Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
İstanbul Milletvekili ·
EMEP
Genel Kurul, 125. Birleşim · 4. yasama yılı · 10 Ağustos 2026 · 653 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
İskender Bayhan (EMEP), 10 Ağustos 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 125. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 653 kelime.
İskender Bayhan (EMEP, İstanbul). “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 125. Birleşim tutanağı, 10 Ağustos 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/iskender-bayhan-2026-08-10-kanun-teklifleri-ile-komisyonlardan-gelen-diger-isler (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=148503
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İSKENDER BAYHAN (İstanbul)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Emek Partisi olarak sürecin başından beri gerek Komisyon çalışmalarında gerekse de şimdi bu kanun teklifine ilişkin tartışmalarda bu ülkenin işçilerinin, emekçilerinin, ezilen, sömürülen halk kitlelerinin sesi olmaya çalıştık; onların çıkarlarına göre hareket etmeye çalıştık. Bu kanun teklifine de öyle yaklaşıyoruz ve bu kanun teklifi hakkındaki tutumumuzu da buna göre belirliyoruz ama saray iktidarının, saray oligarşisinin tutumu ise hep bunun aksine oldu; sürekli kendi iktidardaki çıkarlarını, saray rejiminin çıkarlarını önceledi; Türk ve Kürt burjuvazisinin yeni bir uzlaşmayı temel alarak bölgesel yayılmacı siyasetini önceledi, bunu hedef aldı; sermayenin ve sarayın sömürü ve yayılma politikalarını güçlendirmeye dayanak yapmaya çalıştı bütün bir süreci. Şimdi, kanun teklifi karşısındaki yaklaşımı da bundan oluşuyor.
Bakınız, kanun teklifinde ne yok? Demokratikleşme yok, Kürt sorununun demokratik çözümü yok, barış akademisyenleri, ihraç edilen kamu emekçilerinin hakları ve onların haklarının iadesi bile yok, en temel demokratik haklar kalıcı barış için atılacak adımlar yok. Ne var peki kanun teklifinde? Silahların bırakılması üzerine bir protokol var, bu protokolün yasa hâline getirilmesi söz konusu. Tabii, silahların bırakılmasıyla birlikte silahları bırakan binlerce kişinin Türkiye'ye nasıl geleceği, statülerinin ne olacağı; cezaevindeki binlerce kişinin, yurt dışında sürgünlerdeki binlerce yurttaşımızın ne yapacağı, koşullarının ne olacağına ilişkin düzenlemeler var ve elbette bunların hiçbiri önemsiz değil, bunların hepsi bütün bu yoklara rağmen önümüzdeki dönem açısından önemli bir yer tutuyor ve burada somut adımların atılmasını kıymetli buluyoruz ancak uyarılarımızı, eleştirilerimizi, itirazlarımızı da yaparak bu desteği veriyoruz. Buradaki protokol, silah bırakma ve yapılan uzlaşma konusundaki tutumumuzu, en geri noktada bile olsa bu uzlaşmaya dair tarafların ortaya koyduğu tutumu onaylıyoruz ve bunun takipçisi olacağımızı söylüyoruz.
Saray rejiminin bu kanun teklifini kendi çıkarları için bir siyasi ranta çevirme tutumunu da bütün halk kitlelerimize, bütün emekçi kardeşlerimize anlatmaya, teşhir etmeye devam edeceğiz. Özellikle yasama, yürütme ve yargı konusunda bütün ipleri tek adamın eline alan düzenleme başta olmak üzere bu gerçeğin görülmesi için çaba sarf etmeye devam edeceğiz çünkü bu Türk ve Kürt emekçileri arasında, Türk ve Kürt halkı arasında barış ve kardeşlik açısından en çok sorgulamaya, en çok güvensizliğe, en çok tepkiye neden olan düzenlemeleri de içeriyor. Onun için de bu düzenlemenin kime ne getireceği konusunda önemli bir tartışma, önemli bir aydınlatma, önemli bir bilinçlenme ihtiyacı önümüzdeki dönem artarak devam edecek; yasa uygulanmaya başladıktan sonra bu ihtiyaç daha da çoğalacak, daha da artacak, daha da güçlenecek diye düşünüyoruz. Biz başından beri bu hesabı boşa çıkarmak, bozmak için çaba sarf ettik; bundan sonra da aynı tutum içerisinde olacağız. Eğer bu yasa uygulanırsa hep birlikte göreceğiz ki önümüzdeki süreçte yaşanacaklar herkesin hesabının kitabının, kafasında nelerin olduğunun daha somut görüleceği, daha somut yaşanacağı bir sürece hizmet edecek. Eğer bu yasa uygulanırsa bu ülkenin işçileri ve emekçileri gerçekleri daha ileri düzeyde görecek diye düşünüyoruz; emek, barış, özgürlük mücadelesine olan ihtiyaç daha da artacak diye düşünüyoruz; bu mücadelenin büyümesine olan ihtiyaç daha da artacak diye düşünüyoruz. Yine, bu yasa uygulanırsa, bu yasa hayata geçirilirse aslolanın sömürülen ve ezilen halk kitlelerinin ortak mücadelesi, enternasyonel dayanışması ve onların birlikte eşit koşullarda yaşamasının koşullarının düğmesi olduğunu hep birlikte göreceğiz. Ekmek, barış ve özgürlük mücadelesinin et ile tırnak gibi olduğunu hep birlikte göreceğiz. Onun için, önümüzdeki dönem saray rejiminin ve ittifakının bu yasadan kalkarak kendisinin çok büyük işler başardığı gibi bir propagandanın gerçeği yansıtmadığı, bu konuda asla ve asla herhangi bir kendisine övünç çıkaramayacağı gerçeğinin üzerinde duracağız ve bunu bütün emekçilerle paylaşacağız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, tamamlayın.
İSKENDER BAYHAN (Devamla)Tamamlıyorum Başkan.
Çünkü burada eğer silahlar susuyorsa, eğer bu uzlaşmaya bu ülkenin işçileri, emekçileri büyük çoğunlukla destek veriyorsa emin olunuz ki bunun temeli, bu mücadelede esas olarak dünden bugüne "Silahlar sussun barış olsun; Kürt sorunu barışçıl, demokratik, eşit koşullarda, siyasal zeminde çözülsün." diye mücadele eden aydınların, Kürt halkının, emekçilerin, bilim insanlarının, sendikacıların çabasıdır tayin edici olan ve onun sonucunda buraya geldik, geleceğe de öyle yürüyeceğiz.
Onun için bir kez daha diyoruz ki bu düşünceyle emek, barış ve özgürlük için saraylara savaş, kulübelere barış diyeceğiz.
Teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
106 konuşma daha · 10 Ağustos 2026