Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması
Diyarbakır Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 31. Birleşim · 1. yasama yılı · 21 Ocak 2016 · 301 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
İdris Baluken (Halkların Demokratik Partisi), 21 Ocak 2016 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması); konuşma 301 kelime.
İdris Baluken (Halkların Demokratik Partisi, Diyarbakır). “Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 31. Birleşim tutanağı, 21 Ocak 2016. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/idris-baluken-26-2016-01-21-milli-egitim-bakani-nabi-avci-nin-yaptigi-aciklamasindaki-bazi-ifadele (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=43725
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İDRİS BALUKEN (Diyarbakır)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Sayın Başkan, tabii, Sayın Bakanın vermiş olduğu cevap AKP Hükûmetinin Parlamento iradesini ne kadar ciddiye aldığını da bir yönüyle ortaya koymuş oldu. Bir tek cümleyle, herhangi bir bilgiye, veriye dayanmadan, önümüzdeki dış politika perspektifinin ne olduğuyla ilgili tek bir cümle kurmadan vermiş olduğu bilgi; doğrusu iyi olmamıştır, yani hiç vermeseydi herhâlde bu Parlamentonun iradesine saygı açısından AKP Hükûmetinin karnesine bir negatif puan daha yazılmamış olacaktı.
Tabii, şu anda Orta Doğu’nun en önemli gündemlerinden birisi ve Orta Doğu denkleminin kilidi Suriye’de şekilleniyor. Suriye’de biz başından beri AKP Hükûmetinin yanlış politikalarda ısrar ettiğini, mezhepçi birtakım politikalar ekseninde, orada uluslararası meşruiyeti olmayan birtakım çete yapılarıyla iş tuttuğunu ve bunun ileride de Türkiye’ye ağır faturalar getirebileceğini ifade ettik ve bu konuda defalarca uyarılarda bulunduk. Türkiye’nin yapması gerekenin Suriye’deki savaşta fiilî bir taraf olmak değil, Suriye halklarının iradesini esas alarak gerek Suriye’de gerekse de Orta Doğu’da barışçıl diplomatik çabalarda bir öncülük rolü oynamak olduğunu ifade ettik. Ama buna rağmen AKP ısrarla oradaki vekâlet savaşlarının bir tarafı olmayı yeğledi. El Nusra çeteleriyle Serekaniye’de başlayan serüven, IŞİD çeteleriyle Kobani’de devam ettirildi. Bugünde yine Ahrar el Şam, El Nusra, işte birtakım yeni MİT eliyle oluşturulmuş olan tugaylar aracılığıyla Cerablus üzerinde hayata geçirilmek isteniyor. Bunlar son derece tehlikeli yaklaşımlar. Biz, başından beri Suriye’de Kürtlerle ve Rojava halkları başta olmak üzere, Suriye halklarıyla birlikte hareket edilmesi durumunda demokratik Suriye Cumhuriyeti’nin oluşumuna Türkiye’nin katkı sağlayabileceğini ifade etmiştik, bugün de aynı hususun altını çiziyoruz. Ancak, görebildiğimiz kadarıyla, kendi kafasında Esad rejimini ve Kürtleri bir düşman algısı olarak oturtan AKP, şimdi Esad rejimi üzerinde de bir esneme yarattı ancak Kürtlerle olan bu hasmane tutumunu devam ettiriyor ve bunu da daha çok uluslararası diplomaside PYD’nin terör örgütü olduğu iması üzerinden bir diplomatik çabayla sürdürmek istiyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
İDRİS BALUKEN (Diyarbakır)Müsaade ederseniz toparlayayım.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
74 konuşma daha · 21 Ocak 2016