İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 29. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin İlk Görüşmesi münasebetiyle

Kemal Kılıçdaroğlu

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 29. Birleşim · 6. yasama yılı · 5 Aralık 2022 · 3.835 kelime · yaklaşık 19 dakikalık okuma

Kaynak göster

Kemal Kılıçdaroğlu (CHP), 5 Aralık 2022 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin İlk Görüşmesi münasebetiyle); konuşma 3.835 kelime.

Kemal Kılıçdaroğlu (CHP, İzmir). “2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2021 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifinin İlk Görüşmesi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 29. Birleşim tutanağı, 5 Aralık 2022. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-kilicdaroglu-27-2022-12-05-2023-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunu-teklifi-ile-2021-yili-merkezi-y (erişim: 27 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=111537

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CHP GRUBU ADINA KEMAL KILIÇDAROĞLU (İzmir)Teşekkür ederim arkadaşlar.

Önce hepinize saygılarımı sunuyorum.

Efendim, Sayın Oktay’ı dinleyince Erzurumlu esnafın muhasebeciyle yaptığı konuşma aklıma geldi. Erzurumlu esnaf, muhasebeciye şöyle söyler: “Hesaba bakırem, hac farz olmuş; cüzdana bakırem, zekâta muhtacız.” (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar) Gerçekten de öyle. Her şey mükemmel ama memleket niye bu hâlde? Neden memleket bu hâlde ve neden saray çok iyi, birazdan bütün ayrıntılarını anlatacağım. Ancak bugün, kadına seçme ve seçilme hakkının verilişinin 88’inci yıl dönümü. Dolayısıyla, bu Parlamentoda çok daha fazla kadın milletvekili olmasını arzu eden kişilerden birisiyim. (CHP sıralarından alkışlar) Hangi partiden olursa olsun, hangi görüşten olursa olsun, Parlamentonun saygınlığı açısından da çok sayıda kadın milletvekilinin Parlamentoda olması Parlamentoya itibar kazandırır, bunu da açık yüreklilikle ifade edeyim.

Efendim, Sayın Oktay cümleye başlarken, daha doğrusu, konuşmaya başlarken milletimize şeffaf bir şekilde hesap vermekten söz etti. Biraz sonra şeffaflığın ne olduğunu da anlatacağım. Benim anladığım şeffaflık ile sarayın anladığı şeffaflık arasında farklar var. Nedir bu şeffaflık ve biz bu şeffaflıktan neyi anlıyoruz, bunu da aktaracağım. Önce, bütçe dediğimiz belge maliye açısından, bir ülkenin ekonomisi açısından en temel yasadır ve bu yasanın, daha doğrusu, bütçe tasarısının yasalaşması için de özel bir prosedür vardır Anayasa’da. Eskiden Bakanlar Kurulu bütçeyi sevk ederdi, Bakanlar Kurulunun başında olan Başbakan gelirdi, kendi bütçesini büyük bir öz güvenle Meclise anlatırdı, her türlü eleştiriye karşı oturur, aslanlar gibi kendi bütçesini savunurdu. Şimdi Başkan soruyor “Komisyon nerede?” Komisyon burada, “Hükûmet?” Hükûmet yok. Niye yok? Hangi gerekçeyle yok?

YUSUF BEYAZIT (Tokat)Cumhurbaşkanı Yardımcısı burada.

CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI FUAT OKTAYBuradayım.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Bakın, Sayın Mehmet Uçum, Sayın Erdoğan’ın sayın danışmanı, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı diyor ki: “Bu bir tek kişilik hükûmettir.” Tek kişi… Açın, kitabını okuyun arkadaşlar. Ben okudum, siz neden Sayın Erdoğan'ın Başdanışmanının kitabını okumuyorsunuz? Talimat mı bekliyorsunuz? “Tek kişilik hükûmet.” diyor. Tek kişilik hükûmetse gelecek buraya, Parlamentoya gelecek, onuruyla kendi bütçesinin arkasında duracak ve bütçesini savunacak. (CHP sıralarından alkışlar) Parlamentoda, atamayla gelmiş olanların, halkın oy vermediği kişilerin bu kürsüye çıkıp bizden oy istemesi kadar abes bir şey yoktur. Sayın Cumhurbaşkanı gelecek “Evet, beni halk seçti.” diyecek, “Benim bütçem budur.” diyecek, “Ben şunları anlatıyorum.” diyecek, “Şunları yapacağım.” diyecek ve bütçesinin arkasında duracak. Bütçesinin arkasında Hükûmet yok. Atanmışlar, gelmişler buraya, Hükûmet… Bize bütçeyi sunuyorlar; talimat almadan hiçbirisi parmağını bile kaldıramaz. Bir daha söylüyorum: Talimat almadan hiçbir bakan parmağını bile kaldıramaz çünkü hiçbirisinin yetkisi yok. Yangın söndürmeye gidiyorlar, “Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatıyla yangını söndürmeye başladık.” diyorlar yani talimat gelmese yangını söndürmeyecek misiniz? Söndüremezler, emin olun, söndüremezler.(CHP sıralarından alkışlar)

