, soruşturacak kişi ve kurumlar ile failler iç içe geçmiş durumda. O yüzden, bir Meclis araştırması şart. Kamuoyu vicdanı fon vurgunuyla milyarları götüren kişilerle sıkı bağları olan kurumların yürüttüğü bir soruşturmayı kabul etmiyor. Çalan ile adaleti sağlayacak olan nasıl aynı olabilir? Toplum mağduru koruyan, menfaatçi ve manipülatif foncuları açığa çıkaran adil bir soruşturma bekliyor. Halkın bürokrasi ve kurumlara güveni kalmadı. Orta vadeli planlarınıza ve ekonomi politikalarınıza da güven kalmadı. Daha yeni Maliye Bakanı MSCI'ın endeksleri dondurma kararını olumlu karşıladıklarını, tavsiyelerinin gereğini yapacaklarını söyledi. Bakınız, aynı MSCI daha önce bazı fon varlıklarında koordineli işlemler gördüğünü de açıklamıştı. Kasım 2026 incelemesine kadar somut ve güvenilir bir inceleme yapılmazsa Türkiye'nin endekslerinin gözden geçirilmeyeceği uyarısını da yapmıştı. Sayın Şimşek ise işin takipçisi olmamış bir kırmızı pazartesi trajedisi sergilenmesine bile isteğe göz yummuştu. Bu bir çelişki değil mi Sayın Bakan, biraz geç kalınmadı mı?

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; iktidar "Derdimiz millet." diye geldi ama dertlerinin ne olduğu bugün artık gayet iyi anlaşıldı. Sayın AK PARTİ, takipçileriniz bile sizi savunmakta mahcubiyet yaşıyorlar. Halk artık hırsızlıkları, yolsuzlukları, haksızlıkları, hukuksuzlukları tolere etmek istemiyor. Bu toplum sizden çok defa yaka silkti ama siz onların yakasını bırakmadınız bir türlü. Yirmi dört yıllık iktidarınız süresince tüm kurumlarıyla ve sermayesiyle öyle organize oldunuz ki bir türlü gitmek de bilmiyorsunuz. Türlü türlü siyaset, türlü türlü oyunlar. Bu toplumu çok zorluyorsunuz, çok zorluyorsunuz sabahın körü, akşamın körü 1 liranın hesabını yapmak zorunda bıraktığınız asgari ücretliyi, köylüyü, işçiyi, öğrenciyi. Bu ülkede alın terinin karşılığını, eşitlik, demokrasi, adalet ve barış için taleplerini sokaklarda, cezaevi önlerinde, kürsülerde dile getiren milyonları çok zorluyorsunuz. Toplumun geniş kesimleri soruyor: Bugün emeğimizle ürettiğimiz ürünümüz, aldığımız ücretler, çalışıp hizmet edip biriktirdiklerimiz, tasarruflarımız neden risk altında, neden eriyor? Neden enflasyon dünya ortalamasının 6 katı bu ülkede? Salgınsa, savaşsa, petrolse, iklimse eğer, tüm dünya da bunlara maruz kalıyor. Bakınız, yönetememe krizlerinizin hepsini emekçinin, emeklinin sırtına bindirerek atlatmaya çalışıyorsunuz. "Tasarruf" dediniz, tasarrufu onlara yaptırdınız; yemediler, içmediler, giymediler, açlık sınırında ücretlerle çalıştırıldılar. Vergiyi ise en çok onlardan aldınız, birileri ise istifini hiç bozmadı tüketmeye devam etti. Öyle ki onların tükettikleriyle büyüdünüz, millet açken siz "Zenginle büyüyoruz." diye övündünüz. Şu bir gerçek ki bu ülkenin işçisi, emekçisi, köylüsü, esnafı, geniş halk kesimleri bu ülkenin yükünü taşıyor; kemer sıkan onlar, adil ve eşit bir yaşam için mücadele eden onlar; bu ülkenin bekasına, barışına, kardeşliğine, demokratik bir gelecek umuduna yatırım yapanlar da onlar. Bakınız, MSCI "Denetlemiyorsunuz, şeffaf değilsiniz. Şirketlerin gerçek sahiplik yapısı belli değil." diyor, güvenilir bulmuyor. Hatta şu an yapılan bu düzenlemeleri de yeterli bulmuyor ve bir sonraki değerlendirmeye kadar endeksleri dondurma sürecini devam ettirecek. Hatırlarsınız, bir dönem de kara para aklama yüzünden gri listelerden çıkmak için FATF engeline takılmıştınız. Bunun da ekonomiye çok ağır maliyetleri olmuştu. Piyasada yabancı yatırıma bağımlısınız, ihtiyacınız var ama bir türlü de güven vermiyorsunuz. Bir yandan faizi düşürmekten bahsediyorsunuz, bir yandan fonlardan, borsalardan güçlü, hızlı bir çıkış var. Şimdiden 9,6 milyar dolar rezervi yakmış, oturuyorsunuz. Hasbelkader biraz birikimi, tasarrufu olan insanları balon finans piyasalara siz çektiniz. 2020'li yıllarda yüksek enflasyon ve düşük faiz politikalarınızla milyonlarca insan fonlara, finans piyasalarına çekildi. Pandemi dönemi -çok iyi hatırlarsınız- dijital yatırım kanallarının en çok yaygınlaştığı dönemdi. Sonra da Şimşek dönemi, yüksek faiz politikaları, borsa, yatırım fonları derken Merkezi Kayıt Kuruluşu verilerine göre pay senedi yatırımcı sayısı 2019'da 1,2 milyon iken 2023 yılının sonunda 7,65 milyona çıkmıştı. Finansal riskler böylece çok geniş kesimlere yayılırken bakınız, bu insanların yatırım kararları üzerinde etkileri ise neredeyse yok. Yani risklerini görmedikleri, sonunu bilmedikleri, hiç de şeffaf olmayan, demokratik olmayan bir finans sistemine paralarını kaptırdılar. Finans kapitalin yemi olduk hepimiz; sanki devlet sömürmüyordu, patron sömürmüyordu, az sömürülüyorduk bir de böyle bir finans sistemi tarafından sömürülmeye başladık.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun lütfen, tamamlayın.

HEVAL BOZDAĞ (Devamla)Teşekkürler.

İşte, yüz binlerce insanın mağdur olduğu bir vurgun ortada. Riski ve maliyeti ise tüm topluma kesiliyor, kesilecek ve maalesef, 100 milyar doları bulan bir zarardan bahsediliyor. Sonuç; çürümüş, yozlaşmış bir sistem. İktidarınız yine kıyıya vurdu, her seferinde toplumun sırtından yeniden yol almaya çalışıyorsunuz, yine çalışacaksınız. Ama bu sefer kel göründü, işin ucu nereye varacak, siz bile kestiremiyorsunuz ve o kadar korkuyorsunuz ki bir aydır bu Meclis bir araştırma komisyonu kurulması için çabalıyor ama siz direniyorsunuz.

Saygılarımla. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

57 konuşma daha · 22 Ekim 2026

Günün kaydı →
57 konuşmanın tamamı →