(2/999) esas numaralı 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/85) münasebetiyle
Adana Milletvekili ·
Genel Kurul, 115. Birleşim · 3. yasama yılı · 21 Temmuz 2020 · 474 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
İsmail Koncuk, 21 Temmuz 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: (2/999) esas numaralı 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/85) münasebetiyle); konuşma 474 kelime.
İsmail Koncuk (Adana). “(2/999) esas numaralı 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/85) münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 115. Birleşim tutanağı, 21 Temmuz 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ismail-koncuk-27-2020-07-21-2-999-esas-numarali-5510-sayili-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-si (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=90345
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)İSMAİL KONCUK (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Gerçekten önemli bir kanun teklifi. Sayın Cumhurbaşkanının Sayın Faruk Çelik’in Çalışma Bakanı olduğu dönemde “Bu işi çözelim.” yani emeklilerle ilgili intibak yasasını çıkaralım talimatı verdiğini hatırlıyorum. Sayın Faruk Çelik daha sonra Tarım ve Köyişleri Bakanı oldu, şu anda bakan da değil ama hâlâ intibak yasası çıkmış değil. Bu yasa 6; 6,5; 7 milyon vatandaşımızı doğrudan ilgilendiren bir yasa.
Değerli AK PARTİ’liler, artık “yapacağız” “çözeceğiz” gibi kavramlar sizin açınızdan bitti; bundan sonra “yaptık” “hallettik” “çözdük.” derseniz bir anlamı var. “İntibak yasasını çıkaracağız.” dediniz, çıkarmadınız. 3.600 konusu hâlâ sürüncemede.
İntibak nedir sayın milletvekilleri? 2000 öncesi emekli olan işçilerimize farklı bir sistemden maaş ödeniyor, 2000 ile 2008 Ekim ayı arasındaki tarihte emekli olan işçilerimize farklı bir sistemden emekli maaşı ödeniyor ve 2008 Ekim ayından sonra emekli olanlara farklı bir maaş ödeniyor. Yani, prim iş günü sayınız eşit dahi olsa 2000 yılından önce emekli olmuş vatandaşlarımız, işçilerimiz 2008 yılı Ekim ayından sonra ve 2000 yılından sonra emekli olan vatandaşlarımızdan daha fazla maaş alıyorlar. Neden, neden? Bunun cevabını bilen var mı? Hatta 2000 yılı öncesinde 3.600 prim iş günüyle emekli olmuş bir işçimiz, 2008 yılı Ekim ayından sonra 7.200 prim iş günüyle emekli olmuş işçimizden daha fazla maaş alıyor.
Değerli milletvekilleri, bunu çözmek boynunuza borç iktidar olarak. Bu konuda verdiğiniz sözler var ve bugüne kadar tutulmamış sözler var. Şimdi, sizin iktidarınızda, sizin yönetiminizde aynı işi yapan, aynı prim gün sayısı çalışmış insanlar arasında farklı maaşlar var, haksızlık var. Bu, sadece emeklilerimizi değil, dul ve yetimlerimizi de ilgilendiren bir durum arz ediyor yani böyle bir düzenlemeyi yaptığımız zaman sadece 2000 yılından sonra emekli olmuş işçilerimiz için değil, aynı zamanda bunların dul ve yetimleri için de bir fayda sağlamış olacaksınız.
Bakın, bir rakam vereceğim: Diyelim, 2000 yılından önce emekli olmuş bir işçi, emekli olduğunda son maaşının yüzde 70’ini alabilirdi. Yani ne yapar? 1.400 lira yapar. 2000 ile 2008 arasında emekli olmuş bir işçi, son maaşının yüzde 65’ini alıyor. 2008 Ekim ayından sonra emekli olan işçilerimiz, yüzde 45’den başlayarak yüzde 28’e kadar bir sistemle emekli oluyor yani yüzde 28’i baz aldığımızda 2 bin lirayla emekli olan bir işçi, Ekim 2008 tarihinden sonra emekli olduğunda ne alır? 560 lira filan alır. Siz zaman zaman Parlamentoda düzenlemeler yaparak 1.000 liraya, 1.500 liraya, en son 1.500 liraya çıkardınız, şu anda 1.500 lira ama 2000 yılından önce emekli olan ve 2.200 lira, 2.300 lira maaş alan işçilerimiz var. Asgari ücret üzerinden konuşuyorum ben.
Şimdi, siz AK PARTİ Grubu olarak “Kardeşim, bu iş bizi ilgilendirmiyor, çözmeyeceğiz.” diyebilir misiniz? Kulağınızın üzerine yatabilir misiniz?
ABDULLAH GÜLER (İstanbul)Niye yatalım?
İSMAİL KONCUK (Devamla)Niye yapmıyorsunuz? 2000 yılından beri, yirmi yıl geçmiş ya? Abdullah Bey, yirmi yıl. Yirmi yıldır ne yapıyorsunuz peki, çözdünüz mü? Sayın Cumhurbaşkanı, söz vermesine rağmen bu problemi çözmedi. Bu kabul edilebilecek bir durum değildir. Bu çok büyük bir...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
107 konuşma daha · 21 Temmuz 2020