Değerli arkadaşlarım, bütçe mademki çok önemli bir belge, bir ülkenin geleceği için çok önemli bir belge -geçmiş bütçenin paralarının nerelere harcandığını bize anlatacak olan 2 teklif var, 2 tasarı var- ya, arkadaşlar, nerelere paranın harcandığını biz bilmiyoruz. Parayı harcayan irade buraya gelmiyor, parayı harcayan irade buraya gelmeyince biz hangi bütçeyi konuşacağız? Bütçe diye geldiler, burada anlattılar, ağızlarından bal akıyor. E, çıkın sokağa, tam tersi bir tablo var. Sarayda oturan kişi, halkın arasına inmeyen kişi halkın derdini bilemez. İkili bir yapı çıktı ortaya; bir halk, bir de saray; o ayrıntıya da geleceğim değerli arkadaşlarım.

Değerli arkadaşlar, seçilen bir Cumhurbaşkanının Parlamentoya gelip kendi bütçesini savunmaması, her şeyden önce Parlamentoya saygısızlıktır. Halk sizi seçtiyse ve parayı verdiyse geleceksiniz, burada kendi bütçenizi savunacaksınız, arkasında duracaksınız; eleştirilere göğüs gereceksiniz, eleştirilerin her birine de tek tek yanıt vereceksiniz. “Gelmeyeyim, oturmayayım.” E, geldi, ne oldu Meclisin açılış gününde? 1 Kasım mıydı?

ENGİN ÖZKOÇ (Sakarya)1 Ekim.

MERAL DANIŞ BEŞTAŞ (Siirt)1 Ekim.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)1 Ekim, affedersiniz.

1 Ekimde geldi, Meclisi açtı; gayet güzel. Açtı da ne oldu? Hiç kimsenin konuşmadığı ortamda gelip konuşmak istiyor ama birimiz kalkıp konuşunca buraya gelmiyor çünkü Erdoğan eski Erdoğan değil ve eleştirilere tahammül edemiyor, doğruları duymak istemiyor. Etrafındaki kadro da her seferinde “Ne güzel yaptınız efendim. Ne doğrular yaptınız efendim. Çok iyi şeyler yaptınız efendim.”

UĞUR AYDEMİR (Manisa)Kendinizle karıştırıyorsunuz.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Bu sistem ne yaptı biliyor musunuz? Sizi siyaset yapmaktan alıkoydu. Siz siyaset yapamıyorsunuz, yapamıyorsunuz siz siyaset! (CHP sıralarından alkışlar)

Bakınız, Parlamentonun itibarı… Erdoğan’dan başladım, Parlamentonun itibarına saygı duymuyor diye; e, bakanları da saygı duymuyor; hepsi atandı. Bizim soru önergelerimize yanıt vermiyorlar. 701 soru önergesine, 29 Kasım 2022 itibarıyla 701 soru önergesine cevap verilmemiş arkadaşlar. Ne demektir soru önergesine cevap vermemek! Sayın Başkan, size de söylüyorum, her bütçe konuşmasında söylüyorum. “Ben milletvekilini takmam arkadaş, kim oluyor milletvekili! Beni Cumhurbaşkanı atadı, ben istediğim soruya cevap veririm, istemediğime vermem.” diyor. E, siz, Parlamentonun saygın bir bireyi olarak, bir milletvekili olarak bu tabloya “Evet.” diyorsanız Türkiye Büyük Millet Meclisinin saygınlığına gölge düşürüyorsunuz demektir. Benden fazla sizin itiraz etmeniz lazım; siz itiraz edeceksiniz, “Milletvekillerinin sorularına neden cevap vermiyorsunuz?” diyeceksiniz. Hadi, Başkan diyemez. Niye diyemez? Onu da ben gayet iyi biliyorum. Çünkü Başkanı Başkan yapan yine aynı irade. Ne diyecek şimdi? Olmaz arkadaşlar.

YUSUF BEYAZIT (Tokat)Biz seçtik biz. Biz seçtik Başkanı.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Ben nasıl seçtiğinizi de çok iyi biliyorum. Sizin de nasıl milletvekili seçildiğinizi de çok iyi biliyorum. (CHP sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler)

HÜSEYİN YAYMAN (Hatay)Kaset kumpasıyla Genel Başkan olan…

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Evet, gelelim başka bir konuya.

HÜSEYİN YAYMAN (Hatay)Kaset kumpasıyla geldiniz, kaset kumpasıyla!

YUSUF BEYAZIT (Tokat)Siz nasıl geldiniz?

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Hiç ağlamayın arkadaşlar, ağlamayın(!)

