İçeriğe atla

24. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 22. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı'nın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle

Kamer Genç

Tunceli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 22. Birleşim · 5. yasama yılı · 3 Aralık 2014 · 809 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kamer Genç (CHP), 3 Aralık 2014 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı'nın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle); konuşma 809 kelime.

Kamer Genç (CHP, Tunceli). “Amasya Milletvekili Mehmet Naci Bostancı'nın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında şahsına sataşması nedeniyle”. TBMM Genel Kurulu, 22. Birleşim tutanağı, 3 Aralık 2014. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kamer-genc-24-2014-12-03-amasya-milletvekili-mehmet-naci-bostanci-nin-satasma-nedeniyle-yaptigi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=35515

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

KAMER GENÇ (Tunceli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sayın milletvekilleri, bütçe, hükûmetin bütün faaliyetlerinin görüşüldüğü, tartışıldığı bir hesap hülasasıdır. Bunun enine boyuna görüşülmesi, tartışılması ve bu konuda kamuoyunun bilgilendirilmesi gerekir ama maalesef, bütçeler, Türkiye Büyük Millet Meclisinde yeteri kadar tartışılmıyor. Bu bütçelerin ön incelemesini, denetimini yapan Sayıştay da maalesef son zamanlarda gerekli denetimi yapmıyor. Ayrıca da Parlamentonun burada verdiği ödeneklere de AKP iktidarı zamanında riayet edilmeden hep ödenek üstü harcamalar yapılıyor ve dolayısıyla da kimse burada hesap sormuyor. Evvela, Sayıştay, KİT Komisyonunda da olduğum için, orada getirdiği denetim raporlarında tespit edilen yolsuzlukların büyük bir kısmı maalesef bu Sayıştay Başkanı Başkan olduktan sonra orada bir üst denetim kurulu kurmuş ve orada çoğu çıkarılıyor, kamuoyundan gizleniyor. Dolayısıyla burada, Türkiye Büyük Millet Meclisinde ne komisyonlarda ne Genel Kurulda bu bütçeyle ilgili gerekli denetim yapılmıyor.

Bir de arkadaşlar, gerçekten Türkiye artık zıvanadan çıkarılmış bir yönetim tarafından yönetiliyor. Şimdi, bakın, bir Anayasa Mahkemesi çıkmış hiç sebep yokken… Yani daha doğrusu, Anayasa Mahkemesi, karar vereceksen ver kardeşim! Çıkıp da önceden “Ben, işte hak ihlali vardır, bu konuda karar vereceğim.” demeye gerek yok. Bu tamamen gündemi değiştirmeye yönelik AKP’ye yapılan bir yardımdır ama arkasından bir Anayasa Komisyonu Başkanı çıkıyor, diyor ki: “Biz bu Anayasa Mahkemesi kararını tanımayacağız. Bu Anayasa Mahkemesini kaldıracağız.” Tayyip Erdoğan çıkıp diyor ki: “Biz bu kararı tanımayacağız. Kimse bizi dizayn edemez.”

Bakın, sayın milletvekilleri -biraz önce de yaptığım konuşmada- 2002 yılında yapılan seçimlerinde AKP yüzde 34 oy almıştı, Doğru Yol Partisi yüzde 9,7 oy almıştı. Doğru Yol Partisi tek milletvekili sokmadı Parlamentoya ve AKP 366 tane milletvekili Parlamentoya soktu.

Şimdi aklı olan, vicdanı olan hiçbir kimse barajı savunur mu ve bu Meclisin hakiki temsil edildiğini savunur mu? Ben o zaman milletvekili seçildim ama partim barajı aşmadığı için beş sene parlamenterlik görevim elimden alındı ve hak ihlaline maruz kaldım. Böyle bir şey olur mu?

Şimdi, deniliyor ki: “Efendim, bakın, eğer baraj olmasa bugün AKP’nin 50’nin üzerindeki milletvekili AKP’de değil başka partilerde olurdu.” Dolayısıyla, bu, milletvekili makamını gasptır. Hukuka aykırı olarak yapılan bir gasptır. Dolayısıyla, AKP de bugün iktidarda değildi.

Hâlâ birileri çıkıyor ki, efendim, millî iradeden, egemenlikten bahsediyor. Şimdi, Tayyip Bey geçmişte diyordu ki: “Kim egemenlik kayıtsız şartsız milletin diyorsa, bu, boş bir laftır. Egemenlik kayıtsız şartsız Allah’ındır.” Şimdi, nasıl olmuşsa, sonradan diyor ki: “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” Yarına ne diyeceği belli değil.

