Tarım üreticilerinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması
Adana Milletvekili · Halkların Demokratik Partisi
Genel Kurul, 97. Birleşim · 3. yasama yılı · 10 Haziran 2020 · 470 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kemal Peköz (Halkların Demokratik Partisi), 10 Haziran 2020 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Tarım üreticilerinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması); konuşma 470 kelime.
Kemal Peköz (Halkların Demokratik Partisi, Adana). “Tarım üreticilerinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması”. TBMM Genel Kurulu, 97. Birleşim tutanağı, 10 Haziran 2020. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kemal-pekoz-27-2020-06-10-tarim-ureticilerinin-sorunlarina-iliskin-gundem-disi-konusmasi (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=88453
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)KEMAL PEKÖZ (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tarım üreticilerinin sorunları hakkında grubum adına söz aldım. Birkaç başlıkta sizlere bunu sunmaya çalışacağım.
2019 yılı verilerine göre Çiftçi Kayıt Sistemi’ne 2 milyon 260 bin çiftçi kayıtlı. Bunların, 119 milyar lirası bankalara, 10 milyar lirası da kooperatiflere olmak üzere 130 milyar lira borcu bulunmaktadır. Bunun yanı sıra tohum, gübre, elektrik, su ve benzeri giderler de hesaba katıldığında 150 ila 160 milyar lira civarında bir borç çiftçilerin sırtında durmaya devam ediyor.
Türkiye Ziraat Odaları Birliğiyle yaptığımız görüşmelerde, mayıs ayı içerisinde 46 ilde aşırı sıcaklık, yağış, don, dolu ve benzeri afetlerden kaynaklanan çok ciddi olumsuzluklar yaşandığını tespit ettik. Bu konuyla ilgili geçen hafta Cumhuriyet Halk Partisinin verdiği bir önerge maalesef reddedilmiş, değerlendirmeye tabi tutulmamıştır.
Mayıs ayında, uzun süren poyrazdan sonra gelen çöl sıcakları ve fırtına nedeniyle meyve üreticilerinin önemli ölçüde zarara uğradıkları, meyvelerin yaklaşık olarak yüzde 95’inin döküldüğü, dolayısıyla ciddi bir mağduriyet yaşadıkları ve bu nedenle de önümüzdeki sene bahçelerini yeniden işleyemeyecekleri, yeniden üretime hazırlayamayacakları bir durumla karşı karşıyayız.
TARSİM, Tarım Sigortası da, maalesef, bu tür afetleri garanti kapsamına almıyor ve bu anlamda çiftçiye herhangi bir destekte bulunmuyor çünkü poyraz, TARSİM’in listesinde yer almıyor.
Ülkenin narenciye üretiminin üçte 1’ini karşılayan, vekili olduğum Adana’da, yüzde 80-90 civarında bir ürün kaybı beklenmektedir. Belki şu anda bunu çok hissetmeyiz ama beş altı ay sonra bunu çok derinden hissetmeye başlayacağımızı ifade etmek istiyorum.
Tarım üreticilerinin yaşadığı bu sorunların bir an önce çözüme kavuşturulması gerekiyor. Bunun için de öncelikle, tarıma bakış açısının değiştirilmesi gerekiyor. İthalatçı rejimden vazgeçip, üretime destek olup, tarım alanında faaliyet yürüten insanlara destek olunması, bunun için de ciddi bir zihniyet değişimi gerekiyor.
“Bu konuda neler yapılmalı?” diye düşündüğümüz zaman da şunları ifade etmek istiyorum: Corona süreci ve sonrasında yaşanacak kayıpları önlemek için ülkemizde derhâl ülke ve bölgeler düzeyinde yapılacak somut desteklemeler gerçekleştirilmeli, tarımsal üretim planlamasıyla yerli üretim artırılmalıdır. Çiftçilerin üretim için kullanmak zorunda oldukları gübre, tohum, ilaç, benzeri şeyler için vergiler kaldırılmalı, bu anlamda destek verilmeli ve teşvik edilmelidir. Çiftçilere tarım danışmanlığı yapılmalı, ürünlerle ilgili her yıl için özel bir planlama yapılmalıdır.
2006’da çıkartılan Tohumculuk Yasası başta olmak üzere tarımı düzenleyen bütün yasalar, üreticinin aleyhine, büyük şirketlerin ve büyük çiftliklerin lehine sonuçlar veriyor. Bunların mutlaka en kısa zamanda değiştirilmesi gerekiyor. Tarım Sigortaları Kanunu değiştirilmeli, yoksul çiftçilerin sigorta primleri devlet tarafından karşılanmalıdır. Çiftçilere destekleme ödemesi yapılmalı, afet yaşanan bölgelerdeki çiftçilerimizin SGK primleri ödemeleri, sulama ve elektrik borçları hemen silinmeli, ertelemeden vazgeçilmelidir.
5488 sayılı Tarım Kanunu gereği bütçeden tarıma ayrılan pay 2021 yılı ve daha sonraki yıllar için en az yüzde 1 oranında gerçekleştirilmelidir. Tarımsal desteklerin, sübvansiyon veya ayni desteklemeler hariç, gayrisafi millî hasılanın yüzde 1’inden az olmaması gerekir. Söz konusu desteklemelere hiçbir koşulda bloke konulmamalı, borçlara mahsup edilmemelidir. 2019 yılı destekleme döneminin ödemelerinin tamamı derhâl ödenmelidir. 2020 yılı desteklemeleri tebliği hemen yayınlanmalı, destekleme ödemelerinin yarısının avans olarak ödenmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
139 konuşma daha · 10 Haziran 2020