Gelelim bütçeye: Bütçe geldi, güzel. Değerli arkadaşlarım, bu bütçe, gelirin nasıl toplanacağını, nasıl harcanacağını bize anlatan bir bütçe. Bu bütçe, ilkelerden yola çıkarak hazırlanması gereken bir bütçe, ilkelerden yola çıkarak. Bütçeyi…

UĞUR AYDEMİR (Manisa)Hangi ilke?

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Anlatacağım, hiç merak etmeyin.

UĞUR AYDEMİR (Manisa)Nasıl Genel Başkan oldunuz?

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Beni dikkatle dinlerseniz anlatacağım her şeyi size. Çocuk gibi ağlamayın, bağırmayın(!)

UĞUR AYDEMİR (Manisa)Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı oluşunu anlat.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Bana itiraz ediyorsan gel kürsüye, gel! Gel, gel, buraya gel! Gel buraya, gel! Gel buraya! (CHP sıralarından alkışlar)

Efendim, bütçeyi Parlamento yapar ama bir şeyi daha yapar; Parlamento, kabul ettiği bütçenin yasalara uygun olarak harcanıp harcanmadığını da denetler. Parlamentonun öyle bir görevi var. Peki, denetimi kimin aracılığıyla yapar? Sayıştay aracılığıyla yapar; Sayıştaya der ki: “Sen benim adıma Türkiye Büyük Millet Meclisinin kabul ettiği kesin hesap kanunu ve bütçeyi denetleyeceksin acaba bürokrasi, acaba yürütme organı bunu doğru harcadı mı harcamadı mı.” Ben söylemiyorum, Anayasa söylüyor, 160’ıncı madde “Sayıştay Türkiye Büyük Millet Meclisi adına bütçe harcamalarını denetler.” diyor. Peki, gelelim diğer konuya, Sayıştay denetledi.

Bakın, değerli arkadaşlar, özellikle atananlara sormak istiyorum: Sayıştay 315 kamu kurumunun faaliyet raporlarına baktı; 17 kurumun faaliyet raporu hiç yayınlanmadı, hiç yayınlanmadı, 17 kurumun faaliyet raporu hiç yayınlanmadı. Yani ne demektir? 17 kurumu yöneten kişiler diyorlar ki: “Ne demek Meclis ya! Bırakın… Ne demek Sayıştay! Raporu bile yayınlamıyorum, gidin kime anlatırsanız anlatın.” Siz bunu içinize sindiriyor musunuz? Sindiriyorsunuz, zaten sorun oradan başlıyor. Geliyorum, 32 kurum faaliyet raporunda kullanılan kaynaklar hakkında bilgi vermiyor, Sayıştaya bilgi vermiyor yani Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetim yapan kuruma “Ben sana bilgi vermem. Meclismiş! Ne Meclisi kardeşim! Nereden çıktı Meclis! Bilgi vermiyorum.” diyor. Bir şey yapıyor muyuz? Bir şey yapmıyorsunuz arkadaşlar, sorun buradan kaynaklanıyor. 206 kurum faaliyet raporunda temel mali tablolara ve bu temel mali tablolara ilişkin açıklamalara yer vermiyor, kime ne kadar yardım yapıldığı gösterilmiyor. 10 ayrı madde hâlinde Sayıştay raporu geldi, Allah aşkına, söyler misiniz ya, içinizden kim baktı bu raporlara ya, kim baktı ya? Ya, “kul hakkı” diyoruz değil mi? “Helallik” diyoruz değil mi, birisine? “Helallik isteriz.” Ya, sen; Türkiye Büyük Millet Meclisi kabul etmiş, sana vergileri teslim etmiş, “Bu parayı harca, yasalara uygun olarak harca.” diyor ama Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetim yapan kuruma “Ben sana bilgi vermem, nereye gidersen git.” diyor. Ben de bunu size anlatıyorum. Siz beni suçluyorsunuz “Niye gerçekleri anlatıyorsunuz?” diye. Arkadaşlar, insanda biraz vicdan olur ya!

Bakın, bir şey daha söyleyeyim: Siz bunları sorguladığınız anda bu ülkeye demokrasi gelir, biz değil; biz zaten sorguluyoruz. (CHP sıralarından alkışlar) Siz bunları sorguladığınız anda, o zaman Türkiye'de yolsuzluklar bitmiş olur. Bunları sorgulamıyorsunuz değerli arkadaşlarım. Sorgulamamak ne demektir, onu da söyleyeyim gayet açık şekilde: İradeyi ipotek altına vermek demektir. “Ben eleştirirsem beni bir daha milletvekili listesine koymazlar.” Bu korkuyla devlet yönetilmez, bu korkuyla bir şey olmaz. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

UĞUR AYDEMİR (Manisa)Bu iki oluyor Sayın Başkanım, milletvekillerine hakaret ediyor, bu iki oluyor.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Hakaret değil arkadaşlar, gerçek, gerçek. Gerçeği söylüyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Bakınız, bir şey daha söyleyeyim…

UĞUR AYDEMİR (Manisa)Hakaret ediyor…

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Bir şey daha söylüyorum: Kul hakkına riayet edeceksin, kul hakkına, kul hakkına riayet edeceksin.

