İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 8. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

HDP Grubu önerisi münasebetiyle

Jale Nur Süllü

Eskişehir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 8. Birleşim · 2. yasama yılı · 17 Ekim 2018 · 322 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Jale Nur Süllü (CHP), 17 Ekim 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: HDP Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 322 kelime.

Jale Nur Süllü (CHP, Eskişehir). “HDP Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 8. Birleşim tutanağı, 17 Ekim 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/jale-nur-sullu-27-2018-10-17-hdp-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=71882

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CHP GRUBU ADINA JALE NUR SÜLLÜ (Eskişehir)Sayın Başkan, değerli Meclis üyeleri; bugün burada keşke yoksulluğu, hele hele kadın yoksulluğunu hiç konuşmak zorunda olmasaydık diyorum. Ancak ne yazık ki sadece bugün burada değil, her zaman biz kadınlar olarak, kadınların yoksulluğu, sorunları üzerine çok farklı ortamlarda konuşmak zorunda kalıyoruz ve bunun nedeni de genelde toplumda yaşamış olduğumuz cinsiyet ayrımcılığı.

Aslında -kadın ve erkek- doğumumuzdaki tek farklılığımız, biyolojik yapılarımızdaki farklılık değil mi? İki farklı cinsiyetin temsilcileri kadın ve erkeğin ne yazık ki gelişen toplumsal koşullarla yaşam içindeki, toplum koşulları içindeki rolleri değişiyor, şekilleniyor ve bu toplumsal koşullarla birlikte kadının yaşadığı toplumsal sorunlar da şekilleniyor. Kadınların yaşadığı en önemli sorunlarının, sosyoekonomik sorunlardan kaynaklandığını, kadının toplumdaki sosyoekonomik konumundan kaynaklandığını söylemek, çözümün de yine kadının sosyoekonomik konumunun güçlendirilmesinde yattığını söylemek yanlış olmayacaktır.

Kadının en önemli sorunlarından bir tanesi bu toplumda, ekonomik bağımsızlığının olmamasıdır. Bu durum bazı koşullarda kadını istemediği evlilikleri sürdürmeye zorlarken diğer yanda, aile içi yaşamda sürekli kendi isteklerini, kendi yapacaklarını öteleyen anne ve eş konumuna da mahkûm etmektedir. Bunun tek koşulu, kadının bu ekonomik açıdan güçlendirilmesinin tek koşulu iş yaşamına katılımıdır. Kadının iş yaşamına katılımındaki engeller de yasalarla düzenlenmelidir. Tabii, yasal düzenlemeler aslında yapılıyor gibi gösteriliyor ama yasal düzenlemelerin uygulanabilirliği ne yazık ki sağlanamıyor çok da fazla.

Kadının iş yaşamına katılımındaki en önemli engellerden birini örnek verecek olursak, nedir kadının iş yaşamına katılımındaki en büyük engellerden biri? Çocuklarını bırakacak kurumlardan yoksunluğudur. Bu konuda çok çeşitli yasal düzenlemeler yapılıyor ama uygulanabilirliğine baktığımızda, ne yazık ki uygulanabilirliği yok; ne devlet bunları denetliyor ne de herhangi bir şekilde yönetmelikler yasaları desteklemek üzere düzenleniyor.

Günümüzde artık kadının ekonomik güçsüzlüğüyle birlikte kadın yoksulluğundan çok, yoksulluğun kadınlaşmasından söz ediliyor, terminoloji olarak. Nerede bir yoksulluk var ise orada kadın var ve kadının ağırlaşan sorunları var. Bugünkü Türkiye’nin ekonomik koşullarına baktığımızda, hani şu “yok” denilen kriz var ya, ne yazık ki bedeli vatandaşın sırtına yüklenen krizde de…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

JALE NUR SÜLLÜ (Devamla)Bir dakika daha rica edeyim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

149 konuşma daha · 17 Ekim 2018

149 konuşmanın tamamı →