Sermaye piyasası kanunu (s.s.: 337)
Kocaeli Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 34. Birleşim · 3. yasama yılı · 5 Aralık 2012 · 500 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Lütfü Türkkan (MHP), 5 Aralık 2012 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SERMAYE PİYASASI KANUNU (S.S.: 337)); konuşma 500 kelime.
Lütfü Türkkan (MHP, Kocaeli). “Sermaye piyasası kanunu (s.s.: 337)”. TBMM Genel Kurulu, 34. Birleşim tutanağı, 5 Aralık 2012. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/lutfu-turkkan-24-2012-12-05-sermaye-piyasasi-kanunu-s-s-337 (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 337 sıra sayılı Sermaye Piyasası Kanunu Tasarısı’nın 7’nci maddesi üzerinde MHP Grubunun verdiği önerge hakkında konuşacağım.
Bu kanun Mecliste komisyonlarda görüşülmeye başladığından itibaren gerek basında gerek kamuoyunda “ballı kanun” adıyla adlandırılıyor. “Ballı kanun” olarak adlandırılmasının sebebi, sermaye yapısından, içinde “sermaye” veya “para” lafı geçmesinden değil, bir başka neden var. Zaten bu kanunun iktidar ve muhalefeti ayrıştıran en önemli maddesi de bu “ballı kanun” denmesine sebep olan arazi meselesi.
Şimdi, bu kanunla beraber İstanbul Menkul Kıymetler Borsasının tüzel kişiliği değişiyor, “Borsa İstanbul” oluyor; içine de Vadeli İşlemler Borsası ve Altın Borsasını da alacak şekilde yeni bir yapı oluşturuluyor. Bütün bu borsalar “İstanbul Finans Merkezi” adıyla Anadolu yakasındaki Ataşehir’e taşınıyor. Orada bir arazi tahsis edildi, tek çatı altında orada toplanacak. İstinye’de faaliyet gösteren bir İstanbul Menkul Kıymetler Borsası var. Bu da, bu yeni yapılanmayla beraber Ataşehir’e taşınacak. Peki, İstinye’de ne kalacak? İstinye’de Boğaz’a nazır, herkesin ağzını sulandıracak şekilde, 186 dönüm, çok ciddi rant getirmesi beklenen bir arazi kalacak. Bugün, köyde 186 dönüm arazisi olan şehirlerde “ağa” diye geziyor. İstanbul’un ortasında, 186 dönüm, denize nazır, imarı belli bir arazi… Bu kanunun esas altyapısını oluşturan, bu kadar insanları telaşlandıran, bir kısmının iştahını kabartan kanunun esas nüvesi burada yatıyor.
Sıkıntı şu: 186 dönüm bu arazi nasıl değerlendirilecek? İçinde yapılacak villalarla beraber bu arazinin değeri yaklaşık 15 milyar TL’ye çıkıyor. 15 milyar TL Türkiye’de çok önemli bir rakam, dünyada da önemli bir rakam, Türkiye bütçesinde de çok önemli bir rakam.
Yani okullardaki, kamu kurumlarındaki herhangi bir alımı siz 12 bin TL’nin üzerinde olduğu zaman ihaleye çıkarıyorsunuz, bu kanunla beraber Hükûmetimiz diyor ki: “Bu araziyi biz TOKİ’ye devredelim.” E, ne olacak TOKİ’ye devredince? TOKİ dilediği kişiye, istediği gibi, ihalesiz olarak verecek. Yani İstanbul’un göbeğinde 186 dönüm arazi, denize nazır bir arazi, 15 milyar liralık bir rant ve TOKİ’ye devredilecek, TOKİ de bunu alacak -daha önce burada CHP Grubundan arkadaşlarımızın sıklıkla vurguladığı gibi- kendi yandaşlarına verecek. Bu arada da çıkılacak denilecek ki: “Biz bu konuda kandırıldık, dolandırıldık.” Peki, dolandırıldığınıza dair herhangi bir savcılık müracaatınız var mı? Yok. Arkadaşımız dile getirmese orada kalmış olacak. Burada benzer uygulamanın çok daha büyük bir şekli hazırlanıyor, uygulamaya konulacak.
Biz de diyoruz ki: “186 dönüm bir arazi, bu devletin arazisiyse Hazineye devredersiniz.” Hazineye devredilmesinde Hükûmeti bu kadar rahatsız eden şey ne? Hazineye devredildiği zaman ihaleye çıkmak zorunda. Oradaki sıkıntı o. Yani dilediği kişi ve kuruluşlara bu arazi verilemeyecek, peşkeş çekilemeyecek, o rant birilerinin cebine gitmeyecek, devletin cebine gidecek. Hani devlet ezel ebet müddetti? Hani devlet mübarekti? Hani beytülmal bizim çok hassaten üzerinde durduğumuz bir meseleydi? Beytülmalin birilerinin cebine gitmesine vesile olacak kanunları getirmek, burada, önce günahtır, sonra da ahlak dışıdır.
Ben o yüzden diyorum ki: Bu kanunda gerçekten samimiyseniz, bütün bu kanunun içinde döndüğü 186 dönüm araziyi gelin Hazineye devredin. Hazine daha sonra bunu devletin kendi çıkarları doğrultusunda ihaleye çıkarsın. Tabii ki değerlendirilsin, tabii ki oraya güzel yapılaşmalar yapılsın, parası olan gitsin otursun ama devletin cebine girsin bu paralar. Gidip Ahmet’in Mehmet’in, KC’nin veya bir başka grubun peşine gitmesin.
Hepinize saygılar sunuyorum (MHP sıralarından alkışlar).
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
61 konuşma daha · 5 Aralık 2012