İçeriğe atla

27. DÖNEM · 600 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 3. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Mustafa Şentop'un sataşma olduğu hâlde söz hakkı vermemesinin adil olmadığına ve (3/37) esas numaralı Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi üzerinde Sivas Milletvekili İsmet Yılmaz'ın AK PARTİ Grubu adına yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması

Lütfü Türkkan

Kocaeli Milletvekili · İYİ Parti

Genel Kurul, 3. Birleşim · 2. yasama yılı · 3 Ekim 2018 · 240 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma

Kaynak göster

Lütfü Türkkan (İYİ Parti), 3 Ekim 2018 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Mustafa Şentop'un sataşma olduğu hâlde söz hakkı vermemesinin adil olmadığına ve (3/37) esas numaralı Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi üzerinde Sivas Milletvekili İsmet Yılmaz'ın AK PARTİ Grubu adına yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması); konuşma 240 kelime.

Lütfü Türkkan (İYİ Parti, Kocaeli). “Oturum Başkanı TBMM Başkan Vekili Mustafa Şentop'un sataşma olduğu hâlde söz hakkı vermemesinin adil olmadığına ve (3/37) esas numaralı Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi üzerinde Sivas Milletvekili İsmet Yılmaz'ın AK PARTİ Grubu adına yaptığı konuşmasındaki bazı ifadelerine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 3. Birleşim tutanağı, 3 Ekim 2018. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/lutfu-turkkan-27-2018-10-03-oturum-baskani-tbmm-baskan-vekili-mustafa-sentop-un-satasma-oldugu-hal (erişim: 28 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=71465

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli)Sayın Başkan, az evvel, bu Mecliste daha önceki uygulamalarda hiç görülmeyen bir uygulamaya imza attınız. Açıkça sayın konuşmacımıza karşı sataşma varken söz vermeme hakkını kullandınız, bu hak sizde var gibi gözükse de adil bir hak olmadığını söylemek istiyorum öncelikle.

Sayın Bakan konuşmasında “İnsanlıktan mı vazgeçeceğiz? İnsan değil onları kabul etmeyenler.” şeklinde bir ifade kullandı.

Ben, Sayın Bakana şunu hatırlatmak istiyorum. İnsan olmak bir erdem değil bir zorunluluk, burada bulunan herkes için geçerli bir hadise. Yalnız, bütün devletle ilgili meselelerde kendi milletinizin de menfaatlerini korumak zorundasınız. 3,5 milyon Suriyeliyi kabul etmek ne kadar insani bir davranışsa, 3,5 milyon Suriyeliye harcanan, 40 milyar dolara vardığı tahmin edilen o harcama kalemlerini kendi milletiniz ihtiyaç hâlindeyken harcamak bir o kadar da günahtır. “3,5 milyar dolar Çin’den kredi sağladık.” diye gelip Türkiye'de bunun bir başarı olarak anlatılması öyküsünü dinledikten sonra, bu 40 milyar doların hesabını mutlaka ve mutlaka bir gün tarih önünde vermek zorundasınız. Zira, bunu, aynı Suriyelilerin şu anda Suriye’ye nasıl döneceğine dair herkes gibi siz de şaşkınlıkla izlemektesiniz. Türkiye'nin demografik yapısını da değiştirecek ölçüde olan bu kabulün, önümüzdeki süreçte tarih boyunca tek sorunumuz olacağı kanaatindeyim. Şu anda her 20 çocuktan 1 tanesi Suriyeli, 2040 yılında her 13 çocuktan 1 tanesi Suriyeli. Bunu kaldırabilecek ne ekonomik kapasitemiz var ne de Türkiye popülasyonu bu işe müsait bir demografik yapıya sahip. Bunların hepsinin doğru anlamda değerlendirilerek hamaset yapmadan, insanlığı kendi uhdenizde tutmadan değerlendirilmesi daha uygun olur diye düşünüyorum Sayın Bakan.

Teşekkür ederim.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

46 konuşma daha · 3 Ekim 2018

46 konuşmanın tamamı →