Kamu-özel iş birliği. Değil mi? Yapıyorsunuz.

EYÜP ÖZSOY (İstanbul)Uyuşturucudan vergi…

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Geleceğim, uyuşturucuya da geleceğim, hiç meraklanma. Onu göz ardı edeceğimi mi sanıyorsun?

EYÜP ÖZSOY (İstanbul)Sayıştay raporları… Uyuşturucudan vergi…

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Baronları da size tek tek anlatacağım, hiç meraklanmayın. (CHP sıralarından alkışlar) Bu kardeşiniz hepsini biliyor.

Kamu-özel iş birliği: Bakın, değerli arkadaşlar, garanti veriyorsunuz, dolar garantisi veriyorsunuz, avro garantisi veriyorsunuz; dolar garantisi verdiğinize Amerika'daki enflasyonu da bu milletin sırtına yıkıyorsunuz, avro garantisi verdiğinize Almanya'daki enflasyonu da bu milletin sırtına yıkıyorsunuz. Diyorlar ya: “Dünyada enflasyon var.” Dünyada enflasyon var da o enflasyonu getirip bizim milletin sırtına yıkıyorsunuz siz.

YAŞAR KIRKPINAR (İzmir)Ne alakası var!

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Peki, değerli arkadaşlar, mevzuata göre, bu kamu kurumlarının yükümlülüklerini yayınlamaları lazım, hiçbirisi yayınlamıyor, siz biliyor musunuz? Bilmezsiniz, söylemezler size.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale)Rifkin biliyor(!)

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Geleceğim ona da hiç meraklanma, hepsine geleceğim. Keşke Başkan izin verse de tek tek her birinizin sorusuna cevap versem, tek tek.

HÜSEYİN YAYMAN (Hatay)Başkan, aday ol, aday ol.

ALİ ŞEKER (İstanbul)Seçimi açıkla.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Ve dolayısıyla suç işleniyor.

Gelelim başka bir şey daha. Bakın, değerli arkadaşlar, Parlamentoyu o kadar itibarsız hâle getirdiler ki -siz getirdiniz, kusura bakmayın; siz Milliyetçi Hareket Partisiyle beraber getirdiniz, kimse kusura bakmasın- önce uygulamayı yapıyorlar, bakıyorlar ki ya, bu uygulama için kanun çıkması lazım, sonra Meclise kanun getiriyorlar. Borçlandılar, bütçede öngörülen borç limitinin üstünde borçlandılar. Bir baktılar ki “Yahu, Allah Allah, Parlamentonun verdiği yetkiyi aşmışız.” Buraya tekrar kanun getirdiler borçlanma için. Hiçbiriniz dediniz mi “Ya, arkadaş, bu Parlamentonun verdiği yetkiyi niye aştınız siz?”

Kur korumalı mevduat… Bakın, değerli arkadaşlar, 20 Aralık akşamı yapıldı, 21 Aralıkta Merkez Bankası duyuru yaptı, 24 Aralıkta basın açıklaması yaptı Hazine ve Maliye Bakanı, 20 Ocakta da kanun buraya geldi. Ya, değerli arkadaşlarım, Anayasa'da der ki: “Vergi kanunla konulur, kanunla kaldırılır.” Siz uygulamayı yapıyorsunuz ama Anayasa'yı da hukuku da bilmiyorsunuz çünkü bürokrasiyi darmaduman ettiniz, sonunda Meclise kanun geldi ve buradan kanun çıktı. Bu ne demektir? “Parlamentoya ben ne zaman istediğim kanunu getirirsem -benim orada askerlerim var; el kaldırır, indirirler- benim kanunlarımı kabul ederler.” Bu, iradenin ipotek altına alınmasıdır.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı)Öyle değil, öyle değil.

YAŞAR KIRKPINAR (İzmir)Karıştırıyorsun, karıştırıyorsun!

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Daha geleceğim, daha geleceğim, daha… Daha geleceğim, nelere…

UĞUR AYDEMİR (Manisa)Siz gece “tweet” atıyorsunuz…

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Daha neler, bilmiyorsunuz, bilmiyorsunuz değerli arkadaşlar. Bakınız… (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

UĞUR AYDEMİR (Manisa)Siz gece “tweet” atıyorsunuz.

HASAN ÇİLEZ (Amasya)Emanet milletvekili verdiniz Sayın Genel Başkan. Yapmayın!

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Bakınız, devlet harcamalarının neye göre yapıldığını bilmemiz lazım.

YAŞAR KIRKPINAR (İzmir)Yani kiralık milletvekilini biz mi verdik!

