İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Antalya Milletvekili ·
Genel Kurul, 57. Birleşim · 3. yasama yılı · 18 Şubat 2020 · 309 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemal Bülbül, 18 Şubat 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle); konuşma 309 kelime.
Kemal Bülbül (Antalya). “İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 57. Birleşim tutanağı, 18 Şubat 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-bulbul-27-2020-02-18-iyi-parti-grubu-onerisi-munasebetiyle (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=85589
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)HDP GRUBU ADINA KEMAL BÜLBÜL (Antalya)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Değerli Genel Kurula saygılar sunuyorum.
Aslında, ömrünün neredeyse tamamını eğitim faaliyetine harcamış, meslekten gelen bir insan olarak benim bunu farazi öğretmenlik, sanal öğretmenlik, aslında olmayıp da varmış gibi gösterilen, ihdas edilmiş bir öğretmenlik olarak telakki etmem lazım.
Değerli Genel Kurul, önceleri öğretmenlikte iki tanım vardı; stajyer öğretmen ve asil öğretmen ve iş bunlar üzerinden devam ediyordu fakat öğrenci sayısı, kentleşme artınca doğal olarak öğretmen ihtiyacı da arttı. Fakat eğitim fakültelerinden nice zahmetle mezun olan ve hatta sınavı da kazanan öğretmenler atanamadıkları için ne trajik manzaralara tanık oluyoruz, intiharlar söz konusu oluyor. Aslında, bunu önleyecek olan temel çözüm öğretmenlik meslek yasası. Bunu daha önce Sayın Bakan buradayken de dile getirmiştik. Öğretmenliğe dair bir yasa yoktur Türkiye’de, bakar mısınız? Aslında, toplumun temelini teşkil eden eğitim olgusunun yürütülmesiyle ilgili bir yasa yoktur ve öğretmen, sıradan bir devlet memuru olarak algılanmakta; öğretmen bir akademisyen, öğretmen bir eğitim ve bilim insanıyken, hiç tanımsız bir şekilde, keyfî olarak bu tür uygulamalar yapılmakta. Biraz önceki konuşmacı vekilimizin de söylediği gibi -kadrolu, sözleşmeli, ücretli- tanımsız, keyfî bir uygulama var ve meslek dejenerasyonu var, eğitim dejenerasyonu var ve bunun giderek topluma yansıması söz konusu, öğretmenlik mesleğinde gelişememe durumu söz konusu. Kaldı ki bir eğitim fakültesinden mezun olmak öğretmenlik için yeterli bir şey olmayıp güncellemek açısından da kimi meslek içi eğitimler, öğretmenin kendi kendini eğitimi gerekirken bu gibi komik ücretlerle bunu sağlayabilmek de mümkün değil. O nedenle, bir an önce öğretmenlik meslek yasasının çıkarılması ve öğretmenlik mesleğinin, bir devlet memuru değil, bir akademik sıfat, bir eğitim ve bilim sıfatı olduğunun vurgulanması ve bu üç farklı tanımın ortadan kaldırılarak öğretmenlik mesleğinin itibarının ekonomik olarak da sosyal prestij olarak da mesleki prestij olarak da yeniden düzenlenmesi gibi bir aciliyet ve bir vahamet söz konusu.
Bunun bir an önce yerine getirilmesi gerektiğini ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (HDP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
84 konuşma daha · 18 Şubat 2020