İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 34. BİRLEŞİM · PAZAR

2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 6'ncı Tur görüşmeleri münasebetiyle

Kadir Aydın

Giresun Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 34. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Aralık 2018 · 533 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kadir Aydın (AK Parti), 16 Aralık 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 6'ncı Tur görüşmeleri münasebetiyle); konuşma 533 kelime.

Kadir Aydın (AK Parti, Giresun). “2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 6'ncı Tur görüşmeleri münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 16 Aralık 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kadir-aydin-27-2018-12-16-2019-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2017-yili-merkezi-y (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=74611

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

AK PARTİ GRUBU ADINA KADİR AYDIN (Giresun)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İçişleri Bakanlığı bünyesinde bulunan Sahil Güvenlik Komutanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı bütçeleri üzerine AK PARTİ Grubu adına söz almış bulunuyorum. Öncelikle, yüce heyetinizi ve milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Ülkemizin özgür, milletimizin bağımsız olarak bugünlere gelmesine canları ve kanlarıyla vesile olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile bütçesini görüştüğümüz Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlıklarında görev yapanlar başta olmak üzere, bütün şehitlerimizi rahmet ve minnetle, kahraman gazilerimizi şükranla yâd ediyorum.

Jandarma Genel Komutanlığı ülke topraklarımızın yüzde 93’ünde, Sahil Güvenlik Komutanlığı ülke topraklarımızın yaklaşık yarısı büyüklüğündeki mavi vatan kara sularımızın tamamında denetim ve gözetim faaliyetlerini özveriyle sürdürmektedir. Dünyanın en dirayetli ve en yüksek muharebe yeteneğine sahip güvenlik kuvvetlerimize her daim devletimizin bütün imkânları seferber edilmiştir. Ancak yüreği yerli olan ordumuzun kullandığı araç, gereç ve mühimmatların neredeyse tamamını başka ülkelerden satın almak zorunda kalıyorduk ve bunları yerli ve millî kılmak için çok ciddi çalışmalar yaptık.

Özetle, ATAK helikopterinden Altay tankına, Millî Piyade Tüfeği’nden silahlı insansız hava araçlarına, her türlü akıllı mühimmatlardan füze sistemlerine, savaş gemilerinden yerli ve millî radar sistemlerine kadar her alanda yaptığımız inanılmaz yatırımlarla dosta güven, düşmana korku ve kaygı veren bir güce ulaştık.

Dün, 15 Temmuz ve benzeri hain kalkışmalarda devletimizi yok etmeye, milletimize diz çöktürmeye ve gücümüzü teste çalışanlar bilsinler ki dün yoksulluğunda yenemedikleri milletimizi, bugün asla yenemezler. Gücümüz ve kudretimiz nerede ve kime karşı olursa olsun, haksızlığı haykırmaya fazlasıyla yetmektedir. Onun içindir ki Birleşmiş Milletler çatısı altında dahi “Dünya 5’ten büyüktür.” diyoruz. Onun içindir ki dün sesimiz kısık olarak “Diyarbakır” “Hakkâri” bile diyemez iken şimdi bağıra bağıra “Afrin” diyoruz, “Münbiç” diyoruz, “Kandil” diyoruz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

On altı yıllık AK PARTİ iktidarı, sadece yerli ve millî üretimle yetinmemiş Jandarma ve Sahil Güvenlik birimlerinin tamamını İçişleri Bakanlığına bağlayarak âdeta sivil bir devrim gerçekleştirmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; elbette, biliyorum ki hepimiz milletimizi temsilen bu çatı altında görev yapıyor ve sahibi millet olan bu kürsüden düşünce, öneri ve şikâyetlerimizi dile getiriyoruz. Her bir milletvekilimizin ve her bir siyasi parti grubunun milletten aldığı güçle bu kürsüden yaptığı konuşmada, her partinin aldığı oylardan çok daha fazlasını alarak Cumhurbaşkanı seçilen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’la ilgili ifadeler ne Sayın Cumhurbaşkanımıza yakıştırdığımız sıfatlar ne de milletvekillerimize yakışan ifadelerdir. Hiç kimsenin önemine ve değerine dil uzatmak haddimiz olmadığı gibi, bizim de önem ve değerlerimize dil uzatmak hiç kimsenin haddi değildir. İktidara dil uzatmayı siyaset yapma biçimi olarak gören anlayışın ne milletimize ne de sahiplerine hiçbir faydası olmayacaktır. On altı yıldır iktidarda olan, girdiği 13 seçimden zaferle ve artan halk desteğiyle çıkan bu ülkenin Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı sevmeseniz de 26 milyon 330 bin 823 seçmenimizin oy verdiği ve milletimizin yarısından fazlasının desteğini alan Cumhurbaşkanımıza katlanmasını bileceksiniz çünkü demokrasi, katılmayı ve katlanmayı bilenlerin rejimidir.

ALİ KENANOĞLU (İstanbul)Bir partinin genel başkanına “şerefsiz” dediniz ya, ayıptır ya!

KADİR AYDIN (Devamla)Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne ısrarla “kaçak saray” ve Cumhurbaşkanımıza “diktatör” diyenler, yaşadığımız her kazayı cinayet olarak tanımlayanlar, her tutuklamayı bir savaş dili gibi “tutsaklık” olarak değerlendirenler, alkış tutanlara “yandaş” ve “iktidar beslemesi”, oy verenlere “makarnacı” yakıştırması yapanlar ve sabah kalktıklarında âdeta “İnşallah -iktidarı dövmek için- milletimizin başına bir felaket gelir.” diye dua edenler bilsinler ki bu dil, doğru bir dil değildir ve bu dua asla kabul olmayacaktır.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

111 konuşma daha · 16 Aralık 2018

111 konuşmanın tamamı →