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Devlet harcamaları keyfî olarak yapılmaz, bir kişinin iradesine devletin bütçesi teslim edilmez. Devlet dediğiniz kurum saygın bir kurumdur; devlet dediğiniz kurum liyakatle yönetilir, devlet dediğiniz kurum adaletle yönetilir; devlet dediğiniz kurum herkesin arzu ettiği gibi yönetilmez, bir kişinin iradesine göre yönetilmez.

İBRAHİM YURDUNUSEVEN (Afyonkarahisar)Halk bu yetkiyi bize vermiş, halk bu yetkiyi bize verdi.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Bakınız, devletin temeli hukuk ilkelerinden yola çıkar yani belirliliktir. Bir şeyi, üç kuralı vardır belirliliğin. Bir, hukuk normlarının belirli olması lazım; iki, bilinebilir olması lazım; üç, öngörülebilir olması lazım. Bunlar olduğu takdirde olur.

İBRAHİM YURDUNUSEVEN (Afyonkarahisar)Masayı yönetemiyorsunuz, masayı!

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Örnek, Cumhurbaşkanlığı makamı ve Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı yani bu beyefendilerin çalıştığı yerler, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na tabi değil, 6245 sayılı Harcırah Kanunu’na tabi değil, -numaraları saymayayım- Taşıt Kanunu’na tabi değil, Kamu Konutları Kanunu’na tabi değil, Kamu İhale Kanunu’na tabi değil, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu’na tabi değil; hiçbirine tabi değil bunlar. Peki, parayı nasıl harcıyorlar? Biz yetki vermişiz, parayı nasıl harcıyorlar? “Efendim, yönetmelik var.” Siz hiç Resmî Gazete’de bir yönetmelik gördünüz mü? Görmediniz. Size bir şey daha söyleyeyim: 3011 sayılı bir Kanun var; bu kanun, Resmî Gazete’de Yayımlanacak Olan Yönetmelikler Hakkında Kanun. Bu kanuna göre, Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişileri yönetmelikleri Resmî Gazete’de yayımlamak zorundadırlar. Hangi yönetmelik yayımlanmaz onu da yazıyor kanun. “Ancak, millî emniyet ve millî güvenlikle ilgili olan ve gizlilik derecesi taşıyan yönetmelikler yayımlanamaz.” Peki, Allah aşkına, Harcırah Kanunu’nu eğer siz yönetmelikle yapıyorsanız bunun millî güvenlikle ne ilgisi var, Taşıt Kanunu’nun millî güvenlikle ne ilgisi var eğer oraya dayandırıyorlarsa? Nasıl harcıyorlar bu parayı? Ben soruyorum ama sizin de sormanız lazım “Ya, arkadaş sana dünyanın bütçesini verdik; siz bu parayı nereye harcıyorsunuz, nasıl harcıyorsunuz?” diye. Hiçbir yönetmelik şu ana kadar yayımlanmadı. Ben ilk kez size söylüyorum. Bakın, niye yayımlanmıyor bu yönetmelik? Bakın, değerli arkadaşlar, bu söylediğim kanunlara tabi değiller ama niye tabi olmadıklarını da kısmen anlatayım size. Harcırah Kanunu; Sayın Başkan Ankara dışına çıktığı zaman harcırah olarak 100 lira alacak; sizler, milletvekilleri 92 lira alıyorsunuz; aylık kadro derecesi 1/4 olanlar 63 lira alıyorlar; aylık kadro derecesi 5-15 arasında olanlar, onlar da 62 lira alıyorlar. Peki, sarayda çalışanlar kaç lira alıyor? Orada binlerce kişi çalışıyor, onlar kaç lira alıyorlar? Bilmiyorsunuz, bilemezsiniz, ben de bilmiyorum. Niye onlar buraya tabi değil? Orada çalışanlar Meclis Başkanından fazla para alıyorlar, milletvekilinden fazla para alıyorlar, Anayasa Mahkemesi Başkanından fazla para alıyorlar. Onların harcırahları çok yüksek ama kimse bilmesin, görmesin diye yönetmeliği yayımlamıyorlar. Niye yayımlamıyorlar? E, siz bunu niye sormuyorsunuz? Ben soruyorum, siz de sorun; niye bu yönetmelikler yayımlanmaz, niye bu kanunlar uygulanmaz? Değerli arkadaşlarım, eğer bir ülkede “Sarayda çalıştım.” diye ayrıcalıklı muamele görülüyorsa bir sorunumuz var demektir.

İkili bir yapı oluştu Türkiye’de: Sarayda yaşayanlar, sarayın dışında yaşayanlar. Sarayda yaşayanlar, bunu Fuat Keyman Hoca söyler, iki Türkiye’den bahseder. Buradan da Fuat Keyman Hocamıza selamlarımızı gönderelim. Artık, tam anlamıyla iki Türkiye var değerli arkadaşlarım: Biri, saray ve şürekâsının, 5’li çetelerin yaşadığı Türkiye. Orada her şey çok mükemmel, orada yaşayanların bir elleri yağda bir elleri balda. O Türkiye’de her şey var, masalar dolup taşıyor, ejder meyveli “smoothie”ler var, eğlenceler var, keyifler var, yüz binlerce dolarlık çantalar var.

