Öneriler
İstanbul Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 8. Birleşim · 5. yasama yılı · 20 Ekim 2026 · 488 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
İsmail Erdem (AK Parti), 20 Ekim 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÖNERİLER); konuşma 488 kelime.
İsmail Erdem (AK Parti, İstanbul). “Öneriler”. TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim tutanağı, 20 Ekim 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-erdem-2026-10-20-oneriler (erişim: 20 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149090
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AK PARTİ GRUBU ADINA İSMAİL ERDEM (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İstanbul başta olmak üzere çeşitli şehirlerimizde yaşanan sel ve su baskınları nedeniyle genel görüşme açılmasına ilişkin Yeni Yol Grubu adına verilen önergeye karşı AK PARTİ Grubumuz adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle Gazi Meclisimizi ve ekranları başında bizleri izleyen aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Sözlerimin hemen başında, İstanbul başta olmak üzere ülkemizin çeşitli şehirlerinde yaşanan sel ve su baskınlarından etkilenen bütün vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine de başsağlığı ve sabırlar diliyorum.
Ayrıca, geçtiğimiz perşembe günü elim bir trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekilimiz merhum Dündar Ziya Gültekin kardeşimizi de rahmetle anıyorum. Merhum kardeşimizin ailesine, yakınlarına, AK PARTİ ailemize ve Üsküdarlı hemşehrilerimize bir kez daha başsağlığı diliyorum. Rabb'im mekânını cennet, makamını ali eylesin.
Değerli milletvekilleri, 14 Ekim 2026 tarihinde İstanbul'da etkili olan kuvvetli yağışlar, şehirlerimizin afetlere karşı hazırlıklı olmasının ne kadar hayati bir mesele olduğunu bir kez daha göstermiştir. Meteorolojik ölçümlere göre İstanbul'un bazı bölgelerinde yirmi dört saat içerisinde metrekareye 186 kilogramın üzerinde yağış düşmüş, Beykoz ve Ömerli Barajı civarında ise metrekareye 193 kilogram yağış kaydedilmiş, iki günlük süreçte bazı bölgelerde metrekareye toplam 270 kilogram yağış düşmüştür. Bu miktarlar son yüz yılın en yüksek rakamlarıdır, yaşanan yağışın olağanüstü boyutunu göstermektedir. Böylesine yoğun yağışlar karşısında şehirlerimizin altyapısının, afet hazırlıklarının ve müdahale kapasitesinin sürekli geliştirilmesi önem taşımaktadır.
Devletimizin önceliği, her şart altında vatandaşımızın can güvenliğini korumak, ihtiyaçlarını karşılamak ve afetin etkilerini en kısa sürede ortadan kaldırmaktır. Bu anlayışla, başta Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum, İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi olmak üzere ilgili bakanlıklarımız, İstanbul Valimiz Sayın Davut Gül, AFAD Başkanımız ve ilgili kurumlarımız afetin ilk anından itibaren süreci yakından takip etmiş, sahadaki müdahale ve koordinasyon çalışmalarını sürdürmüşlerdir. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş da selden etkilenen bölgelerde incelemelerde bulunarak vatandaşlarımıza yönelik destek çalışmalarını bire bir takip etmişlerdir. Yürütülen çalışmalar kapsamında 3.057 vatandaşımız güvenli alanlara taşınmış, koordinasyon merkezine ulaşan ihbarlara yönelik müdahale çalışmaları sürdürülmüştür. Elbette görevimiz yalnızca afet meydana geldiğinde müdahale etmek değildir. Aynı zamanda benzer olayların etkilerini azaltacak tedbirleri önceden almak ve şehirlerimizi geleceğin risklerine karşı daha dirençli hâle getirmektir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, tamamlayın.
İSMAİL ERDEM (Devamla)Bu kapsamda yağmur sularının alt yapısının güçlendirilmesi, dere yataklarının korunması, taşkın riski bulunan bölgelerde gerekli önlemlerin alınması, erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi ve şehir planlamasında bilimsel verilerin esas alınması büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmaların başarıya ulaşması için bakanlıklar ile yerel yönetimlerin eş güdüm içerisinde hareket etmesi, ilgili kurumların sorumluluklarını yerine getirmesi ve ortak akılla kalıcı çözümler üretilmesi gerekmektedir.
İstanbul'u yakinen tanıyan birisiyim. 1973 yılında Kağıthane'ye Anadolu'dan gelen bir insan olarak geldiğimizde şunu görmüştük: Kağıthane Cendere bölgesi, Beyoğlu Sütlüce'den itibaren genel olarak fabrikaların kurulduğu bölgelerdi ve özel mülkiyetti. Yani, özellikle biraz önceki konuşmacıların "İmara açıldı, afet oldu..." İmara açılmasa da daha önceki yıllarda 1960'lardan itibaren İstanbul'un gecekondulaşması ve ruhsatsız yapılar, maalesef, İstanbul'da en büyük risk taşıyan alanlardır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
80 konuşma daha · 20 Ekim 2026