Arkadaşlar, Türkiye, maalesef, hukukuyla, eğitimiyle, devlette yapılan yolsuzluklarıyla tamamen yaşanmaz bir ülke hâline, bir despotizm yönetimi hâline dönüştürülmüştür.

Şimdi, bugün, yine Tayyip Bey konuşuyor: “Efendim, bu sarayla ilgili birtakım insanlar birtakım şeyler söylüyorlar. Bizi hiç ilgilendirmez.” Yani bu sarayın yapılmasında yolsuzluk yapılmıştır, usulsüzlük yapılmıştır…

Bu sarayı nasıl vermiştir Tayyip Erdoğan ihaleye? Maliyet artı kâr esasına göre vermiştir. Daha bu kâr kaçtır, yüzde kaçtır, maliyet kaçtır, incelenmediği için… Sayıştayın 2013 hesaplarında, bir kalemde, bu sarayın yapılmasında 1,5 milyon liralık mükerrer bir ödeme yapıldığı tespit edilmiş ama daha bu çok az.

Şimdi, bakın, bugün Mimarlar Odası sormuş TOKİ’ye “Bu ne kadara mal olmuş?” Diyor ki: “Bu devlet sırrıdır, açıklayamayız.” Bakın, ben dün burada söyledim, yine söylüyorum: Bu sarayın maliyeti 5 milyar yani 5 katrilyonu geçer. Çünkü beş sene burada, işte, kendi yandaşlarına verilmiş bu. Bir sene bir tarafına bir bina yapacaklar, ertesi sene bir başka bina yapacaklar. Mobilyalar -kendi adamları- İtalyanlardan ve başka yerlerden getirilecek ve millet işsizlik adı altında inim inim inlerken ama maalesef birileri saray hayatı hastalığına tutulmuş, sarayda yaşayacak.

Şimdi, sayın milletvekilleri, her gün 5-6 tane vatandaş bana telefon ediyor. “Ya, açız kardeşim, iş yok.” diyor. Özellikle AKP iktidarı yani, işte, Alevi açılımı diyor, şu diyor fakat Alevi inançlı vatandaşları işe almıyor, bunu defalarca söyledim. Bakın, imtihanlarda Alevi inançlı insanların hiçbirisi işe alınmıyor. Bu büyük bir zulümdür, büyük bir vicdansızlıktır. Bu ayrımcılık yapılmaması lazım. Şimdi, Alevilerin inançları… Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi diyor ki: “Alevilere karşı ayrımcılık yapıyorsunuz işe alma konusunda, ibadet yerlerinin masraflarının ödenmesi konusunda.”

Şimdi Çamlıca’da bir cami yapılıyor. Tayyip Erdoğan burada büyük bir cami yapıyor ve bu caminin büyük parası… Arkadaşlar, daha geçen sene mi, evvelsi senemi bir kanun çıkardılar burada, dediler ki: “Gelir ve kurumlar vergisi mükellefleri devlete verecekleri, beyan edecekleri kazançları buraya beyan etmeyebilirler ve ibadet yerlerine bağışta bulunacaklar.” Ve tamamını masraf kabul ediyor. Soruyoruz şimdi Maliye Bakanına: Bu caminin yapılmasına hangi gelir ve kurumlar vergisi mükellefi ne miktarda bağışta bulundu?

RAMAZAN CAN (Kırıkkale)Ya, sen ne konuşuyorsun, sen çocuklarının mal varlığını bir açıkla.

KAMER GENÇ (Devamla)Dolayısıyla, arkadaşlar, burada yapılan hep gizli şeyler.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale)Sen ne konuşuyorsun sen? Çocuklarının mal varlığını anlatsana.

KAMER GENÇ (Devamla)Şimdi, sen gel, ben sana anlatırım.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale)Sen çocuğunun mal varlığını anlatsana burada.

KAMER GENÇ (Devamla)Tamam, anlatırım sana.

Şimdi, arkadaşlar, bunlar hep böyle geliyor, yolsuzluklarını söylediğim için engellemeye çalışıyorlar.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale)Madem mert adamsın, anlatsana ya. Sen kendi mal varlığını anlatsana ya.

KAMER GENÇ (Devamla)Tamam, şimdi, Tayyip Erdoğan da, sen de, baban da, onlar da gelsin mal varlıklarını açıklasın, ben de açıklarım.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

31 konuşma daha · 3 Aralık 2014

31 konuşmanın tamamı →