YAŞAR KIRKPINAR (İzmir)İftira!

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Evlatların vakıfları var, Manhattan’da gökdelenleri var. Evlatlar birbirlerine çekirdek gönderir gibi milyon dolarlar gönderiyorlar; gittim, yerinde gördüm. Man Adası’nda çil çil paraları var. Bu Türkiye, diğer Türkiye’nin yani halkın 481 milyar dolarını hortumlamış durumda. O paranın bir kısmıyla da bu yarattıkları sistemi, inşa ettikleri sistemi ayakta tutabilmek için etrafa atanmışları dizmiş durumdalar, yandaş medyayı yaratmış durumdalar ve trolleri var, trol orduları var. Kullanılan şarkıcıları, kullanılan türkücüleri var. (CHP sıralarından alkışlar) Kara paraları var, baronlar var, pudracı danışmanlar var.

Var oğlu var ama ne yazık ki bu düzenin yarattığı başka bir Türkiye var, ikinci Türkiye var, trajik Türkiye var. Bu trajik Türkiye’de günlük hayatta kalma kavgası var, kenar mahallelerde yaşam mücadelesi var. Bu Türkiye'de milyonlarca yoksul, hatta aç insanlar var, iş bulamadığı için kendini yakan insanlar var, borçlarını ödeyemediği için intihar edenler var. Bu Türkiye'de çocuklar eksik beslenmeden dolayı büyüyemiyor, uzayamıyor ve gelişemiyor. Ama biz -açık söylüyorum- bu saray Türkiyesine karşı başka bir Türkiye vizyonu açıkladık. Bu Türkiye için 70 kişilik ekip yedi gün yirmi dört saat çalışacak ve dünyanın en iyileriyle çalışacak.

HASAN ÇİLEZ (Amasya)Manda ve himaye kabul edilemez!

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Bakın, bir futbol ligindeki gibi anlatayım size: Malum, Dünya Kupası var. Ronaldo ve Messi Türkiye için oynayacaklar ve birinci Türkiye'nin ikinci Türkiye'yi sadakaya bağlama programını yırtıp atacaklar. (CHP sıralarından alkışlar) O Türkiye'de dijital teknoloji, yapay zekâ, makine öğrenimi, finansal teknolojiler ve yeşil enerji var.

YAŞAR KIRKPINAR (İzmir)Onların hepsini biz yapıyoruz.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Herkes daha iyi bir yaşam, daha iyi bir düzen için çalışacak. Çocuklara yeni bir Türkiye hayalini vereceğiz. Yeni bir siyasetüstü anlayışla ve liyakatle Türkiye'yi büyüteceğiz. O Türkiye'nin takımında siyasiler de var, siyasetüstü insanlar da var. Orada Daron Acemoğlu da var, Hakan Kara da var, Jeremy Rifkin de var, Refet Gürkaynak da var, Hacer Foggo da var bizim bu işin uzmanları ve bilim insanlarımız var.

HASAN ÇİLEZ (Amasya)Sayın Genel Başkan, manda ve himayeyi kabul etmiyoruz.

KEMAL ÇELİK (Antalya)Sen ne iş yapacaksın? Sen niye varsın?

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Arkadaşlar, niye ağlıyorsunuz? Niye ağlıyorsunuz? Ya, bu ağlamanız ne zaman bitecek sizin? (CHP sıralarından alkışlar)

HASAN ÇİLEZ (Amasya)Birazcık millet iradesinin üstüne de konuşun.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Hayır, bu ağlamanız ne zaman bitecek sizin?

Az önce söyledim, şampiyonlar ligi takımı karşısında gözleri ışıldayan fotoromanlar var; vallahi, tam bir amatör küme var karşımızda. Hor gördükleri, üstten baktıkları, vergilerini, en temel haklarını gasbettikleri o ikinci Türkiye bu yarattıkları saray Türkiyesini yenecek ve göreceksiniz, daha açık, daha net söyleyeyim: Hak gelecek, batıl zail olacak. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar, AK PARTİ sıralarından gürültüler) Göreceksiniz!

Bir şey daha söyleyeyim şimdi…

HASAN ÇİLEZ (Amasya)Yirmi yıl sonra geldin Sayın Genel Başkan!

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Baronlara geliyorum.

HASAN ÇİLEZ (Amasya)Yirmi yıl oldu.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Baronlara geliyorum, dostlarınız olan baronlara geliyorum, çocuklarımızı zehirleyenlere geliyorum, baronlara geliyorum. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)

7 kanun çıkardınız… Ben size “İradenizi ipotek ettiniz.” derken boşuna söylemiyorum. 7 kanun çıkardınız, 7 kanun. Çıkardığınız 7 kanunu 5 kez uzattınız; yetki verdiniz saraya ve bakanlara, 5 kez uzattınız. “Uyuşturucu kaçakçılarının tamamının paralarını getirin Türkiye'ye ne yaparsanız yapın.” dediniz.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale)Adaylığını ne zaman açıklıyorsun?

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)“Parayı getirin.” dediniz.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale)Adaylığı ne zaman açıklıyorsunuz?

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Bazı Alacakların Yapılanması Hakkında Kanun… Bakın, ne yazmışsınız? “Türkiye'ye getirilen varlıklar nedeniyle -yani dolar, para, avro, hisse senedi, altın- madde hükmünden yararlananlar ve bunların kanuni temsilcileri hakkında hiçbir şekilde bir, vergi incelemesi; iki, vergi tarhiyatıyla ilgili bir araştırma; üç, inceleme; dört, soruşturma; beş, kovuşturma; altı, vergi cezası, idari para cezaları kesilmez.” dediniz.

Soruşturmayı kim yapıyor?

RAMAZAN CAN (Kırıkkale)Aday mı ki bu?

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Savcılık yapıyor, “Dokunmayacaksın.” diyor. Kovuşturmayı kim yapıyor? Hâkim yapıyor, dokunmayacaksınız diye. “Parayı getirin, ne olursa olsun getirin.” dediniz.

UĞUR AYDEMİR (Manisa)MASAK araştırıyor, MASAK.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Allah aşkına, akşam eve gittiğinizde evlatlarınıza sorun ya! Bu kanunun altına ben gittim, elimi kaldırdım ve bütün uyuşturucu baronları Türkiye’ye geldi. (CHP sıralarından alkışlar)

UĞUR AYDEMİR (Manisa)MASAK araştırıyor, MASAK; öyle bir şey yok, öyle bir şey yok.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)MASAK’a da geleceğim, MASAK’a da; sen devleti tanımazsın, bu devleti bu kardeşiniz gayet iyi bilir; sen hiç meraklanma. (CHP sıralarından alkışlar)

Şimdi, televizyonları başında beni dinleyen saygıdeğer halkıma sesleniyorum, beni iyi dinlesinler. Bu kara para konusunu en anlaşılır dille anlatmaya çalışacağım, iyi dinlesinler, bunları da çok iyi tanısınlar; çok açık konuşacağım, onun için “Din, iman için oy veriyorum.” diyen vatandaşım da dikkatle dinlesin, onun da dikkatle dinlemesini istiyorum çünkü sizin de bu konuda sorumluluğunuz var.

Bakınız, dünyanın en aşağılık insanları şüphesiz uyuşturucu kaçakçılarıdır. Bir daha ifade edeyim: Dünyanın en aşağılık insanları uyuşturucu kaçakçılarıdır yani uyuşturucu baronlarıdır. (CHP sıralarından alkışlar) Uyuşturucu insan onurunu yok eder ve öldürür. Başınıza gelebilecek en korkunç şey uyuşturucudur. İşte, uyuşturucu baronları öldürerek zenginleşirler. Çoluk çocuk, kadın-erkek, yaşlı-genç onlar için fark etmez; biçer geçerler. Peki, bu aşağılık insanlarla mücadele etmek için dünya ne yaptı, dünya ne yaptı? Kazandıkları parayı sisteme sokmaları lazım, eğer paranın kaynağı yasal değilse sisteme sokamıyorlar, bankaya yatırırken soruyor: “Paran nereden kardeşim?” Ev alırken “Paran nereden kardeşim, nereden buldun sen bu parayı?” diye soruyor. Yasal dayanağınız yoksa bankaya yatırmaya kalkarsanız, başınız belaya girer, dünya böyle. Peki, milyarlarca dolar parayı bu yoldan kazanan bu aşağılık kişiler parayı sisteme sokmayıp ne yapacaklar? Depolamaları lazım. Milyarlarca doları nereye depolayacaksınız? Depolayacak yer yok bunlarda.

HASAN ÇİLEZ (Amasya)Siz vergi alacaksınız ya bilirsiniz.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Vergi de almadınız. Ya, konudan haberleri bile yok ya, hayret ediyorum ya, vallahi hayret ediyorum ya. Vergi de almadınız ya, vergi de almadınız ya. (CHP sıralarından “Bravo” sesleri, alkışlar) Milyarlarca doları saklayacakları bir depo yok, hadi depoyu buldun, o zaman satın alamadın, depoyu buldun, parayı depoya koydun ama bu para bir şeyi satın almana yaramıyorsa tuvalet kâğıdından öteye bir şeye yaramaz, satın alabilmen lazım yani sisteme girmesi lazım. Özetle sisteme sokmadığı takdirde bu paranın hayrını uyuşturucu baronu görmez.

Şimdi buraya kadar her şey netti, net; dünya böyle mi? Evet böyle. Uluslararası kuruluşlar böyle mi? Evet böyle. Biz de söz verdik mi? Evet, söz verdik. Biz de böyle yapacağız dedik mi? Evet, yapacağız dedik. Ama saray ve şürekâsı ülkeyi batırınca, cari açık patlayınca para peşinde koştu “Nereden bulacağız parayı?” diye. Düzgün hiç kimse yatırım yapmayınca kapkaranlık bir şeye izin verdiler. Yeni bir yasal düzenleme çıkardılar -dediğim gibi 7 kez- özetle “Parayı getir, nereden kazandığını asla sormayacağım. Hiçbir vergi müfettişi sormayacak, hiçbir vergi dairesi müdürü sormayacak, hiçbir savcı sormayacak, hiçbir polis sormayacak, hiçbir hâkim hakkında dava açmayacak; parayı getir, nasıl getirirsen getir.” Akşam eve gidince evlatlarınıza bir sorun, “Ben, bu kanun için el kaldırdım.” deyin, vicdani bir muhasebe yapın aranızda, vicdani bir muhasebe.

İBRAHİM YURDUNUSEVEN (Afyonkarahisar)Nasıl geldik buraya o zaman?

UĞUR AYDEMİR (Manisa)Vergi muafiyeti var bunlara ya, MASAK inceliyor bunları, kara paraya yönelik suçları inceliyor.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Bu karar aşağılık uyuşturucu kaçakçıları için bulunmaz bir nimet oldu. Türkiye’yi kirli paralarının çamaşırhanesi hâline getirdiler. Yani bu paraları aldılar, getirdiler; hiç kimse sormadı, bankalara yatırdılar; yıkadılar, temizlediler, pirüpak yaptılar. Onlar için Türkiye kirli paralarının yıkanacağı, temizleneceği bir ülke hâline geldi.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale)Öyle bir şey yok.

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Koca Türk devletini mafya bozuntularına çamaşırhane yapanların Allah bin belasını versin diyorum! Bir daha söylüyorum: Allah bin belasını versin! (CHP sıralarından alkışlar)

RECEP ÖZEL (Isparta)Kim onlar?

UĞUR AYDEMİR (Manisa)İftira atanların da Allah belasını versin! Kim iftira atıyorsa, kim iftira atıyorsa!

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Çünkü bir kereye mahsus yapmadılar, 2016’dan bu yana “Soru sormam, getirin paranızı. Soru sormayacağım.” dediler.

YAŞAR KIRKPINAR (İzmir)Kim bunlar ya!

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)“Yeter ki getir, kaynağını sormayacağım; nereden kazandın, sormayacağım.” Defalarca dediler. MASAK devreye girdi, MASAK’ı da devre dışı bıraktılar. Sizin haberiniz yok ya!

UĞUR AYDEMİR (Manisa)Devre dışı bırakan sensin! Sen her şeyi…

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Koskoca MASAK’ı devre dışı bıraktılar. Türkiye’yi gri listeye aldılar. Sanıyorsunuz ki Türkiye dünyaya kapalı ve Türkiye’yi bu yüzden gri listeye aldılar.

HASAN ÇİLEZ (Amasya)Bu parayı getiren kaçakçılar kim Sayın Genel Başkan?

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Hangi ülkeler Türkiye gibi gri listede, okuyayım: Bahamalar, Barbados, Kamboçya, Gana, Panama, Uganda, Zimbabve, bir de Türkiye. Saray eliyle düştüğümüz lig budur.

BAYRAM ÖZÇELİK (Burdur)İsimlerini söyle! Kimler?

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Ama bu süreçte ülkeye sadece para mı girdi? Hayır. Ey dindar kardeşlerim, ey inançlı kardeşlerim; tabii ki hayır. Uyuşturucu parası sahibini de getirdi. Adamın parası senin ülkende duruyorsa “Ben de geleyim buraya. Parayı bozduruyorum, bankaya yatırıyorum. Hiç kimse bana soru sormuyor.” dedi. “Ya, bu parayı, milyar dolarları uyuşturucudan kazandın…” “Olsun, ben yatırırım.” diyor.

HASAN ÇİLEZ (Amasya)Bunlar kim? Biz bilmiyoruz, bize anlat bunların kim olduğunu(!) Siz biliyorsunuz(!)

KEMAL KILIÇDAROĞLU (Devamla)Herkesin keyfi yerinde, bunun da keyfi yerinde ve işlerini de yaşadıkları ülkeye getirdiler. Her yeri “met”e çevirdiler “met”e, biliyor musunuz? Siz uyuşturucunun yolunu biliyor musunuz?

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

28 konuşma daha · 5 Aralık 2022

28 konuşmanın tamamı →